Belagat Ve İ’rab Çerçevesinde Besmelenin Anlamı
Abdurrahman Kılıç

Belagat Ve İ’rab Çerçevesinde Besmelenin Anlamı

“Besmele görünürde “bism, Allah, Er-Rahman, Er-Rahim” dört kelimedir. Hakikaten ve hükmen ise yedi kelimedir.” der, Merhum Elmalılı.[1]

Daha sonra kelimelerin yapısına değinir.” … sıfat terkibindeki kelimelerin ilki sadece isim, ikincisi hem isim hem sıfat, üçüncüsü yalnız sıfattır.”  Bu ifade edilenler besmelenin   “ ...الله الرحمان الرحيم ” bölümünü ifade eder. Hazfedilen بسم الله الرحمان الرحيم

ب harf-i cerinin bağlı olduğu fiil veya fiilimsiyi katmadan besmeledeki kelimeleri sadece yapısına göre ele alarak:        

(Allah )  isim,  (Rahman) isim, (Rahim) sıfat şeklinde varsaydığımızda;

1-Rahim olan Rahman, Allah… ; 

(Allah ) isim, (Rahman) sıfat, (Rahim) sıfat şeklinde varsaydığımızda ise;

2-Rahim olan, Rahman olan Allah… ; şeklinde çevrilebiliriz.

Buradan kelimelerin oluşturduğu terkiplere geçerek : ” Besmele görünüşte bir izafet tamlaması ile iki sıfat tamlaması ve başında bir ilgi edatı ilişkisinden birleşmiş, bağımsız bir tam cümledir. Gerçekte ise bu bağlantının ifade ettiği hazfedilmiş ve mukadder sözün gelişinden anlaşılan tam bir bağlantı ile gayet kısa, öz ve açık anlamlı tam bir sözdür.” der. [2]

Besmelenin terkip yapısı, izafat tamlaması, sıfat tamlaması, sıfat tamlaması, besmelenin “ الرحمان الرحيم اسم الله “ bölümünü ifade eder. Burada izafet tamlaması iki şekilde düşünülebilir: Birisi lamiye, diğeri beyaniye. Bu ihtimaller dâhilinde aşağıdaki çevirilere ulaşmak mümkün olabilir:

3-Rahim olan, Rahman, Allah adına, (( Allah )  isim,  (Rahman) isim, (Rahim) sıfat, izafet beyaniye )

4-Rahim olan, Rahman olan, Allah adına, ( ( Allah ) isim, (Rahman) sıfat, (Rahim) sıfat, izafet beyaniye )

5-Rahim olan,  Rahman, Allah’ın adıyla, (( Allah )  isim,  (Rahman) isim, (Rahim) sıfat, izafet lamiyye)

6-Rahim olan, Rahman olan Allah’ın adıyla. , ( ( Allah ) isim, (Rahman) sıfat, (Rahim) sıfat, izafet lamiyye )

 “ … bu bağlantının ifade ettiği hazfedilmiş ve mukadder sözün …”[3]  İfadesindeki hazfedilen söz ( fiill ), ilavesi ile besmeleyi şu şekilde yazabiliriz. “ ابداُ بسم الله الرحمان الرحيم  

Besmeleyi بِ harf-i cerinin bağlı olduğu kelimenin fiil ( başlıyorum, okuyorum, içiyorum v.b.) olduğunu varsayarak ve bu fiili besmelenin başında düşünürsek, yukarıdaki 4 cümlenin sonuna başlıyorum, okuyorum, içiyorum v.b. fiilleri ekleyerek çevirebiliriz. Örneğin:

7-Rahim olan, Rahman, Allah adına, başlıyorum,

8-Rahim olan, Rahman olan, Allah adına, başlıyorum, 

9-Rahim olan,  Rahman, Allah’ın adıyla, başlıyorum,

10-Rahim olan, Rahman olan Allah’ın adıyla, başlıyorum.

Besmelenin cemaatle okunduğunu düşündüğümüz hallerde ise fiiller çoğul kipte başlıyoruz, yiyoruz, okuyoruz şeklinde çevrilebilir.

Besmeleyi hazfedilen sözle ( isim) şu şekilde yazabiliriz:  ابتداءي بسم الله الرحمان الرحيم    

Besmeleyi بِ harf-i cerinin bağlı olduğu sözün (isim ), ( başlamam, okumam içmem v.b.) olduğunu varsayarak ve bu ismi besmelenin başında düşünürsek yukarıdaki 4 cümlenin başına, başlamam, okumam içmem v.b. isimleri ekleyerek çevirebiliriz. Örneğin:

11- Başlamam, Rahim olan, Rahman, Allah adınadır,

12- Başlamam,  Rahim olan, Rahman olan, Allah adınadır,

13- Başlamam, Rahim olan,  Rahman, Allah’ın adıyladır,

14- Başlamam, Rahim olan, Rahman olan Allah’ın adıyladır,.

