Bir dava adamı: İlhan Akıncı
Nevzat ÖZKAYA

Bir dava adamı: İlhan Akıncı

İnsan, doğumuyla hayat yolculuğuna başlamış oluyor. Bu yolculukta nice insanlar ile karşılaşıyoruz. Karşılaşmaktan mutluluk duyduğumuz o şahsiyetler bugün hep düşlerimizi süslüyor.

 

Günlerden Cuma, bir arkadaşım arıyor, “İnsan Yayınları’nda çalışır mısın? Sana göre bir iş…” diyor.

 

Hemen araştırıyorum İnsan Yayınları’nı. Keresteciler Sitesi, Merter. Yahu buraya nasıl gidilir, onu bile bilemiyorum. Beni arayan arkadaşım, görüşeceğim kişinin Ahmet Murat Özel olduğunu da söylüyor.

 

Oraya ilk gidişim… Güç bela İnsan Yayınları’na varıyorum. Çok güzel, villa gibi bir bina ile karşılaşıyorum. Küçük ve mütevazı bir toplantı odasında beni karşılıyor Ahmet Murat Bey, yani Ahmet Abim…

 

Konuşuyoruz ve sonrasında da Sait Aykut Ağabeyi çağırıyor. Üçlü bir görüşme gerçekleştiriyoruz. İş burada bitmiyor tabi. Allah razı olsun, Ahmet Ağabey de Sait Ağabey de bana referans olacaklarını söylüyorlar. Şöyle özgeçmişime bakıyorum da o zamanlar geçerli bir referansım maalesef yok.

 

Ahmet Abi, “Yayınevi sahibi de burada. Onunla görüşelim” diyor. İnsan Yayınları, zihin dünyamda büyük bir yere sahip. Bulunduğumuz yerden bir kat yukarıya çıkacağız, ama bu bir katta neler neler geliyor aklıma. Evet, İnsan Yayınları’nın sahibi İlhan Akıncı Ağabeyimizle karşılaşıyoruz. Bendeki heyecan, ondaki babacan tavırla eriyip gidiyor. O sıcak tavrı, yakın ilgisine hayran kalıyorum. Evet, beni işe alıyor İlhan Ağabey.

 

Bir dönem, böyle başlıyor. İlhan Ağabeyin her sözünü bir hoca dinler gibi dinliyor herkes. Ve kendisi de şunu söylüyordu hep: “İnsan Yayınları bir mekteptir.” Hakikaten, baktığımızda, İnsan Yayınları’na yolu düşen bürokrasinin üst kademelerinde birçok büyüklerimiz mevcut.

 

Yanında çalışmaktan onur duyduğum, hayır ve hasenat dolu yaşanmışlığına şahitlik olduğum İlhan Akıncı Ağabey Rabbi’ne yürüdü.

 

Sabah işe gelirken, Yüksel Metin kardeşimden gelen o mesajı okuduğumda gözlerim yaşardı. İlhan Ağabey, mekânın Cennet olsun. Rabbimiz seni Cennetinde daim kılsın.

 

Çok güzel bir insandı. Çalışanlarına hep iyi bir örnek oldu.

 

İlhan Ağabey için, işin zamanında yapılması önemli idi. İşin nasıl yapılacağı konusunda, yapacak kişi özgürdü. Yemek konusunda, çalışan, istediğini yiyebilirdi. “Yemek, insanı fakirleştirmez” derdi. Her hafta sonu mutlaka rapor isterdi. Ne yapıldığını ve sonraki hafta ne yapılacağını yazılı olarak isterdi. Tabi, genel bir değerlendirme de eklenirdi raporun sonuna.

 

İnsana değer verirdi. Toplantılarda herkesin konuşmasına, herkesin söz almasına dikkat eder ve önemli bölümleri de kendi defterine not ederdi. Kendisine geleni geri çevirmezdi, cami dernekleri, fakir-fukara herkese verirdi.

 

Çalışanını ezmezdi. Yayınlanan kitapları bir bir okurdu. Dini mübinde de büyük hassasiyete sahipti. Odasından yanımıza gelir, birlikte cemaatle namaz kılardık. İmamlığı da bizzat kendisi yapardı.

 

İlhan Akıncı Ağabeyimiz, Müslümanların dertlerini dert edinen biriydi. İstiklal Caddesi’ndeki İnsan Kitap’ın binasını aldığında, “Müslümanların İstiklal Caddesi’nde bir mekânı olsun” maksadıyla bu yatırımı yapmıştı.

 

İstiklal Caddesi’nde kitap işi değil de başka bir iş yapmış olsaydı, belki de yirmi otuz kat daha fazla para kazanacakken, O, bunlardan feragat etmişti. İstiklal Caddesi gibi bir yerde var olarak, Müslümanların kültürel ve düşünce sancaktarlığını seçmişti kendisine.

 

Yayıncılık; onun için bir davanın, misyonun taşıyıcısıydı. Yaptığı bu işleri dava bilinciyle yapardı. Eemr-i bil ma’ruf nehy-i an’il münker” nasıl yapabiliriz diye düşünerek yapardı, O’nun derdi buydu.

 

İyi insan olduğunu şahidiz Ya Rabb!

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...