Kardeş olduğumuzun farkına varmak…
Nevzat ÖZKAYA

Kardeş olduğumuzun farkına varmak…

“Gavurdan dost, domuzdan post” olmaz demiş büyüklerimiz. Ne de güzel demişler değil mi? Yaşadığımız ve gördüğümüz malum ve de fazlalıktan gelen “eksre”ler bunu daha da belirginleştirmiştir.

 

Bir zamanlar, sohbet ortamlarında kullanılan “Vahşi Batı” tamlaması manidardı. Yıllar önce televizyonda gösterilen bir film de izlemiştim bu isimle. “Vahşi Batı” o filmle benim hafızama yer etmişti. Evet, şu anda “Vahşi Batı”nın ne olabileceğini daha iyi kavramış durumdayım.

 

Acıyan  “yanı”ma, devasız “yaram”a baktıkça…

Bunu daha iyi anladım.

Şimdi, gözyaşları zamanıdır.

Ocak, Şubat ayı, Kışın en görkemli ve “nam”lı aylarıdır.

Ve kıştan eser yok. Kar yok, yağmur yok.

Rahmet sahibi rabbimiz rahmetini üzerimizden uzaklaştırmış olmalı.

 

Akıllanmak için, düşünüp kendimize gelmek için… Yağmur yoksa bu “susayan” toprakları gözyaşıyla ıslatmalı. Sağanak sağanak gözyaşlarına ihtiyaç var coğrafyamda. Yağmur yerine kanlarla sulanan topraklarımızda kardeş kardeşi “vurma” hesabında. Sularlar dolması gereken barajlarımız, göllerimiz kanlarla dolmuş durumda. Nehirlerimiz su yerine kan akmakta. Tüm insanlık bir “acz”in içinde. Cömert ve şöhret sahibi Yüce Yaratan’ın buyruğu ancak bizi avutabilir. Bu acıyı ancak O dindirebilir. Dün kol kola yürüdüğümüz insanlar, aynı safta yan yana durduğumuz “adam”lar, aynı kelimelerle, aynı cümlelerle ortak “Rabbimiz” olan yüce yaratıcımıza, ortak “duygu”larımızı arz edişimiz… ve şimdi… Kardeşler, kardeşlerimiz… Ne acı ki bu insanlar “kardeş”ler olarak söylediklerini duyamamakta. Seslerinin firekansı alemi inletirken kendi kulakları bu desibenti duyamayacak kadar “ağır”laşmakta.

 

Kardeşlerimizin güzellikleri ve iyilikleri görmeliyiz, kalemlerimiz o güzellikleri yazmaktan onur, gurur duymalı. Kalemlerimiz utanacak sözcükler yazmamalı. Utanç duyulacak “söz”leri kalem yazmamalı, onu işleyen mürekkep gün gelip utanmamalı. Yazmaktan şeref duyacağımız kelimeleriz olmalı. Evet, kalemin yazacağı en güzel kelimelerden biri “kardeş”liktir. Bunu sürekli gündemde tutmalı. Şefkat ve merhamet sahibi Yüce Yaratan’ı incitecek duygular kâğıtlara dökülmemeli. Bizim yufka yüreklilik, mürüvvet sahipliği gibi herkesçe beğenilen hasletlerimizi ön plana çıkartmalıyız. Gündemimizde; acizler, dullar, muhtaçlar ve afetzedeler, felaketzedeler olmalı. Kardeşimiz bir yana; milleti, dini, rengi, ahengi ne olursa olsun, bütün muhtaçları ve kimsesizleri düşünmeliyiz.

 

Ey büyüklerimiz, bizi “mamur” edecek sözler duymak istiyoruz sizden. Gelin kardeşler olalım. Kardeşlerimizin arasını yapalım.

 

“Ancak Müslümanlar kardeştir” düsturu gereği, bizler kardeşiz. Öyleyse kardeşlerin arasını yapalım. Kardeşin kardeşi öldürmediği, üzmediği bir dünya hayal ediyorum. Dünya herkese yeter. Allah’ın nimeti herkese yeter. O’nun merhameti ve şefkati her yeri kuşatmıştır, alemi ervahı kuşatmıştır. Kardeşliğimizi yüceltelim.

Çünkü, “Ancak Müslümanlar kardeştir”

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...