Doğruluğun Adı: Mehmet Amca....
Hatice ATASOY

Doğruluğun Adı: Mehmet Amca....

Senin için başka yazanlar oldu mu bilmiyorum ama tanıdığım günden beri içimde bir his, anlatmalısın O’nu diyordu. Belki mezar taşının dışında sana dair yazılmış bir anı da yoktu zaten.

Ay ışıklı gecenin parıldayan yıldızlarının aksi pencereme vururken, sen geldin yine aklıma. Sürekli dua mırıldanır selam yollarım sana, ulaşır mı bilemem ama ben ısrarlıyım bu konuda. Açık bırakılan amel defterinin bir parçası olmak istiyorum müsadenle…

Ben seni hiç görmedim Mehmet Amca. Ama öyle sevdim ki, masal gibi dinledim hayat hikâyeni. Sevdiklerimin içine dahil ettim hemen. Senden bahsedilirken hiç bitmesin istedim hatıralar.   Acılarını, sevinçlerini, hayata dair ne varsa, sende yaşanmış her bir an, ayrı bir öykü tadındaydı çünkü. Tanımadan seni kaybetmiş olmanın burukluğunu yaşadım hep. Hayaller kurdum kendi dünyamda . Kocaman bir gülümseme belirdi anlamsızca dudaklarımda…

Doğruluğun/ dürüstlüğün etkiledi en çok da… Belki, en çok kaybettiklerimiz olduğu içindi bilemiyorum. En zor zamanlarında bile, nasıl bu iki özelliğinden vazgeçmediğini öğrendiğim an, daha bir anlam kazandın hayatımda… Hiç bükülmemiş bileğin, hiç eğilmemişsin. “Emrolunduğun Gibi Dosdoğru Ol” ayeti nasıl yaşanır, öğretmişsin davranışlarınla.

Eskiye dair özlemlerim çoğaldı bugünlerde yine. O sorgusuz, sualsiz, karşılıksız tebessümleri özler oldum. Hoyratça esen deli bir rüzgâr, duyguları etrafa bir kâğıt gibi savururken, dağ gibi bir omuz arar ya insan, işte öyle benimkisi… Keşke şimdi hemen şuracıkta yanımda olsaydın da, “Hüzünlendiğin şeylere bak hele, bu da neymiş” deseydin. Anlatsaydın, hayatın bazen nasıl acımasız olduğunu ve Allah’ın kulunu asla yalnız bırakmayacağını... Bunları bir de senden dinleseydim...

Son zamanlarda, amansız kanser hastalığına nasılda direndiğini anlattılar. Hiç gocunmamışsın Mehmet Amca, hele isyan hiç... Nasılda imrendim bir bilsen… Kim bilir kaç gece uykusuz sabahladın, kim bilir ne acılar çektin de hissettirmedin sevdiklerine. Biz şimdi, baş ağrısından dertlenir olduk, sızlanmalarımız nerdeyse ayyuka çıktı. Sahi Mehmet amca, biz küçük şeyleri çok büyütür olduk, bu yüzden iki yakamız bir araya gelmez oldu. Oysa İlahi öğreti “ Allah hiç kimseyi kaldıramayacağı yüklerle imtihan etmez” derdi. Yani senin anlayacağın, ne lütfuna hoş ne de kahrına hoş diyebildik. Nimet içerisindeyken unuttuk aslı vereni,   sınanırken de kaybettik imtihanlarımızı. Modern dünya bizi öyle kıskaca aldı ki, izzetlice yaşama yerine zilleti tercih eder olduk. Yani sizden miras kalanlara pek de sahip çıkmadık be Mehmet amca.

Şimdi nasılsın bilmiyorum. Umarım adını taşıdığın Sevgili Peygambere komşudur ruhun. Doğruluğun, onun yakınlarında olmana vesile olmuştur buna inanıyorum. Ve inşallah bir gün sonsuzluk ülkesin de, hiçte beklenmedik bir anda karşılaşacağız seninle, altlarından ırmaklar akan o güzel alemde. Bana kendi dilinle anlatacaksın, dünyadayken doğru olmanın sana mükâfat olarak cennet halinde nasıl sunulduğunu…

Her ölüm yıldönümünde benimde sızlayacak yüreğim yavrularınla… Babasını kaybetmiş nice yetimlerin iç çekişleri canlanacak gözümde ama hayatı var eden, ölümü de varetmiş, ne haddimize zamanını sorgulamak değil mi? Seni görememek benim talihsizliğim, vardır bunda da bir hikmet demekten ötelere yol yok…

Bilesin bende özleyenlerdenim,  ve seni hiç unutmayanlardan...

Ruhun şad olsun Mehmet Amca, mekânın cennet… Dualarımla…

Kalk ve Şükret!!!


Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...