Senden yine sana şikâyetle adalet istiyorum
Nevzat ÖZKAYA

Senden yine sana şikâyetle adalet istiyorum

Padişahlardan birisinin korkunç bir illeti vardı ki o illetin adını tekrarlamak ahlaka edebe değildir.

 

Yunan tabiplerinden biri dediler ki: “Bu derdin devasını ancak, şu sıfatlarla mevsuf bir in­sanın ödü olabilir.”

 

Padişah emretti tabi ki, her tarafa arayıcılar çıktılar, o sı­fatlara sahip bir insan bulalar.

 

Uzun bir müddet aramalarının sonunda bir köy­lü çocuğunu buldular ki tabiplerin dedikleri sıfatlar on­da tamamı ile mevcut idi.

 

Padişah çocuğun anasını, babasını çağırttı. Onlara birçok para, mal, mülk vererek onları razı etti.

 

Sonra padişah işi kadıya havale ile çocuğun katli için fetva istedi.

 

Kadı: “Padişahın vücudunun selâmeti için ahaliden birisinin kanını dökmek caizdir.” diye fetva verdi.

 

Çocuğu meydana getirdiler.

 

Cellât geldi.

 

Çocuğun boynunu vur­mak için kılıcını çekti, hazırlandı, işaret bekledi.

 

Tam o sırada çocuk gözlerini göğe dikti.

 

Gülerek kendi kendine bir şeyler söylendi.

 

Çocuğun gülmesi padişahın dikkatim celbetti: “Çocuk! Bu gülecek zaman mıdır?” diye sordu.

 

Çocuk ona şöyle cevap verdi:

 

“Padişahım, çocukların nazı anasına, babasına geçer;

 

dâvayı kadıya götürürler;

 

adaleti padişahlardan isterler.

 

Gel gelelim şimdi benim anam babam dünyanın fâni metâı için beni ölüme teslim ettiler;

 

kadı kanımın dökülmesi için fetva verdi;

 

pa­dişah ise kendi sıhhatini benim ölümümde görüyor.

 

Allah’tan başka, bir sahibim kalmadı şu an yanımda.

 

Onun için göğe bak­tım;

 

onun adaletini merhametini istedim ve bana acı­yacağını bildiğim için sevindim, güldüm...” dedi.

 

“Senin elinden kime feryat edeyim?

Senden yine sana şikâyetle adalet istiyorum.”

 

Çocuğun bu sözünden padişah müteessir oldu, gözleri doldu: “Benim ölmem, böyle bir kanı­nın dökülmesinden  gireceğim günahtan daha evlâdır.” dedi. Çocuğu kucakladı, başını, gözünü öptü. Ona hadsiz hesapsız para, mal, mülk verdi, onu azat etti.

 

Bu hikâyeyi nakledenler derler ki, padişah hemen o hafta içinde o dertten şifa buldu.

 

Biz başkasının canı acıtarak kendi derdimize derman bulacağımızı zannediyoruz. Halbuki derdimizin devası bizim yüreğimizde saklı.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...