Eşler Eşya Değildir...
Zeynep Haşemi

Eşler Eşya Değildir...

Karı koca bir birinin malı, eşyası değildir.

Kadın da olsa erkek de olsa düşüncelerine kalbine kilit vuramazsınız.
Kalp esir değildir. Bir insanın fiziken sizinle olması demek kalbini düşüncesini avucunuzda tutabilirsiniz demek değildir.

Evliliklerde, eşler arasında iletişim, ten, kültür, bilgi, estetik, zerafet, frekans uçurumu oluşmuşsa o evlilikler sadece formalitedir artık. Tıpkı bir iş, bir mecburiyet gibi görülmeye başlanır. Sadece alışkanlıklar ve ele güne karşı göstermelik bir evlilik halini almıştır.

Evliliklerde en önemli nokta aidiyettir. Kişi kendini bu evliliğe, evli olduğu kişiye ait hissediyor mu? Hissetmiyorsa o evliliğin salası okunmuştur.

Evliliklerde ilk problem yatak odasında başlar. Oturma odasıyla devam eder. Eğer evlilikler sadece mutfak üzerine devam ediyorsa o evliliklerin ruhuna fatiha okumak şarttır artık. Ne var ki fatiha okunmasına okunur da bazen mecburiyet bahaneleri bu fatihaya engel olmaktadır.

Evliliklerin devamını mecburi hale sokan unsurlar vardır ya da kişi bunu mecburiyet görüyordur. Bu "mecburiyet" çocuklardır. Bir bakıma anne ya da baba mutsuzluğa rağmen evliliği sürdürmek zorunda hisseder. Oysa ki çocuklar da mutsuz evlilikleri sürdürmek için yeterli değildir. Çocuklar ergenlik çağıyla beraber özellikle de erkek çocukları Anneyi bilhassa babayı para babası olarak görmeye başlar. Para ver, ben sizin hayatınıza müdahale ederim ama siz örnek anne -baba olmalısınız bencilliğini gösterir.

Evlat dahi olsa hiçbir ferdin anne babanın mutluluğuna müdahale hakkı yoktur.

İnsanoğlu sosyal bir varlıktır. Sürekli yenilenmek ve donanmak zorundadır.

Hal böyle olunca aşkla dahi olsa evlenen çiftlerden biri süre sonra kendini salıverip gelişim bilgi kültür ve bakım adına bir şey yapmazsa  diğer çift ise tam tersi ise ilişkinin bozulmasının önüne değil aşkları hiçbir şey geçemez.

Bu uçurumun hedefleri genellikle kadınlardır. Çünkü kadın çabuk boş vericidir. Salıverir kendini, öte yandan erkek gerek iş ortamı, gerekse statü gereği yeniliğe değişime çabuk ayak uydurmakta, kendini donatmaktadır.

Böyle bir erkek düşünün, bakımlı, kültürlü iletişimi gelişmiş ve çevresi iş ortamı bu düzlemde. Bu eş akşam eve geldiğinde karşısında fiziksel ve ruhsal saçıntı bir kadınla karşı-karşıya kalınca artı çenesi durmayan , hesap soran biri... (Malum kadınların çenesi durmaz) Zaten o evlilik bitmiştir. Erkeğin ya da aynı şekilde kadının bavulunu toplayıp gitmesi kaçınılmazdır attık. 

Evlilikler huzur bulmak aşk ve Sevgi yaşamak için olmalı işkence yaşamak için değil... Yazık ki günümüzde çoğu evlilik işkence gibi ve evler saadetin tütmesi gereken yerler olmalıyken, işkence evlerine dönmüşlerdir.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...