Sen Hiç Öldün Mü?
Zeynep Haşemi

Sen Hiç Öldün Mü?

Ölüm çiçekleri açar her sabah yeniden,
Her akşam kan dolar avuçlarım, anne!
Çığlığım sur borusu gibi, çınlıyor yer - gök.
Kurt, kuş şahit...
Lakin,
Duymuyor anne, duymuyor insan denen mahluk.
Sağır, kör...
Ölüyorum anne!
Savuruluyor minik bedenim gök yüzüne,
Uçuyorum sonsuzluk ülkesine...

*** *** ***
Suriye'de bir çocuk parkı ve parkın içinde çocuk mezarları.
Duygular karmaşası sardı benliğimi, ağlamak yetmiyor, utanmak istiyorum yüreğim!
Utanmak istiyorum yavaş yavaş yok olan insanlığımdan.
Parkta salıncakların boynu bükük, rüzgarın esişine aldırmadan sessizce yudumluyor acıları. 
Bir minik mezar: sarı, kırmızı, rengarek çiçekler bitmiş toprağında.
Bak, bir mezar daha belli ki küçükten biraz büyükçe, belki abisi belki ablası, yan taraftaki mezarın.
Uzatmak istiyorum elimi, okşamak için mezar taşını, uzanamıyorum. Camın arkasında bakakalıyorum öylece, dakikalarca...

Sonra kendimi, minik kızımı düşünüyorum. 
İki dakika geç kaldığım için okulun duvarı dibine ağlayarak sinip kalan kızımın korkmuş, ürkmüş silüeti beliriyor hafızamda; içim parçalanıyor, gözyaşlarım sel oluyor...

Minik kızımın bu korkusuna, ağlayışına dayanamazken ben, nasıl dayansın Suriyeli anne kan kokan minik avuçlu bebeğinin acısına hasretine ?

Bir anne uzaklarda Halep'te Humus'ta İdlib'de ve adını hatarlayamadığım bir çok şehirde sessizce, umutsuzca, çaresizce gözlerini gökyüzüne dikip avuçlarını açarak acı çekiyor.

Öyle sıradan bir acı değil ölüm acısı...
Ölüm acısı, acıların en çetinidir. Ama bir acı daha vardır ki ölüm acısından daha acı.

O da zülum, kan, göz yaşı karşısında sessiz, kör, sağır kalmaktır.

Allah'ım; gider sağırlığımızı, körlüğümüzü. Gider ki yanan annelerin yürek acılarını hissedebilelim.

*** *** ***

Dinledin mi ninni yerine bomba seslerini?

Yağmur kokusu yerine barut kokladın mı?

Çığlık çığlığa saklanacak bir kuytu aradın mı?

Sen hiç öldün mü menekşe gözlüm bahar tüllenirken?

İşte menekşe gözlüm, bir yerlerde senin gibi nice çocuk bunları yaşayarak
Hayata veda ediyor.

Düşün, hisset, aç açabildiğin kadar minik yüreğini kocaman sevgilere.

Sev, sadece sev; kim olduğu önemli değil, insan olması yeter.

Sev, sev ki senin de güle oynaya neşe bulduğun parklar, senin gibi minik yüreklere mezar olmasın.

Sev ki kararmış ruhlar kötülük kusmayı başaramasın

(Kızıma ve tüm dünya çocuklarına...)

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...