Besmelenin bu şekilde topluca okunduğunu düşündüğümüz hallerde ise isimleri çoğul kipte başlamamız, yememiz, okumamız şeklinde çevrilebilir.

Bediüzzaman بِ harf-i cerinin bağlı olduğu kelimenin “ besmeleden sonra takdir edilir ki hasrı ifade etmekle ihlâsı ve tevhidi tazammun etsin “ der.[4]

Besmeleyi hazfedilen sözü ( fiilli ) sonra takdir – ki bu durumda hasr gerçekleşir-  ederek şu şekilde yazabiliriz :” بسم الله الرحمان الرحيم ابداُ

Bu inceliği dikkate alarak besmeleyi بِ harf-i cerinin bağlı olduğu kelimeyi fiil olarak düşünerek fiil cümlelerinin başına sadece, yalnız v.b. ekleyerek çevirebiliriz. Örneğin:

15- Yalnız, Rahim olan, Rahman, Allah adına, başlıyorum,

16- Yalnız, Rahim olan, Rahman olan, Allah adına, başlıyorum, 

17-Yalnız, Rahim olan,  Rahman, Allah’ın adıyla, başlıyorum,

18-Yalnız, Rahim olan, Rahman olan Allah’ın adıyla, başlıyorum.

Besmelenin cemaatle okunduğunu düşündüğümüz hallerde ise fiiller çoğul kipte başlıyoruz, yiyoruz, okuyoruz şeklinde çevrilebilir.

Besmeleyi hazfedilen sözü ( ismi ) sonra takdir ederek şu şekilde yazabiliriz:

“  بسم الله الرمان الرحيم ابتداءي“ 

Yine bu inceliği dikkate alarak besmeleyi بِharf-i cerinin bağlı olduğu sözü   ( isim ) olarak düşünüp vurguyu cümlenin sonunda yaparak çevirebiliriz. Örneğin:

19- Yalnız, Rahim olan, Rahman, Allah adınadır, başlamam,

20-Yalnız, Rahim olan, Rahman olan, Allah adınadır, başlamam, 

21-Yalnız, Rahim olan,  Rahman, Allah’ın adıyladır, başlamam,

22-Yalnız, Rahim olan, Rahman olan Allah’ın adıyladır, başlamam.

Yine, besmelenin topluca okunduğunu düşündüğümüz hallerde ise isimler çoğul kipte, başlamamız, yememiz, okumamız şeklinde çevrilebilir.

Elmalılı Merhum: “ en büyük müfessirler diyorlar ki :”  بِ  nin buradaki birleştirme manası ya sığınma ve beraberlik veya yardım dilemektir. Birincisinde besmele ibaresi “hal “,diğerinde dolaylı tümleç olur.”der.”[5]  

Besmeleyi hazfedilen söz ( fiille )    ve     بِ ‘i hal ve beraberlik anlamıyla şu şekilde yazabiliriz:

“   ابداُ مع اسم الله الرحمان الرحيم“ 

Bu durumu dikkate alarak besmeleyi aşağıdaki şekilde çevirmek mümkün olabilir:

23-Rahim olan, Rahman, Allah adına, adıyla başlıyorum,

24-Rahim olan, Rahman olan, Allah adına, adıyla başlıyorum, 

25-Rahim olan,  Rahman, Allah’ın adıyla beraber başlıyorum,

26-Rahim olan, Rahman olan Allah’ın adıyla beraber başlıyorum.

Besmeleyi hazfedilen söz ( isimle)    ve     بِ ‘i hal ve beraberlik anlamıyla şu şekilde yazabiliriz:

ابتداءي مع اسم الله الرحان الرحيم “

Bu durumda besmeleyi aşağıdaki şekilde çevirmek mümkün olabilir:

27-Rahim olan, Rahman, Allah adı ile adınadır başlamam,

28-Rahim olan, Rahman olan, Allah adı ile adınadır başlamam, 

29-Rahim olan,  Rahman, Allah adı ile adınadır, başlamam,

30-Rahim olan, Rahman olan Allah adı ile adınadır, başlamam.

