Mavi Marmara Şehitlerini Gördüm…
Çiğdem Topçuoğlu

Mavi Marmara Şehitlerini Gördüm…

"Geçenlerde bir gece rüyada Senden gelen haberleri Cennetten gelen bir davetiye gibi okudum. Okuyunca ruhumu gölgelendiren bulutlar dağıldı. İçimde kopan Fırtınalar tabir caizse dindi. Ruhum ve kalbim bahara gark oldu. İçimde Kuşlar öttü sular aktı yapraklar hışırdadı. Kuzular çimenlerde çiçekler arasında, sahilde dalgalar kumsaldaki çakıllarla birlikte Martılarla balıklar sanki kovalamaca oynadı.

Yamaçlardan neyzenlerin ney sesleri, dervişlerin Hu' ları yükseldi." La ilahe illallah " sesi dalga dalga dağıldı. Rüzgar ağaçların saçlarını taradı. Çimenlerin yüzünü okşadı ve ben hayalimin Şehadet atına atlamış uçuyordum. 

Şu görünen GAZZE... Şehitlerin masumların kanlarıyla rengi koyulaşan Akdeniz . Kötü kokular yayılıyor Akdeniz’den. GAZZE'nin gazı, petrolü Mavi Marmara Şehidlerinin kanlarıyla birlikte Akdeniz’den insanlığın katilleri İşgalci İsrail’in çıkarları için can vatanım Türkiye pazarlamakta.

Denizde Martıların kanadına atladım Lazkiye'den  GAZZE'ye baktım . İsterseniz sizler gözlerimin yaşına bakın. Ben Ankara Kulisi'ne baktım. Meclisin koridorlarından geçtim... Sonra Hacı Bayramda konakladık. Şimdi Hacı Bayram Camindeyim. Şu görünen kalabalık namaza hazırlanıyor. Yaklaşınca bir de baktım ki Ankara'dan Uğur Süleyman Söylemez abi bizlere gülümseyerek ahiret yolculuğunun provasını yapıyor. Birden
Diyarbakır sokaklarına gidiyorum. Hür bir ses yükseliyor yakılan yıkılmaya çalışılan, özünü kaybetmemiş hür insanlardan Ali Haydar Bengi gürlemekte. Yasin Börü'ye yardım etmek için elini uzatarak "Aç gözlüleri doyuramadık. Kurban eti yetmedi. Seni de kurban ettiler.

" Yasin'de gülümseyerek tüm masumiyetiyle elindeki yardım poşetini Kayseriden Furkan Doğan ağabeyine uzatmakta. Siirt'in yamaçlarına doğru uzanıyorum . Ak saçı -sakalıyla İbrahim Bilgen ağabey boy vermiş bir Hudut bekçisi gibi beklemekte orada. İskenderun'dan kopan bir rüzgar Eyüpsultan sırtlarında Cengiz Akyüz ve Çetin Topçuoğlu el ele ve bütün Türkiye'yi seyrediyorlar. 

İzmir'den Cengiz Songür ağabeydir. Bizim destanımızı söyleyen Malatya'dan Necdet Yıldırım'ın kanı nereye akar bilemem. Amma Akdeniz'de dökülen kanlar benim kanlarımdır. Kanım akmadı, ama geminin içinde vurulan benim! 

Hacı Bayram’dan Fatih Camii'ne geliyorum bir fırtına kopuyor sanki fırtına eşliğinde teker teker Mavi Marmara şehitleri Fatih Camii'nde bir aradalar. Adıyaman'dan Fahri Yaldız gür sesiyle "Toplanın" diyor.

İstanbul'dan Cevdet Kılıçlar elinde fotoğraf makinesi "Kımıldamayın. Bir poz daha çekmem gerek" diyor. Son pozunu çekiyor MAVİ MARMARA GAZZE ŞEHİDLERİNİN. "

 

Birden uyanıyorum..........
Şahlanan bir at gibi Nemçe ufuklarına bakan Selimiye'nin sırtına atlayıp Beytul Makdis önlerine gitmek geliyor içimden!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Ramazan Deveci  Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....
Ramazan Deveci Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....