Kadın Şeytan mıdır?
Zeynep Haşemi

Kadın Şeytan mıdır?

Bugünkü yazımı biz kadınlara ayırdım, hep siyaset yazacak değiliz ya.
Kadını çözmek en gizli şifrelerden daha zordur, kadının karışık bir dünyası var.
Detaycıdır, zekidir, kimisi buna cin fikirli diyor.

Erkeğin kadını zor çözebileceğinin zıttı olarak kadın erkeği çok çabuk çözer.
Çünkü erkekler tıpkı çocuk gibidir, detaycı değil aksine yüzeyse ve iç dünyaları berraktır.
Kısacası erkeğin iç dünyasında kadının iç dünyası gibi " kırk tilki" dolaşmaz. Onun için erkek, kadın karşısında savunmasızdır.
Kaldı ki kadının bir çok silahı var, özellikle cinfikirli kadınlar bu sılahları sıkça kullanır. (iyi niyetlileri bunun dışında tutalım.)
Güzel bir kadın karşısında gevşemeyen erkek yoktur, elbette kadın bunun farkındadır ve eğer ahlak mefhumundan yoksun, menfaat, maddiyyat düşkünü bir kadınsa vay o erkeğin haline...
Bu konuyu aşağıda tekrar irdeleyeceğim, şimdi kadının değişik din ve kültürlerde yeri ne ona bakalım.

Yahudi inancına göre kadın: Tevrat dönemlerinde Yahudi toplumunda Yahudi kadın, erkeğe göre daha düşük bir konumdaydı diyebiliriz.
Bir kadın evlenince, kocasının mülkiyeti olurdu. Nitekim evliliğe verilen ilk isim olan “kinya, sahip olma” anlamındaydı.

Yaakov, Rakel’i sevmişti fakat onunla evlenmek için kayınpederi Lavan’a yedi yıllık bir çalışma bedeli ödemişti. (Yaratılış, 29:18).Tora (Yaratılış 2:18), kadının eşine yardımcı olmak için yaratıldığını açıkça ifade eder.
Birinci ve ikinci Bet-Amikdaş zamanlarında ise (MÖ birinci binyıl), kadınlar Bet-Amikdaş’taki dinsel ayinlere katılamaz, kurbanlarını iç bölüme getiremezlerdi. Tevrat sonrası ve Talmudik dönemlerde kadının statüsünde gelişmeler oldu. Fakat gene de kadın, erkekle eşit olmaktan pek uzaktı.

Birinci yüzyıl tarihçisi Jozefus, “Apion’a Karşı” adlı eserinde şöyle der: “Kadın, dine göre her şeyde erkekten alçak bir konumdadır."
Bu onun alçaltılması değil, yönetilmesi içindir. Çünkü Tanrı otoriteyi erkeğe vermiştir. Maimonides’e göre, bir kadın hiçbir cemaat mevkiine tayin edilemezdi.” (Yad, Melahim,1:16)

Hırıstiyan inancında kadın: Hristiyanlığa göre kadın şeytanca kötülüklere kapı açar, erkeği yasak ağaca götürür, Allah'ın emirlerini çiğner ve erkeğin ahlakını bozar. Kadın günahın anası, fesat ve fitnenin kaynağıdır.

Onun mevcut olması utanılacak bir durumdur. Kadın; günahın, ahlaksızlığın, ruhi ve manevi alçaklığın canlı bir heykeli olarak görülür.
Hristiyan Aziz Tertolyan diyor ki: "Kadın, şeytanın insan nefsine giriş kapısıdır."
Allah'ın yasalarını iptal eden, Allah'ın çehresini bozan iğrenç bir mahluktur.
Diğer bir Hristiyan Azizi Saint Paul'da şöyle der: "Her erkeğin başı İsa idi, her kadının başı da erkekti.

İsa'nın başı ise Tanrıydı. Erkek Tanrının şânı ve çehresidir. Fakat kadın, erkeğin şanıdır. Çünkü erkek, kadına bağlı değildir. Kadın ise erkeğe bağlıdır. Erkek; kadın için doğmadı, fakat kadın erkek için doğdu. Mesih adına kadın kendini köleliğin sembolü saymalıdır."
Hristiyan Azizler, "Hz.İsa'nın annesi dışında kalan tüm kadınların cehennem azabından kurtulamıyacağını." söylerler.

İslam'da kadının yeri ve önemi: Allah, “Mü’min erkekler, mü’min kadınlar birbirlerinin dostu ve yardımcılarıdır” buyurmuştur. (Tevbe:71)
Kadınla erkek İslâm’da birbirini tamamlayan iki yarımdır.
İslâm’da kadın, eksik bir varlık olarak görülmez.
Kur’an’da, “Nisa” (Kadınlar) adı ile özel bir sure vardır.
Kur’an’da mümin erkekler, mü’min kadınlar ifadesi vardır.
Şûra 49-50: “Allah dilediğine kız, dilediğine erkek çocuklar verir yahut hem erkek hem de kız verir. Dilediğine vermez.” Buyrularak kız-erkek ayrımı yapılmamıştır.
İsra 31: “Kız çocuklarını öldürmeyin, onları öldürmek büyük günahtır.” (Enam 140 + Tekvir : 8-9)
Hücurat 13'te de kadın ayrımı yapılmamıştır.
Ahzab 35: “Müslüman erkekler müslüman kadınlar, itaat eden kadınlar ve itaat eden erkekler. Doğru erkekler, doğru kadınlar, sabreden erkekler, sabreden kadınlar, mütevazi erkekler, mütevazi kadınlar, sadaka veren erkekler, sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler, ırzlarını koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah bunlar için bir mağrifet ve bir mükafat hazırlamıştır.” buyrulmuştur.
-Mükafatta, cezada ayrımlar yapılmamıştır.
-Cinsiyetlerine göre görev ve sorumlulukta eşitsizlik yoktur.