“İşte iki sıfat ilgisi ile bir tamlama ilgisinden oluşan terkibi başındaki "  ب" edatı ile dolaylı bir nesne veya bir hal meydana getirip gizli bir fiil cümlesinin failine bağlanarak tam ve tafsilatlı bir sözün beliğ (düzgün ve sanatlı söz) ve kısaltılmışı olmuştur. Burada hazf edilmiş (gizlenmiş) olan fiil besmele çeken kimsenin teşebbüs edeceği okurum, yazarım, yerim, içerim, kalkarım, otururum, başlarım v.s. gibi bir fiildir. Herhangi bir kimse başlamak üzere olduğu maksadını kalbinde gizleyerek besmeleyi çeker ve Allah'ın ismini işinin başına ara vermeden yapıştırabilir. İşte bu genel faydayı temin etmek için cümlenin iki unsuru olan fiil ve fâil hazf edilmişlerdir.”[6]

Yani her fail kendi fiiline, haline uygun bir niyet ve anlamla besmeleyi okur. Bu durum her insanın besmeleyi her okuyuşunda, farklı anlamlarla okumasını sağlar. Besmelenin bu anlamı vermesi, her okuyanın fiiline göre farklı anlamlara gelebilmesi, ancak besmeledeki bu icazla, bu ifade şekli ile sağlanabilir. Aksi durumda besmele bir anlamı ile bir fiile başlamayı ifade edecek şekilde dondurulmuş olurdu. İnsanların besmeleyi bu şekilde okumalarının amacı Allah’ı zikrederek ondan yardım talep edilmesi içindir.“ Bu itibarla besmele kudret-i ezeliyenin taalluk ve tesirini cezberder. Ve o taalluk, abdin kesbine ve işine yardım edici bir ruh olur. “[7]

Üstad Elmalılı faili insan olarak düşünür. Üstad Bediüzzaman bir adım ileri giderek besmeledeki hazfedilen failin tüm varlıklar olduğunu ifade eder.

“ Bil,  ey nefsim, şu mübarek kelime, İslam nişanı olduğu gibi, bütün mevcudatın lisan-ı haliyle vird-i zebanıdır.”[8]

O halde her bir varlık kendi fiil ve haline uygun bir tarzda besmeleyi okur. Besmele âlem-i gayb ve şehadetde hareket eden varlıkların her hareketlerinde okudukları bir zikir olur. Besmeleye bu geniş ve kapsayıcı anlamını da bu veciz hali verir.

Bediüzzaman besmelenin farklı bir boyutuna daha dikkat çeker. Besmelenin tek başına anlamını vurgular.

“Evet, bismillah öyle bir nurdur ki, bu nur, hiçbir şeye bağlı değildir. Hatta bu nurun “ car ve mecruru “ bile hiç bir şeye muhtaç değildir.”[9]

İmam Şafi’de ( R.aleyh)  besmelenin her sure başında, o sureden bağımsız bir ayet olduğunu söyler. Besmele hiçbir metin, fiil, fiilimsiye bağlanma ihtiyacı duymadan kendi başına anlamı olan veciz bir cümledir. Veciz olduğu kadar derin ve kuşatıcı anlamları olan bir cümle…

Kur’an-ı Hakimdeki her Besmele başında bulunduğu surenin temasına uygun farklı bir anlam taşır. Suredeki tema ve anlamlar adeta Besmelenin anlamından sudur eder.

Evrendeki her varlık hareketine Besmele ile başlar, hareketine uygun bir halde Allan’ın (c.c.) kudretinin taallukunu ister. Allah’ın (c.c.) kudreti o andaki durumu göre tecelli eder. Zerreden gezegenlere, sistemlere, galaksilere… Hücrelerden, canlılardan, türlerden… Bu hal anbean devam ededurur.

 الله اعلم بمراده


[1] ) Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, Çelik –Şura Yayınları, İstanbul,  Tarihsiz, sh. :44.

[2] ) Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, aynı eser sh. : 59.

[3] ) Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, aynı eser sh. : 59.

[4] ) Bediüzzaman Said Nursi, İşaratül- İ’caz fi Mezen il- İcaz, Envar Neşriyat, İstanbul 1992,sh.:3.

[5] ) Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, aynı eser sh. : 63.

[6] ) Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, aynı eser sh. : 60

[7] ) Bediüzzaman Said Nursi, İşaratül- İ’caz fi Mezen il- İcaz, Envar Neşriyat, İstanbul 1992, sh.4.

[8] ) Bediüüzaman Said Nursi, risale-i Nur Külliyatı, Sözler, nesil Yay.İstanbul 1966, sh.: 3

[9] ) Bediüzzaman Said Nursi, İşaratül- İ’caz fi Mezen il- İcaz, Envar Neşriyat, İstanbul 1992, sh.14. 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...