Yürek Dokunuşları
Hatice ATASOY

Yürek Dokunuşları

Sayfalarca yazıyla anlatılamayan duyguların, kısacık dizelerle söze dökülmesidir şiir. Savaşları, aşkları, kırgınlıkları, yanık sevdaları barındırır içinde.


Okurken, bir sevgi denizinde uzunca yelkenlerle yol alıp gideriz. Boğazımıza düğümlenen özlemlere tercüman olur şiirler ve biz içimizde gurbeti yaşarken, omzuna yaslandığımız koca bir dağ gibi sarıp sarmalar benliğimizi.


Ateşe konan kelebek kadar cesur, kabaran deniz dalgaları kadar hoyrat, bir çocuğun gözlerindeki tebessüm kadar masumdur şiir.


Karanlık bir gecede yalnızlığı yudumlarken anne sıcaklığında sıcacık bir el gibi okşar bedenimizi. Sade, yalın ve içtendir cümleleri.


Var oluş gayesinin dudaktan kalbe inen bir aşk serencamıdır şiir. Suskunların dili olur çoğu kez yaşamamış hikayelerin hazin sonu onda düğümlenir.


Bülbülün güle sevdasını, Mecnun’nun Leyla’ya olan aşkını Yusuf ‘un (as) iffete bürünüşünü onda görür, Dervişi Yunus’la severiz, Muhabbeti Muhammed’le (s.av)…


Tasavvurlarında ilahi esintiler olan şairler bir başka ince dokunur yüreklere, yorgun gönüller huzur bulur onunla.


Şiir, sessiz bir çığlığın kasırgaya dönüşmesidir. Hırçın olur bazen feryadını çok ötelerden duyarız.

Her nisan ayında güllerle süslenmiş naatlar doluşur içimizde. Gülden evler, gülden bahçeler yaparız, gül kokusunu çağa taşımak için ve gül çocuklar selam durur divanında.


Şiir iç sancısı, yürek kabarmasıdır. Hüzünlerin yatağı, içe akan gözyaşlarının teselli duvarıdır.


Derin yaralardan derin şiirler dökülür bir ışık hüzmesi eşliğinde.


Kuş cıvıltıları, telli duvaklı bahar çiçekleri, rengârenk kelebekler, şiirde bir başka anlama dönüşür, başka bir gözle bakarız kâinata.


Dağ çiçeğinin buram buram rahmet kokan güzelliğine davet eder bizi, bazen de göğü süsleyen yıldızlara bakarak tefekkürle iç dünyamızı inşa etmeye çağırır. Hiç beklemediğiniz bir anda, ağustos sıcağında, yüzümüzü okşayan ılık bir meltem olur.


Kapkaranlık gecelerde yıldızlar eşliğinde ya da mum ışığında yazılmış şiirler vardır okumaya kıyamadığınız. Belleklerimize kazınmış hiç eskimeyen şiirler. Buram buram hasret kokan. Yazanın içine kalbini koyduğu zarifce dokunuşlar…


“Şiir mutlak hakikati anlama işidir” Der Necip Fazıl. Hakikatın peşinde olan güzel insanlara selam olsun. Şairlerimizi rahmet ve minnetle anarken tüm dostlara da şiir gibi bir hayat diliyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...