Yaşadıklarınızın Gölgesidir Dua…
Mensure Kaplan

Yaşadıklarınızın Gölgesidir Dua…

Kök salmak öyle sandığınız gibi kolay değil, toprağa alışmakla başlar ilkin,  ardından havaya, yağmura soğuğa alışmak lazım. Sonra da yavaş yavaş tutunduğun tek bir dal olan toprağa can/dostu oluverirsin. Sonrası malum, yıllar yılları kovalarken, şu naçizane gövdemize de yılların halkası çiziliverir. Her yılın bir nişanesi olarak.  Benim yıllara verdiğim emeğimdir gövdemdeki kabuklar. İlkbahardır doğuşum, sonbahardır yeniden doğmak için bekleyişim…

Bir ağaç size daha neler neler anlatırdı kim bilir, kendi dili olsa idi. Toprağın altında ki dünyası mı? Gökyüzündeki yıldızları mı? Yoksa yıllarca tek bir yerde hüküm süren hayatı mı?  demek oluyor ki; onu anlamak için illa konuşması gerekmez, görerek, dokunarak da anlayabilir insan.

“Görmedin mi ,Allah gökten su indirdi. Böylece yeryüzü yemyeşil donatıldı. Şüphesiz , Allah lütfedicidir ,her şeyden haberdardır. Hac süresi 63 ayet.”

Görmedin mi diyor. Rabbin  yeryüzünü yemyeşil olarak donattı. Daha ne kadar anlatmak lazım açık ve net olan bir sözü. Her canlı bir delildi, Mevla’mın eseridir. İnsanoğlu bu sanatın üstünde bir sanat kuramaz, dengesi bozulur yaşamın.

Ne diyordu  Franklin Roosevelt ; “Bir milletin medeniyet seviyesi , üzerinde yaşadığı toprakların ağaçlandırmasıyla ölçülür.’’

Doğa insana yaşam verir. Her canlıya kulak verir. Yaşantımız uğruna bir candan vazgeçmek, esarete düşmek demektir. Kaldırım esareti, modernleşme esareti her ne derseniz deyin. Budur asıl olan.

Birde ahir ömürdür doğan asıl mı?

Bir duadır ağaç, her meyvesinde şifa vardır, sadaka vardır. Efendimiz şöyle der; "Hiç bir Müslüman yoktur ki, o, ağaç diksin yahut ekin eksin ve mahsulünden insan, kuş, kurt yesin de kendisi bundan istifade etmiş olmasın. Elbette o Müslüman da diktiğiyle, ektiğiyle sevap alır.”

Ölürken bile arkanızdan niyazı eksik olmayan bir doğa…  Daha ne söylenebilir ahir ömür. Kökleri topraktan sökülünceye kadar, yaşayan bir dua…

Önemini arz etmek için Cenâb-ı Hak; "İncir ve zeytine and olsun", (et-Tin,95/1) diye yemin ediyor yüce Kuran’da. Ve  Peygamber efendimizde "Kıyamet koparken sizden birinizin elinde bir hurma dalı bulunur da bunu Kıyamet kopmadan dikmeye gücü yeterse, mutlaka onu diksin, bırakmasın."(Tecrid-i Sarîh Trc.,VII, 124)  diyor.

Burada kısıtlı olarak verebildiğimiz ayetler ve hadislerdir bunlar.  Bunlar gibi yazamadığımız aktaramadığımız niceleri var. Arif olan okur. Nefsini terbiye eder ve bu imtihan dünyasına bir el olmak ister. Değerle ölçülemeyecek olanlara sahip çıkar. İnsan olmak ister nisan(unutan) değil.

İyi bir ağaca sarılan gölgesiz kalmaz. Der Cervantes. Aynen öyledir. Bekleyişlerin gölgesidir bir insan için.

Sadece bu da değil,  dili olsa demiştik ya hani; kim bilir size hangi sevdaların hikayesini anlatırdı. Gölgesindeki bekleyişleri ya da gövdesindeki  çizilen kalplerin resimleri, ya da  içindeki okların harfleri. Hepsi kendi penceresinden yansıyan, onun dünyasında var olan olaylardır.

 

Bunu ehemmiyetle tekrar vurgulamak isterim. Bir ağaç dikmek kolaydır. Ama köklerinden sökmek çok zordur. Bunu ancak onu duyan bilir.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...