Risaleler Niçin Ve  Nasıl Okunmalı
Abdurrahman Kılıç

Risaleler Niçin Ve Nasıl Okunmalı

Risaleler nasıl okunmalı? Risalelerden hangi okuma üslubu ile azami düzeyde yararlanabiliriz? Herhangi bir konuyu Risalelerde nasıl araştırıp, inceleyebiliriz?

Belki çoğu kitap için anlamsız gelebilecek bu sorular risale okumaları için oldukça önemlidir. Risaleleri okuma, araştırma, inceleme programı belirlemek için öncelikle onun özelliklerini tespit etmemiz gerekir. Sonra belirlenen özellikler doğrultusunda, belirlenen özelliklere göre araştırma yapılabilir. Örneğin İmam Gazali’nin (R.aleyh) ihyasını okuyacak birisi, ihyayı eline aldığında hangi konuyu hangi başlıkta bulacağını; bir hadis kitabını eline alan kimse hangi hadis-i şerifi hangi bapta bulacağını, bir fıkıh kitabını eline alan hangi konuyu hangi bapta bulacağını bilir.

Risaleler için aynı şeyi söylemek mümkün mü?

Risaleler bazı nitelikleri ile diğer kitaplardan ayrılır.

Öncelikle, Risaleler oturulup masa başında düşünülerek yazılmamıştır. Risaleler, konuları, usulü önceden planlanıp yazılmış bir kitap değil. Hareketin ihtiyaçlarına göre, muhatap kitlenin ihtiyaçlarına göre pratik ihtiyaçlar sonucu yazılmıştır. Bundan dolayı sistemli bir bütünlük içinde konu başlıklarına göre yazılmamıştır. Çoğu kez peş peşe gelen iki konunun birbiri ile alakası yoktur. Birbirinin devamı niteliğinde değildir. Ancak her ayrı konunun da birbiriyle ontolojik bütünlük içinde ilgisi var.  

Risalelerde kelimelerin kavramsal açıklaması yapılmamıştır.  Hangi kelime hangi kavramsal anlamda kullanılmış? Bu kavramlarla nasıl bir düşünce sistemi oluşturulmuş? Bu sisteme nasıl eleştiriler getirilebilir? V.b. konular, Risalelerde diğer düşünce kitaplarındaki gibi ele alınmaz.

Yine konular baştan aşağı, birbiri ile irtibatlı, birbirini açıklar tarzda işlenmez.  Risale, giriş, gelişme, sonuç süreci içinde tamamlanan bir kitap değil.  Ancak bu dağınık görüntüsü içine bir mantık örgüsüne, konu bütünlüğüne sahiptir. Kendi içinde tutarlı bir mantığı ve bütünlüğü var. 

Sanki Bediüzzaman’ın (R.aleyh) kendine özgü kavramları ve bir düşünce örgüsü, düşünce sistemi yokmuş gibi algılanabilir. Ancak biraz dikkat edildiğinde Bediüzzaman’ın (R.aleyh) kendine has kavramları, üslubu, düşünce sistemi tüm ihtişamı ile ortaya çıkar. Bu üslup belki Risalelerin hitabının genelleşmesini sağlayan bir özelliğidir. Bediüzzaman (R.aleyh) risalelerde o kadar doğal bir dil kullanır ki Risalelerden herkes kendince yararlanır.

Risaleler ontolojik bir bütünlük içinde yazılmıştır. Bediüzzaman bir saat tamircisinin, saatin çalışma sistemini bilip izlediği gibi izlemekte ve açıklamakta. Ancak açıklarken kendi belirlediği önem sırasına göre açıklamakta. Okuyucu dikkatle bakmadığında bunun farkına varmamakta.

Risaleler sadece bir tefsir kitabından ibaret değil. O bir hareket kitabı. Kendi döneminin temel ihtiyaçları yanında gelecek döneme de ışık tutan bir kitap. Geçmiş İslam Medeniyetini kucaklayan ve gelecek için yeni bir İslam Medeniyeti projesi sunan bir eser. Bu nedenle İslami her konuyla ilgili ipuçları bulmanın mümkün olduğunu iddia etmek abartılı olmaz. Ve yine bunu da bütüncül düşünce sistemi içinde yapar.

Risaleleri yukarda kısaca belirtilen özellikleri dikkate alarak nasıl okumalı?  Bir konuyu Risalelerde araştıran kimse, o konu ile ilgili tüm Külliyatı taramalı, bulduğu paragrafları birleştirmeli ve bir risalecik haline getirmeli. Ortaya çıkan risaleciğin bütününün, o konuyu farklı yönleri ile ortaya koyan neredeyse farklı bir kitap olduğu ortaya çıkacaktır.

Risalelerdeki kelimeler direk kavramsallaştırılarak kullanılmamıştır. Kelimelerin nasıl kavramlaştırıldığı okuyucunun çabasına bırakılmıştır. Okuyucudan, kendi gayreti ile kelimelerin kavramsal anlamını keşfetmeleri bekleniyor. Benzer, İslami metinlere aşina olanların bu konuda daha başarılı olacakları söylenebilir.

Yine Risalelerin ontolojik bütünlüğünü kavramak da okuyucunun gayretine kalıyor. Bediüzzaman       ( R.aleyh ) Allah, evren, insan, ahret konularını ontolojik bir sistem içinde anlatıyor. Bediüzzaman’ın     ( R.aleyh ) kafasında her şeyin yerli yerinde durduğu bir düşünce örgüsü var. Bediüzzaman’ın ( R.aleyh )  düşüncesini bir bütün halinde kavramak da okuyucuya düşüyor.

Bediüzzaman’ı ( R.aleyh ) hakkıyla anlamak için yaslandığı kültürü, yaslandığı kültürün terminolojisini, problemlerini bilmek, O’nun konumunu idrak etmede yardımcı olur. Bu arka plandan habersiz olanların O’nu asıl konumuyla idrak edememesi kaçınılmaz olacaktır.

Biz yukarda belirtilen usül dâhilinde Risalelerdeki konuları- öncelikle ontoloji - ele alıp blogda paylaşmaya çalışacağız. Risaleleri, bütünlüğünü dikkate alarak, ilgili konuları peş peşe ve ile ilgili paragrafları mümkün mertebe bir araya getirerek inceleyeceğiz.

Amaç, Risaleleri, bütünlüğünü koruyacak bir devamlılık içinde araştırma. Ancak gündemin zorlaması sonucu Risalelerin gündemdeki konularla ilgili paragraflarını da aktarmak gerekebilir. Bu hallerde gündemin belirlediği konulara da değinilebilir.

Risaleler niçin okunmalı? Veya niçin Risale okunmalı?  

Bu sorunun cevabının birazı yukarda ki paragraflarda. Bediüzzaman ( R.aleyh ) ülkemiz, yaşadığımız bölge ile ilgili problemler ve Kur’ani çözümleri üzerinde düşünmüş bir âlim. Tecrübelerinden yararlanmak için okunsa yeridir. 


Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...