Peygamberimiz : "Şüphesiz ki, kadınlar, erkeklerin dengi, benzeri ve tam bir eşidir.” demiştir.
Nahl 97 : “Erkek ve kadın, mü’min olarak kim iyi amel işlerse, ona mutlaka güzel bir hayat yaşatırız ve mükafatlarını yaptıklarının en güzeli ile veririz...”
Mâide 38’de hırsızlık eden kadın-erkek kim olursa olsun cezada ayrım yoktur.
Nur 2’de zina eden kadın olsun, erkek olsun cezada ayrım yoktur.
Nisâ 124 : “Erkek olsun kadın olsun kim mü’min olarak iyi işler işlerse, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.” buyrulmuş, mükafatta da ayrım yapılmamıştır.

İmanın, İslâm’ın şartlarında, iki cins arasında ayrım yoktur.
Peygamber, “en hayırlınız” derken, kadın erkek ayırmamıştır.
İslâm’da kadın, savaşa katılmış, öğretmenlik yapmış, gerektiğinde çalışmıştır.
İkincisi her konuda eşit olması mümkünde değildir. Bazı noktalarda kadın üstündür. “Cennet, ananın ayağı altındadır.”
Değerli okuyucular, dinlerin kadına bakışı böyleydi kısaca.
Dini bakış açıyı okumanıza sunuyor dini boyutunu bir sonraki yazımda ele alacağımdan şimdilik bu kadarıyla yetinelim .
Biz dini yönünü değil de daha çok psikolojik, sosyolojik yönüne değinelim.
Yukarıda da değinmiştim, devam edelim.

Bir toplumda maddiyat ön plana çıktı mı, psikolojik tramvalar yaşandı mı; evet kadın "Şeytanlaşır"
Bir yandan eşi tarafından aldatılan kadın psikolojisi, diğer yandan maddi menfaat...
Aldatılan kadın tramva yaşadığı için "Çeken çektirir." psikolojisiyle kadınları düşman görüp erkeği avucuna almaktan zevk duyar, çünkü aynısı kendisine yapıldığından kendince bunu bir intikam olarak görmekte.
Öte yandan menfaat, maddiyyat, lükse düşkünlük kadını; erkeği avucuna almak için sebeptir.

 Maddi refahı yüksek bir eşle evli bir kadın ayrıldıkları zaman kadın boşluğa düşmekte ve etrafında eski hayatını geri getirecek yollara baş vurmakta. Tabi bunu da erkekleri kullanmak yoluyla yapmakta.
Erkek öte taraftan kadının kendine hayran, aşık olduğunu düşünedursun kadın gemisini yürütme derdinde...

Bu durumlar ahlaki yozlaşma, psikolojik ve sosyolojik tramvalar oluşturur. Toplumlarda bunun en çok etkilenenleri de kadınlardır yazık ki.
Düşünün 18-20 yaşlarındaki kızların derdi nedir ki kırk yaşındaki patronlarına kur yapmakta, ya da gerek sosyal medya üzerinden ve gerekse reelde bir kadının derdi nedir ki kendince zengin konum sahibi bulduğu erkekleri daima etrafında tutmak, sıkı bir diyalog içerisinde olmak ister?

Yukarıda da belirttiğim gibi erkek, kadının kendisine hayran olduğunu düşünedursun kadın nasıl biraz daha kendimi garantiye alabilirim derdinde.
Yazımın konusu olmamasına rağmen kısaca sosyal medyaya değinelim.
Sosyal medya (facebook, twitter vs.) kadınlar için de erkekler için de tam bir insan avlama sahasıdır.
Gazetelerin 3. sayfa haberlerinde sıkça okumuşsunuzdur.
Bir kadın düşünün, misal tanımadığı ve hiç karşılaşmadığı bir erkekten yardım isteyebiliyor.
Kadın aptal mıdır ki bunu istiyor? Elbette hayır. Erkeğin boşluklarının farkında ve cazibesine boy boy fotoğraflarına dişiliğine fazlasıyla güvenmekte.
Aynı şekilde tersine de durum mevzubahis.
Bir konuda erkeklerin hakkını vermek lazım, bir kadın istemedikçe hiç bir erkek kadını baştan çıkaramaz.

Kadın kurnaz bir varlıktır, erkeği baştan çıkarmakta usta işini bitirdi mi rahatlıkla erkeği haksız duruma düşürebiliyor.
Kadınlar şeytan mıdır? Evet, bu anlamda şeytandır.

Elbette erkekler de pek melek sayılmaz sadece erkeklik hormonları daha kuvvetli olduğundan kadınlara göre daha az aklederler.

Kadınların oyunlarına, tuzaklarına çabuk düşüveriyorlar.

Zamk kadın tabiri var, bilmem ne kadar bilirsiniz.
Menfaat düşkünü kadınlar zamk gibidir yapıştı mı bırakmaz.

Erkekler bu zamklığa biraz da kendileri sebep olmakta, çünkü kadın cazibeli alımlı çalımlı ise erkeğin akıl mekanizması yavaşlamakta, karşı koyma iradeleri yok olmakta.

Türkiyetimes

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...