“Açılsın da Yollar Sana Geleyim”
Hatice ATASOY

“Açılsın da Yollar Sana Geleyim”

Bir heyecan, bir özlem fırtınası yaşıyor yüreğim şimdi. Her gidenin arkasından bakakaldığım ve içimi derin bir burukluğun kapladığı hüzünler bitiyor artık. Bu kez el sallayan değil, uğurlanan olma bahtiyarlığına ereceğim İnşaAllah. “Açılsında yollar sana geleyim ” diye mırıldanırken, Mustafa Hoca'nın; “özlemekten yoruluşum” şiiri bir başka yanık geliyor. Bir hayal âleminde, yeni uçmayı öğrenen kuş misali kanat çırpıyorum sevgiliye doğru.

Büyük lütuflarıyla ikramda bulunan Rabbime sınırsızca hamd ederken, yüklenip heybeme tüm insan hallerimi, umudu ve sabrı da yanıma alıp çıkıyorum yola...

 Önce Ravza, diyorlar; daha bir kamçılanıyor özlemim, yaşasın ilk önce yeşil kubbeyi göreceğim! Adına şiirler, ezgiler yazılan Medine’nin gül kokusunu çekeceğim içimin ta derinliklerine. O’nun gezdiği sokakları, caddeleri seyrederken, ayak bastığı toprakları aziz bileceğim. Selâmlar birikti güller ağırlığınca, bir bir sunacağım âlemlerin efendisine… O'nu karalamaya çalışanlara inat, ülkemin insanının onu ne kadar çok sevdiğini söyleyeceğim… Sevgisinin bir çağlayan misali, yüreklerde şehlâ şehlâ okyanuslara dönüştüğünden bahsedeceğim. Bizden utanmasın diye, utandırmayalım diye düşe kalka da olsa bu çağda onu anlamak için çabalayanları anlatacağım.

Hicreti, Uhud’u çok boyutlu yaşamalı ve Taif sancılarımı yenilemeliyim! "Lebbeyk Allahumme Lebbeyk"... Buyur Allah’ım ben geldim. İşte evinde konuğunum, tüm acizliğimle, utangaçlığımla… Mazlum coğrafyamdaki acıları, çocuk ölümlerini, bitmeyen savaşları anlatmalıyım. Ha bir de Kudüs'ü unutmamam gerekli.

 Bilirim ki ev sahibim çok cömert, bana ikramı sonsuz olacak. Nazlansam, şımarsam, yaramaz hallerimi affeder bilirim. “Temiz tut gönül evini, yar gelecek kondurmaya” sözüne binaen temizlemeliyim dünyalık tüm sevgileri, her şeyi arkamda bırakarak "Sana geldim Ya Rabbi! İşte ellerim ve yaptıklarım" diyebilmeliyim. Mekke sokaklarında gezerken, ayetler yüreğime nazil olur mu tekrar? Sümeyye annenin şehadetini hisseder miyim? Bilâl’in kızgın çölde "Ehad" sesi yankı bulur mu? Ya da Ebu Zer’in Kâbe’nin yanında kelime şehadeti, haykırışları, Abdullah bin Mesud’un Rahman suresini okuyuşları, Fatıma annenin "Babacığım" sesleri çınlar mı kulağımda? Kurak topraklarda koşan Hacer’in koşusuna karışmalı saylarım...

 Vahyin inişine şahit olmuş bu kutlu beldede olmanın tüm ayrıcalığını yaşamalıyım ve çoraklaşmış gönül evim yeniden dirilmeli! Hira’dan bakarken Mekke’ye, kendi Hiralarımızı gözden geçirmeli ve azık taşıyan Hatice'ler var mı yoklamalıyım…

 Belki hayal ettiklerimin birçoğunu yaşayamadan döneceğim. Yarım kalacak yanık türkülerimiz. Çünkü zaman çok kısıtlı, en iyisi plân yapmamak ve yaşayabileceğimin zirvesini hoyratça yaşamak... Ve sonra da yüreğime alıp oraları buraya taşımak ve hemhal olmak her daim…

 Biz sekiz arkadaş, azığımızı alıp yola revan oluyoruz nasipse. 23 Ocak akşamı milâdımız, arınmamız, kurtuluş reçetemiz olsun diye. Sabır istiyoruz bolca ve tüm yaralı gönülleri de yanımızda, beraberimizde götürüyoruz… Defterim ve kalemim yanımda yazmak ve sizlerle paylaşmak için. Dönünceye kadar her daim Rabb'e emanet olun! Selam ve dua ile...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...