Kandil Şivliliği , Çocukların Şirinliği.
Mensure Kaplan

Kandil Şivliliği , Çocukların Şirinliği.

Üç aylar indi elhamdülillah, Rabbim bereket deryası kılsın bize, hepimize (amin)

Üç aylarla ilgili yazmayı düşünmüyorum. Üç ayları biliyoruz, kandil kutlamalarını, kandillerin nasıl ihya edildiğini nasıl dua edildiğini biliyoruz. Af ve affedilme konusunda tabi elimizden geleni de yapacağız, hep aynı geçiyor diye de vaz geçmeyeceğiz, ne dualarımızdan ne de nafile oruç ve namazlarımızdan.

Ben size özel bir günden yani Regaip kandilinin perşembeyi Cuma’ya bağlayan geceyi farklı bir şekilde karşılayan yörenin inanlarından bahsetmek istiyorum.

Şivlilik?

Bu kelime size yabancı geliyor mu? Evet, Konyalılar hemen anladılar ne demek istediği mi? bu gelenek Konya da var olmuş ve halende oradaki bazı ilçe ve köylerde sürdürülmeye çalışılıyor.

Konya’da üç aylara bir hafta öncesi bir hazırlık başlar, Fenerini al sokağa gel der çocuklar kendi dillerince, fener alayı gibi sokağa çıkarlar, ateş yakarlar. Kâğıttan fenerlerini bir aydınlık nuru gibi asarlar her sokağın başına… İşte o vakit insanlar bilirler nurlu günlerin üç ayların yaklaştığını.

Bazı rivayetler var tabi bu kutlamalar şaka yollu erkek çocuklar tarafından yapıldığını veya çocukların kandil günü şivlili fenerleri ile dolaşarak,

’’ Şivli şivli şişirmiş,

Erken kalkan pişirmiş,

İki çörek bir börek,

Bize namazlık gerek.

Şivlilik...

Mısrası ile başlayan manileri söyleyip, yaptıkları bu eğlencelerin kökü Şeyh Şibli ye dayandığını, Şeyh Şibli de kendinin alacalı kâğıtlarla muhafaza edilebildiği feneri ile ve “Şibli, Şibli” diye gezmesinin bir hatırası ve her yıl aynı günlerde bu büyük müjdenin bir ihyası olduğu rivayet edilir. Şivlili denilen kağıt fenerin adı da  ŞİPLİ FENER  iken zamanla Şivlili olarak tahrif edilmiş olabileceğini bazı görüşlerden de  gözden kaçmıyor tabi .’’

Biz yine Konya yöresine dönersek,

Regaip kandili günü sabahı, günün ilk namazı sabah namazından sonra mahalledeki çoluk çocuk toplanı verir. Kız, erkek fark etmez hepsi sokak başlarında toplanır. İlk kapıdan başlamak üzere kapı kapı dolaşılır. Kapının açılması biraz gecikti mi hep bir ağızdan, şu maniyi söylemeye başlarlar. ’’Şivli şivli şişirmiş’’ diye. Sonra pişi yerine günümüzde ne varsa artık. Şeker, helva, çerez, leblebi gibi elimizde olandan verilir boş döndürmemek adına. Gözler de sevinç ile oradan ayrılırlar.

Eskiden kandil de ölenlerin arkasından pişi yapıp insanlara okul çocuklarına dağıtma ve çocukların bu özel günde sabahın erken saatinde bir sürü pişi toplarlardı. ‘’Şiv şiv şiirmiş, erken kalkan pişirmiş’’ sözü de buradan geliyor.

 

İşte çocuklara bayram gibi gelen üç ayların neşesi bu olsa gerek,  gerek ahlak gerek iman bakımından bir şeyler aşılıyorsa çocukların damarına işte o gelenek birlik ve beraberliğin unutulmaması gereken bir duyarlılık olduğunu bilmektir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...