Soğuk, içimizi ısıtsın
Nevzat ÖZKAYA

Soğuk, içimizi ısıtsın

Kış artık iyiden iyiye kendini fark ettirir oldu.

Karla birlikte soğuğu daha da hissetmeye başlamış olduk derinden.

İşe gitmek için sabahları evden çıkıp otobüs durağına giderken özellikle Bozdoğan Kemeri’nin kenarından yürümeye gayret ediyorum. Kemerin aralarında battaniyeye sarılıp ısınmaya çalışan insanları görürdüm.

“İnsan”ız ya!

İçim ürperirdi.

İnsanlığımı sorgulardım.

İnatla her gün oradan gitmeye çalışırdım.

İtiraf edeyim korkardım orada yaşayanlardan.

Ne yapacakları belli olmazdı hani.

Kafanı çevirirsin, “bir lira” versene diyen biri.

Bir lira “güvenliğiniz” için yeterli.

Unuttuğumuz bir şeyler var dostlar.

Onlar birer insan, nihayetinde.

Senin benim gibi nefes alıp vermekte, nefret etmekle birlikte, sevebilmekte...

Sokaklar onların kaderi değildi alsında. Bilmem kaç katlı binaları tırmanmaya çalışan insanlar bunlardan çaldıkları sevinci bulutların arasında saklamaktalar. Öte yandan kendileri bulutların üzerinde seyri sefer olup âlemleri gezer iken; bu insanlar, ısınmak için battaniyelere sarılıp, nefeslerini ellerine üfleyerek tüketmekteler.

Nefeslerinin ısısı bakışlarındaki ısı kadar değil anlaşılan.

Son iki gündür, havaların da iyice soğuması ile bu defa daha dikkatli bakıyorum aralara.

Arıyor gözlerim…

Gözlüğümün camına düşen yağmur tanelerinin arasından bakıyorum.

 İçimde tatlı bir sıcaklık beliriyor. Hamdolsun o görüntülere rastlamıyorum.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi bugünlerde dışarıda, soğukta kalan insanlarımıza biraz daha fazla mesai harcıyor anlaşılan. Tabii ki bu hassasiyet hep var olmalı ve de devam etmeli. Kimse dışarıda kalmamalı, huzurlu mekân ve sıcak yiyecek, içeceklere sahip olmalı.

Bu bir insani haktır.

İnsan çok güzel bir varlıktır. Bu güzellik kendimize atıftır aslında. Bir çift söz vardır askıda. Biz kendi varlığımızı anlamlandırmaz isek karşımızdaki insanları da maalesef anlayamayız.

Bir taşı, bir ağacı… 

Bir yarayı da sevmeliyiz.

Rabbimiz bizi dünyaya gönderdi ya.

Adam gibi yaşar isek dünyaya bir defa gelmek yeterlidir, uzun yıllar düşlemek yerine günler yaşamak bile kâfidir.

Soğuklar, düşlerimize sirayet etse de uykunun en derin yerinde, bir kuytu yerde rastladığımız kimselerin bakışları içimizi ısıtmalı.

Belediyemize, kimsesizlerin kimsesi olduğu için ve elleri ısıtan sıcak nefese katkılarından dolayı teşekkürler.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...