Dillerde Fetih, “dîl”lerde Fatih
Nevzat ÖZKAYA

Dillerde Fetih, “dîl”lerde Fatih

Kurulduğu günden buyana Genel Başkan Ekrem Erdem öncülüğünde çok önemli çalışmalara imza atan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED), gittikçe güzelleşen ve bir edebiyat dergisi kimliğini kazanmış olan Dil ve Edebiyat dergisinde Şiir Derneği Başkanı ve TDED Eğitim ve Kültür İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gazeteci Yazar Nevzat Bayhan, yayın yönetmenliğini Üzeyir İlbak’ın yaptığı Dil ve Edebiyat dergisindeki yazısında Fetih dili, fethin dîli’ başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Yazar Nevzat Bayhan, Fetih dilinin Fatihlerin veya “müjde”ye nail olmak isteyenlerin dili olduğunu vurguladı.

Fetih'in gönüllere hitabeden, kırgın vicdanları tamir, küskün ruhları ihya, dargın insanları hayata kazandırma dili olduğunu söyleyen Bayhan, “Fetih insanın ortak evrensel değerlerini bayraklaştıran bir dîldir.”diyor.

Bayhan’a göre “Fetih dîli barış yüklü, huzur renkli, mutluluk bedenlidir.”

İstanbul’un fethi ile birlikte Fatih’in azınlıkları sindirmek yerine yerel dillere olağanüstü değer verdiğini, çeşitli dil ve dinlerden insanları İstanbul’a çekerek bu gökkuşağına yeni renkleri kondurarak barış dilinin ahengini oluşturduğunu söylüyor Bayhan ve “Mücadeleler zafer içindir, gayretler sonuca ulaşmak, cehd ve azim hedefe varmak içindir. Nihai noktada maşukunu bekleyen hedefe ulaşma,  aslında çok daha önemli bir hedefi (aşkı) içinde bulundurma lisanıdır.”diyor.

Bayhan: “Medeniyetten nasip almamış Batı’da; Londra’da, Berlin'de, Paris'te, Viyana'da, Madrid'de "din sapkınları" kovuluyor ya da canlı canlı yakılmaları izleniyorken, bütün bu şenaat ve denaetler işleniyorken Fetih Dili’ne meftûn İstanbul; hem Müslüman hem laik, hem Asyalı hem Avrupalı, hem geleneksel hem çağdaş, çok dinli çok kültürlü bir başkent olarak dünyaya fetih lisanıyla insanlığı haykırıyordu.”şeklinde ifade etti.

Fatih’in İstanbul’u Fethederken kullandığı dilde; Mekke’yi fetheden Hz. Muhammed’in (sas) affediciliği, müsamahası, mağluplara sonsuz haklar bahşetme ve civanmertliği gibi yüksek hasletlerin mündemiç olduğunu, Bizans’ın merkezi Konstantiniyye’ye mağrur ve imha eden bir diktatör değil kalpleri ve mekânları imar eden adil bir sultan olarak girdiğini söylüyor Bayhan.

Fetih dilinin; eğitimde, ticarette, şiirde, edebiyatta, bilimde kendini göstererek bir medeniyet dilinin adı olduğuna vurgu yapıyor yazıda.

Fatih ve Selahaddin Eyyubi’nin “imar” dilinin galibiyetine karşı Avrupa’nın en kalabalık şehri olan Kurtuba’da, Kudüs’te yüzbinlerce Müslüman’ın kılıçtan geçirildiğini ve muhteşem bir medeniyetin yok oluşuna dünyanın şahit olduğunu söylüyor.

Bayhan, “Her hangi kavme (size yaptığı zulümden dolayı) olan kininiz, sizi onlara zulmetmeye ve onlara karşı haddi aşmaya götürmesin, (aksine, size kötülük etseler dahi, onlar hakkında) adaletli davranın. Affetmeniz, takvaya daha yakındır." (Mâide Sûresi, 5/8) ilahî fermanının bu yola ışık tuttuğunu hatırlatıyor, Fatih’in insanlığa sunmuş olduğu;

“Hüner bir şehri bünyâd itmekdür

Reaya kalbin abâd itmekdür”  fermanıyla tarihe altın bir anlayışı bağışladığını, Fetih dili harp sırasında, gerekse de mücadele arenasında ve sonrasında mağluplara veya maiyetine girenlere karşı insanî ortak evrensel değerleri ifade etme becerisi olduğunu dile getiriyor.

Bayhan Dil ve Edebiyat dergisindeki yazısını: “Fetih Dili, adaletin uygulanması, düşünce özgürlüğünün son sınırına kadar ikâmesi, mazlum ve mağdurların yaralarının sarılması, acılarının dindirilmesi, kimsesizlerin sahiplenilmesi muhtaçların ihyası ve zayıfların kollanmasını dünyada hükümferma etme dilidir.

Fetih dili Fatihlerin veya “müjde”ye nail olmak isteyenlerin dilidir.

Dillerde Fetih, “dîl”lerde Fatih olmak temennisiyle..” bitiriyor.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...