Bilmiyorum….?
Çiğdem Topçuoğlu

Bilmiyorum….?

Garip; ince ve çok anlamlı bir kelime.

Neyi bilmiyorsun ki? Bilip de bilmek istemediklerini mi? Gerçekten bilmediklerini mi, bilmediğini sandıklarını mı, anlamlandıramadıklarını mı?...

“Bilmiyorum!” Demek; bir kurtuluş çabası kimi zaman, kimi zaman kaçış, kimi zaman arayış. Bilmediğini bilen insandan zarar gelmezmiş. Bilmeyip de bildiğini zanneden, her konuda konuşmak zorundaymış gibi davranan, hep konuşan ama hiç dinlemeyen o kadar çok insan var ki..........

“Bilmiyorum” kelimesi daha masum oysa. Ne kadar bilirsen bil bilmiyorsundur aslında. Öğrenmek, hep öğrenmek çabasıdır bilmemek. Aramak, doğruyu, güzeli olması gerekeni anlamak çabasıdır. “Bilmiyorum” diyen insan candır. Dinlemesini, sır saklamasını daha da önemlisi düşünmeyi iyi bilir. Arar sürekli erdemlice. “Bilmiyorum” demek kimi zaman kaçıştır. Bazen doğrulardan, bazen yanlışlardan kaçıştır bilmemek. Hem de her şeye rağmen kaçış.

Biliyorum Ki...........

Neyi biliyorsun ki sen?

Neyi bildiğini zannediyorsun? O kadar öğrenilecek şey varken, bildiğini sandığın şeyler bilmediklerinin yanında ne ki? Bir HİÇ. Biliyorum kelimesi ne kadar da ukalaca kendini beğenmiş bir kelime. Ne kadar kullansam da bu kelimeyi. Neden mi kullanıyorum? Bazen bilmek istemediklerimi öğrenmemek için. Kimi zamanda ukalalık için. Yaşamanın anlamını kaybetmiş, hayalleri, amaçları olmayan insanlar o kadar çok ki! Senin hayallerin, amaçların içlerinde kayboluyor.

DİK DUR Yaşamım, amacım, hayallerim. DİK DURUN Yaşamlar, amaçlar, hayaller. Her insan potansiyel kahramandır. Evet her insan Rabbinin kahramanı olarak yeryüzüne gönderilir. Onun seçimi kendisine ya şeref ile o makama liyakat gösterir ve ya ihaneti ile esfel olur. Her insan liderdir. Düşünen, yapan, çalışan, amaçları olan her insan mükemmel olma yolunda yolcudur. Sabır ve azimle çalışanlarda gelişir bu kahramanlık, liderlik ve hakeza. Ve diğerleri.

Ve biz. Hakkı Hâkk bilip Hâkkın rahmetine kavuşmuş adam gibi adamlar, liderler, gönül neferleri bunu başarmışlar.

Ya BİZ? Kendi fikirleri olmayan, başkalarının empoze  ettiklerini kendi fikirleri zanneden ve öyle yaşayanlar sürüsü. Sabah uyandığında yalnızca akşam olması için, zamanın geçmesi için absurd işlerle uğraşan bir sürüyüz.

Bağırmak istiyorum. UYAN NEFSİM! Bir kendine gel, ne yapıyorsun ? Ne yapıyoruz biz burada? Ne yani; sen bu dünyaya doğ, büyü, yaşa ve öl fiillerini gerçekleştirmek için mi geldin? Ey nefsim! Yokluk için mi buradasın? Sadece yaşamak için mi buradasın? -Nefsim dur! Yanlış yoldasın. Sen bu değilsin. Sen harika bir şekilde yaratılmış muazzam bir yaratıksın. Silkelen ve kendine gel. Geç olmadan bir şeyler yap. Zamanın yok. Duracak, bekleyecek zamanın yok. Zaman; davranmak, harekete geçmek zamanıdır. Ve Susuyorum nefsim. Biliyorum ki bu haykırış yalnızca dinlemek isteyen nefsime yapılması gereken ağır sözlerle dolu. Konuşsak susturacak o kadar çok şey var ki. Susuyorum. Zamanında konuşmak için.

Bizler aptal değiliz. Ama aptal rolü yaptığımız çok oldu. İtiraf ediyorum Ve o kadar dinledim ki bu sayede Bilmediğimin bir kez daha farkına vardım. Bilmiyorum demenin dinlemeyi ne kadar kolaylaştırdığını..........

 

Sus ve DİNLE!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...