Alemlerin Rabbine Hamdolsun!
Hatice ATASOY

Alemlerin Rabbine Hamdolsun!

“Süleyman, tahtı yanına yerleşmiş görünce, dedi ki:
Bu Rabbimin fazlındandır. Şükür mi edeceğim yoksa küfür mü edeceğim diye beni denemek istiyor” Neml 40

Seher vakti yine sessizliğe bırakmış kendini… Issız ve yorgun bir gece son anlarını yaşarken bu vakitlerde her gün semaya yönelip ”Yok mu bir şey isteyen vereyim,yok mu bağışlanmak isteyen bağışlayayım” ilahi müjdesinden bihaber kalmışlığımızı sorguluyorum cevap ararcasına…Ve gönül dünyamda bir ayet yankılanıyor birazda bazı şeyleri yüzüme vurarak

“Ne kadar az şükrediyorsunuz!”

Gayri ihtiyari dudaklarımdan dökülmeye başlıyor teşekkürler. Çok geç kalınmışlığın hissiyatıyla…

Bizi çamurdan yarattıktan sonra kendi ruhundan üfleyerek yeryüzünün en şereflisi kılana, bize Kur’an-ı gönderene, bizi muhatap alana, bu sabah yine Müslüman olarak diriltene…

Güneşi yine yanı başımızda gülümsetene, batıdan doğuşuna kadar tevbe etme imkanı verene…

Kainattı bin bir güzelliklerle süsleyene, dayayıp döşeyene, yeri döşek yapana

Ayakla yürümeyi, kalemle yazmayı, gözle görmeyi kulakla işitmeyi öğretene…

Gökyüzünü yıldızlarla pırıl pırıl süsleyene, ayı hizmetimize verene ihtişamlı dağları dimdik ayakta tutana, denizden en güzel yiyecekleri sonra da inci ve mercanı çıkarana…

Aynı topraktan aynı sularla aynı güneşle beslenen ama ayrı tohumlarla her birinde ayrı bir tat ayrı güzellik renk ve şifa verene

Tüm hayvanları bizim için yaratana, karma karışık yiyeceklerin karışımından bembeyaz bir süt sunana…

Arıya vahyedip binlerce çiçeklerden polen yaparak bize şifa ve lezzet pınarı olan balı gönderene

Yerde sürünen solucandan, gökte uçan kuşa, denizde yüzen balıklardan, ağaç kovuklarında yaşayan bütün canlılara Rezzak (rızık veren)ismiyle tecelli edene…

Kuşların cıvıltısındaki zikri fark ettirene, güneş ay ve yıldızları kendisine secde ettirene,

Güllerin üstünü şebnemle süsleyene… Yağmurun her bir damlasını bize ayrı bir melek aracılığı ile ulaştırana, bembeyaz kar taneciklerini her birini ayrı bir kristale dönüştürene, çiğ damlacıklarını özenle toprağın bağrına koyana…

Saymakla bitiremeyeceğimiz nimetleri görmezden gelerek ufacık bir sorunla karşılaştığımızda “Ben ne yaptım da bunu bana reva gördün?” diyerek adeta Rahman’ı sorgulamaya kalkmamıza rağmen kapısını çaldığımızda şükürsüzlüğümüzü suratımıza çarpıp kovmayana…

Emaneti gönüllü üstlenmemize, ahde vefayı unutup nankörlük etmemize rağmen pişman olup geldiğimizde her şeyi unutana…

Unuttuğumuz anlarda bile yanımızda olduğunu hatırlatana… Yalnızlığın arkadaşına, sırdaşına, yoldaşına…

Ayıplarımızı Settar ismiyle örtene..

En çok sevene, en çok sevilene, en çok bağışlayana…

Yarım bırakılmış duaları tamamlayana…

Rahman olana, Rahim olana, Vedud olana, Rezzak olana, Şahit olana …

Kısaca tüm Esma’yı varlığında barındırana, binlerce kez hamdolsun hamdolsun hamdolsun! Vel hamdülillahi rabbil alemin…

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...