Kim olmak değil, kendin olacaksın öncelikle…
Nevzat ÖZKAYA

Kim olmak değil, kendin olacaksın öncelikle…

Evet, ne büyük talihsizliktir ki bizler hep “gibi” olmayı istiyoruz.

 

Yediden yetmişe büyük olmak istiyoruz, yada “gibi” olmak istiyoruz, böyle bir zorunluluğu enjekte etmişler genlerimize.

 

Piramidin en üstünü cumhurbaşkanlığı görüşüne sahip isek öncelikle onu olmak istiyoruz. Büyük işadamı, bilim adamı, kâşif, büyük yazar, büyük gazeteci olmak istiyoruz.

 

Neden?

 

Hayatımızın her alanında; eğitimde, dinde, işte, büyüklük örneklerimiz var.

 

Doğumumuzla birlikte insanın önüne konulan büyüklük örnekleri vardır.

 

Büyük zengin, büyük şair, büyük hatip, büyük devlet adamı, büyük aziz… bu insanları örnek alıp onlar “gibi” olmak istiyoruz.

 

Yani kahramanlık peşindeyiz.

 

İsmimizin başına “kahraman” tamlaması gelmesi arzusundayız.

 

Başka birine benzemek istediğinizde, aslında başka biri olmak istekliliği çıkıyor ortaya. Belki de kendimiz olmaktan korkuyoruz.

 

Başkası olursak birçok sorundan da çabuk sıyrılacağımızı düşünmekteyiz. Buna paralel bir eylem biçimi yakıştırmış da olursunuz, başardığınızda.

 

“Gibi” arzusu insanı, kendi düşüncenizi kısıtlayarak, onu belli sınırlara bağlar. Dolayısıyla düşünceniz kristalleşip daralmış, kısırlaşmış, kısıtlanmış, tıkanmış olur.

 

Şu da bir gerçektir ki, kendi düşüncelerimizin gerçekleşmesinde “öncü” “örnek”lere ihtiyaç elbette vardır. Onlar olmadan yaşantımızda doğruluğu sağlamamız olanaksız.



“Neden büyük olmak istiyorsunuz?

 

Niçin ne olduğunuza bakıp onu anlamaya çalışmıyorsunuz?”

 

Yukarıdaki sorulara doğru cevap vermek için hayatı doğru değerlendirerek, yaşayışın anlamını kavramamız gerekir. “Güzelik” tabi ki bizim tercihte seçiciliğimizi gösterir.

 

“Gibi” olmak…

 

Başkasına benzemek (gibi olmak) istediğiniz anda mutsuzluk, sefalet, çatışma, kıskançlık, ıstırap ortaya çıkar. Sorun, “gibi” olmaktadır. O büyük şahsiyetleri örnek almak yerine onlar “gibi” olmak isteyişimizdendir.

 

Önümüzdeki örnekler birer idealdir, kutsallığı da vardır.  O kutsal ideallere ulaşmak için sürekli mücadele edersiniz. Kutsallığı olan ideallerin yolculuğunda da mutluluk, sonucunda da mutluluk vardır. Bunu, kendini beğenmeme ile karıştırmamak da gerekir.

 

Ahmaksanız ve zeki (gibi) olmayı istiyorsanız, mevcut halinizden sıyrılıp daha öteye geçmek için sürekli çabalarsınız.

 

Eğer çirkinseniz ve güzel (gibi) olmak istiyorsanız, ölene kadar güzel olma özlemi çekersiniz veya güzel olduğunuz fikriyle kendinizi kandırırsınız.

 

Öyleyse gerçekte ne iseniz ondan farklı biri olmaya çalıştığınız sürece zihninizi yorup tüketirsiniz.

 

Önce insan kendi olmalı.

 

Kendi olmayı başardıktan sonra,  "ben buyum, bu bir gerçek ve bu gerçeği araştırıp anlayacağım" derseniz o zaman öteye geçebilirsiniz; çünkü ötelere yolculukta, gerçekte ne olduğunuzu kavramak size büyük bir huzur, tatmin, sezgi ve sevgi kazandırır.

 

Kim gibi olmayı düşünmeden önce aynanın karşısına geçmek gerekiyor.

 

“Kendi”ni iyi tanıdıktan sonra gerçekte “O”, büyük bir idealdir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...