Mehmet Deveci Özlemek Güzel
Özlemek Güzel
Mehmet Deveci

Özlemek Güzel

Toprağa tohum ektiniz mi hiç?

Gece ve sabahın ilk seherinde hemen onun yanına gidip,  baş verişini beklediniz mi?

Sabırsızlandınız mı gecikince? Özlediniz mi onu?

Onu özlemeyi bile sevdiniz mi?

Bir gelseydi, bir gün yüzüne çıksaydı dediniz mi kimselere belli etmeden? Gecikince içiniz burkuldu mu? Nerede kaldığını merak edip, toprağına usulca su bıraktınız mı?

 

Yazı da öyle benim için. Çıkacak yeni bir kitap da öyle.

Merak ve özlemek her ikisi için özel içimde.

 

Yazının da talihini merak ediyorum. Adımlarını. Koşmalarını. Durgunluğunu. Okuruyla buluşma anını. Ona kavuşunca vereceği hisleri. Heyecanını hissediyorum. Hayal kırıklıkları varsa dokunuyor kemik gibi. Saklı kalmış bir mutluluk saklandığı yerden çıkıp gelmişse, duyuyorum adımlarını. Son satırına kadar içimden ve sesli, koşarak ve yürüyerek saatlerimi geçirdiğim kitabın basılma anına kadar her anı ağır bir yük gibi bekliyor içimde. Sonra eleştirmenler sesleniyor ötelerden: “Profesyonel yazar kitabı yazar ve çekilir. Kafasından atar ve önüne bakar!” Yok. Ben ne profesyonelim bu manada ne de o tanımlara katılıyorum. Kafadan atmak mı? İçimde yaşıyorum.

Okurunun duygusunu merak ediyorum. Ona dokunmuş mudur? Sahiplenmiş midir? Sıradan birkaç kitap arasında mı bırakmıştır ya da. Okumayı unutmuş mudur? Yoksa hemen bitmesinden mi korkmuştur?

 

Nelere ağlayıp nelere güldüğünü merak ediyorum.

Acabalarını…

Belkilerini…

Nokta ve virgüllerini.

 

Hayatına anlam katmış mıdır? Yürekten okunup, gözlerini de buna şahit yapmış mıdır? İyi ki var, demiş midir? Onu sıkıca tutup, kitabın değerini bilmeyenlerden saklamış mıdır? Kaba, soğuk, ilgisiz ellerden sakınmış mıdır?

Sonra aklıma yüreğimden gelen bu, deyişim geliyor. Elimden geleni zaten saymıyorum. Onun neyi var neyi yoksa seriyorum sofraya. İş sende, diyorum yüreğime. Son sözü sen söyle. Son düzenlemeyi sen yap.

 

Sonra o neye kanaat getiriyorsa öyle yapıyorum. O son noktayı nasıl koyarsa öyle bırakıyorum. Gözüm geride kalıyor sonra. Bir ayrılık sahnesinin son deminde parmak uçlarımdan düşünceye kadar bırakamıyorum. Sonra yüreğim yardımına yetişiyor aklımın: Biz elimizden geleni yaptık...

 

Basılması için matbaaya gittiğinde özlüyorum onu. Acaba ne zaman çıkar diye düşlüyorum.

Gecikirse merak edip, nerede kaldı diye telefonuma koşuyorum. Daha dün her şeyini tastamam düzenleyip gönderdiğim taslağı ilk günden özlüyorum. Kargodan geleceği günü iple çekiyorum.

Ona kavuşacağım günü defalarca sayıyorum.

Bu endişe yorsa da içimi, yıpratsa da beni, yine de hep yeniden Özlemek Güzel diyorum ardından

 

İnsanın özleyeceği şeyleri olması, özlemleri olması güzel, diyorum.

Yolun bahtını çaba ve dualar ile süsleyip, her şeyin sahibine tevekkülle ısmarlıyorum…

 

Özlemek Güzel diyenler için yeni kitabımız:

http://www.kitapyurdu.com/kitap/ozlemek-guzel/378674.html&manufacturer_id=156806

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim  muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye kurtkoy escort