Hayat iman ve cihad/ ŞEHADET bir aşktır
Çiğdem Topçuoğlu

Hayat iman ve cihad/ ŞEHADET bir aşktır

Sanırım Kulluk esasını bu kadar kısa ve özlü anlatan cümle bulunmazdı. Hayatı dünyevimizde, ubudiyetin irademize bırakılan kısmıyla tercih edilen yolun bir Müslüman için en kısa,en anlamlı üç düsturunu; İMAN,CİHAD,ŞEHADET olarak ifade edebiliriz.

Bu üç hakikatin her biri çeşitli şekillerde tafsilatlı olarak anlatıla bilir. Şubat ayı bereketli ve kutlu ŞEHADET ayı olarak önemli bir aydır. Şubat Müslümanlara Şehadeti ve bu ay da Türkiyeli Müslümanlar için dönüm noktası olan şehid Metin Yüksel’i hatırlatır.

ŞEHADET bir aşktır! Ayetullah Beheşti’nin  “Biz aşk ehliyiz,akıl ehli değil.Aşk ehli imanı uğrunda canını feda eder.Akıl ehli ise tedbir peşinde koşar. Bizim tedbirimiz inancı yolunda can vermektir” der. Bu güzel ifadeye söyleyecek çok bir şey yok esasen.

Allah’a hamdolsun Şehidlerimiz bize bunun doğruluğunu gösterdi. Her asır ve zaman diliminde bu hakikati gönüllerimize nakşettiler. Hz.Hamza, Hz.Hüseyin, Hasan el Banna, İskilipli Atıf hoca, Şeyh Said….gibi Şehid Metin yüksel gibi Şehid Çetin Topçuoğlu gibi ve Mavi Marmara şehidleri gibi. İsmini söylediğimiz ve söylemediğimiz pek çok şehid ortak olarak “En büyük ibadet hakkı müdafa etmek “ esasıyla canlarını vermişlerdir.

Şehid Metin Yüksel şubat soğuğunda fatih caminden rabbinin huzurunda “ancak sana kulluk ederiz”(Fatiha) kıyamından ölümsüzlüğe ŞEHADETE intikal etmişti. Onu katledenler şehidin kanıyla cehennemi satın alırken; şehid o aziz kanıyla cenneti satın almıştı.

“Allah, müminlerden, canlarını ve mallarını, kendilerine cennet vermek üzere satın almıştır: Allah yolunda çarpışacaklar da öldürecekler ve öldürülecekler. Bu, Tevrat'ta da, İncil'de de Kur'ân'da da Allah'ın kendi üzerine yüklendiği bir ahittir. Allah'dan ziyade ahdine riayet edecek kim vardır? O halde yaptığınız alışveriş ahdinden dolayı size müjdeler olsun! Ve işte o büyük kurtuluş budur.”(Tevbe 111)

Garip ama bir gerçekte onu şehit edenler de Allaha inandığını iddia eden kimselerdi. Tıpkı Hz. Hüseyin’i şehid edenler gibi. Bu günde bu zillet bir şekliyle devam ediyor ümmet coğrafyasında.

Empeyalizmin büyük şeytan ABD, İngiltere ve İsrail şer ekseni eliyle bütün ümmet coğrafyasında Müslümanlar fitneye düşürülüyor ve Müslüman kanıakıtılıyor. Her kim, hangi vesile ile olursa olsun, hangi amaçla olursa olsun Ümetin aziz kanının dökülmesine sebep oluyorsa Allaha ve Ümmete bunun hesabını vermekten kurtulamayacaktır.

Adının önüne-sonuna her ne sıfat yaftalanırsa yaftalansın; IRAK ta , SURİYE’ de mazlum dulların, yetim çocukların, tecavüzlerin ve yıkılan hayatların hesabını veremeyeceklerdir. Yapması gerekeni yapmayanlarda bu işin sorumlusudur. Tıpkı yapmaması gerekenleri yapanlar gibi.

Ümmet kendi içerisinde her konuda ihtilaf yaşaya bilir ama şehadet konusunda ihtilaf Ümmetin katliamıyla sonuçlanır. Bunu çok iyi görmek gerekir. Dikkatlerimizi, akıllarımızı, gücümüzü, silahlarımızı ve her şeyimizi yöneltmemiz gereken gerçek düşman İsrail’dir, ABD’dir, İngiltere’dir.!

“İman edenlere karşı düşmanlık yönünden insanların en şiddetlisi olarak yahudileri ve Allah'a ortak koşanları bulursun…”(Maide- 82)

Düşmanı bırakıp birbirimize düşmemiz bizi güçsüz ve zayıf bırakır. Tüm gücümüzü ve sahip olduğumuz imkanları Siyonist İsrail’e ve onun hamileri ABD ve İngiltere’ye yöneltmeliyiz. Bu gün her şeyden çok Vahdete ihtiyacmız vardır. İşte İslam’ın aziz şehidleri bu vahdeti bize göstermek tedir. Kerbela’da İmam Hüseyin olan şehadet Türkiye’de Metin yüksel’e olmuştur. Biz gördük ki: Hüseyin’ler sadece Kerbela’da şehit olmuyorlar ve şehidin kanı yerde kalmıyor.

Fatih Cami avlusunda yere düşen şehit kanı cami duvarlarını aşıp gönüller fethediyor, kıyamlar başlatıyor. Bereketli Şehadet Kanı Kerbela’da ayağa kalkan TEVHİD mücadelesinden gelerek, Türkiye’li Müslümanlar için sembolleşen bu kan, dünya mazlum coğrafyalarına akıyor ve akmaya da devam ediyor. Bosna’da, Afganistan’da, Keşmir’de, Moro’da, Filistin’de, Irak’ta, Suriye’de dünyanın her yerinde şehidin kanı bereketiyle devam ediyor. Artık Kerbela çölünün kızgın kumlarına düşen ŞEHADET kanı Fatih Caminde yeşermiş, Fatih Cami avlusunda düşen kan uluslar arası sularda Şehit Çetin Topçuoğlu olarak ve mavi Marmara şehidleri olarak yeşermiştir.

Nihat Asyalının dediği gibi; “Diller, sayfalar, satırlar “Ebu Leheb öldü” diyorlar Ebu leheb ölmedi,ya Muhammed; Ebu Cehil kıtalar dolaşıyor!” Hz. Hüseyin’in mübarek başı kesilip camiye getirilince camidekiler tepki göstermediler. Çünkü onlar Yezit’in sofrasından besleniyorlardı. Bu gün de Siyonist İsrail, büyük şeytan ABD ve desis İngilz 3 lü yağma çetesinin kırıntılarıyla karınlarını doyuranlar ümmet coğrafyasını kana buluyor veya buna çanak tutuyorlar.

Dünya müstekbirlerine ve yerli işbirlikçilerine seslenerek diyorum ki; siz Hz Hüseyin’in, Metin Yüksel’in ve Mazlumların kanını döktükçe bu Ümmet binlerce Hüseyinler, Metinler, Şeyh Yasinler, Selami Yurdanlar, Şehid Çetinler yetiştirecektir. Artık bu ümmet uyanmaktadır atalet ve ölü toprağını üzerinden atmaktadır. Ve bir gün hep birlikte cihad meydanında bir ağızdan tüm müstekbirlere ve onun bölgedeki temsilcisine: "Bekle bizi İsrail, beklediğin her yerde! Bekle bizi İsrail beklemediğin her yerde” diyeceğiz.

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...