Batı’nın gerçek yüzü
Nevzat ÖZKAYA

Batı’nın gerçek yüzü

Günümüzde birçok olayı değerlendirirken unutmamamız gereken bir hikâyedir. Zannedersem birçok insan bu kıssayı bilir. Biz yine de hatırlatmış olalım.

 

Öğrenciler derslikte hocayı beklerken ışıklar kapatılıyor, bir çizgi film gösterilmeye başlanıyor.

Filmin adı “Küçük Tavuk”muş.

 

Bir kümes, kümeste birçok tavuk ile genç ve küçük horozlar, bir de kümesin yaşlı ve büyük horozu bulunuyor. Kümesin etrafında da bir tilki geziniyor.

Yaşlı ve büyük horoz, tilki içeri girmesin diye kümesin kapısını sıkı sıkıya kapatıyor, tavukları dışarı bırakmıyor.

Tabii dışarı çıkamadıkları için doğru dürüst yemlenemeyen tavuklar da zayıf ve küçük tavuklar.

Yaşlı ve büyük horoz ise dışarı bırakmadığı tavuklara ölmeyecek kadar mısır tanesi dağıtarak yaşamalarını sağlıyor.

 

Kümese giremeyen tilki bunun üzerine kümesin tellerinde küçük bir delik açarak küçük ve genç bir horoza sesleniyor ve ona biraz mısır veriyor. Mısırı yiyen küçük ve genç horoz her gün gelip tilkiden mısır alıyor. Bir süre sonra tilki küçük ve genç horoza tek başına yiyebileceğinden fazla mısır verince genç horoz hem kendisi yiyor hem de diğer tavuklara mısır dağıtıyor.

 

Tilki bu şekilde yaşlı ve büyük horozun kümesteki gücünü kırıyor. Horozun etrafındaki tavuklar azalmaya başlıyorlar. Artık popüler olan genç ve irileşen horozun etrafında ise tavuklar toplanıyor. Bu aşamada tilki kümesin kapısının önüne mısır bırakıyor. Kümeste, kapıyı açalım mı açmayalım mı diye tartışma başlıyor.

 

Kapıyı açmaya karar veriyorlar. Sonunda korkarak kapıyı açıyorlar ve kafalarını dışarı uzatıp yemlenip hemen geri çekiyorlar. Bir süre böyle devam edince artık tilki hakkında da büyük ve yaşlı horozun söylediklerinin yanlış olduğuna inanmaya başlıyorlar. Korkuları azalıyor, kümesteki tavuklar rahatlıyor.

 

Gün geliyor bir gece tilki kümesin önündeki avluya mısır döküyor. Artık korkusuz olan tavuklar genç ve güçlü horozun öncülüğünde dışarı çıkıyor ve rahat, rahat yemleniyorlar. Kümesteki her tavuk semiriyor. Tilki bir süre sonra gece kümesin kapısından kendi mağarasına kadar mısır tanelerini döküyor.

 

Sabah kümesten çıkan ve korkusuzca yemlenen tavuklar yemlene, yemlene mağaraya kadar gidiyorlar. Sonra mağaraya giriyorlar. Onları içeride bekleyen tilki bütün kümes sakinleri mağaraya girince mağaranın kapısını kapatıyor.

 

Evet, çizgi film burada bitiyor, ışıklar yanıyor.

Dersin hocası kürsüye çıktığında, “Üçüncü Dünya ülkeleri böyle yönetilir” diyerek derse başlıyormuş.

Bu hikâye ABD’de bir askeri okulda ders olarak işlenmekteymiş.

 

Batı’nın kendi dışındaki toplumları ne olarak gördüğü açık bir şekilde ortada değil mi?

Bundan sonra eminim etrafımızdaki olayları daha kolay kavrayacağız.

 

Türkiye ve diğer halkı Müslüman olan ülkelerde meydana gelen olayları daha sağlıklı değerlendirme fırsatı yakalayacağız.

Batı’nın zihniyetinin bu olduğunu hiç aklımızdan çıkarmayacağız.

 

Değil mi?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...