Gül Altuntaş ''Kadınlar Günü'' De Ne Ola Ki?
''Kadınlar Günü'' De Ne Ola Ki?
Gül Altuntaş

''Kadınlar Günü'' De Ne Ola Ki?

Tam sekiz çocuğu vardı, ama sorsan bir tanesini bile doğru düzgün kucağına alıp sevmişliği yoktu. O'na sorarsan çoğalmak sünnetti.

Köyünde babadan kalma bir kaç dönüm tarla geçinmelerine yetmediğinden, nerdeyse eli kürek tutmaya başladığı günden beri, gurbete tarım işçiliğine çıkarlardı. Beyaz kumaştan, bir odalık, zemini ıslak çamur üzerine kurulmuş bir çadırda geçerdi senenin yarısı.

O tarla senin bu tarla benim geze dolaşa sekiz tane de yavru. Kiminde ayakkabı yok, kiminde esbab. Yaz günü tekleri kaybedildiğinden, biri yeşil biri mavi lastik çizmeler, kış günü, büyüyen abiden kalma, yırtık ve yamalı incecik mintanlarla büyümeye çalışan yavrular. Kazakmış, hırka, bereymiş hiç bilmeden büyümek işte...

Memleketteki tarlanın hasadı, gurbete çıkıp çalışarak elde ettikleri hasılatın hepsi ancak bu kadar standart sağlayabiliyorken hayatlarında, beyefendi, kendi çapında dindarlık rolü de oynardı.

''Kadın dediğin; Allah’tan sonra itaat edilecek varlık varsa o da eşine itaatle yükümlüdür'' diyerek, eşini kölesi bilmeyi ibadet sanarak rahatlatırdı ruhunu. Kadın sekiz çocukla, üstüne de sarı sıcağın altında tarla ve ev işiyle uğraşmaktan nefes bile alamazken, o beş vakit namazını kaçırmamış olmakla övünürdü her söz başında.... Nerede bir tekke var, oraya gidip şeyhin elini öpmekle geçerdi, çalışmadığı dönemlerdeki vakti de..

Dedik ya , kendi çapında öyle meşguldü ki, çocuklarının yüzüne konduracağı bir buseye bile vakti yoktu işte.. Sanki hasbel kader dünyaya gelmişlerdi yavrucaklar. O'nun felsefesine göre rızkı veren ALLAH’tı ya, nasıl olsa büyürdü çocuklar...(?)Tabi, bu mantıkla, çocuklarının bir pamuklu şeker uğruna yutkunduğunu hiç göremezdi. Çerçiciden tek elma şeker almak uğruna, komşunun kümesinden yumurta aşıran çocuğundan da haberi olmadı hiç bir zaman. Eşinin ahının vebalini de düşünmedi elbet hayatı boyu... Dindardı, şeyhler şıhlar meclisinde idi ya, yeterdi işte cennetlik adam olmasına... Tabi o köy senin bu köy benim, şıh, şeyh, ocak, dolaşırken de eli boş varmak olmazdı. O yüzden yazın zar zor çalışıp elde ettikleri hasılatı şeyhine şıhına hibe etmekten de imtina etmezdi....

Çocuklarının açlıktan ağladığı zaman, komşunun verdiği bir parça somunla geçirilen günler de umurunda değildi..... Hedef ahiretti, burası geçiciydi, dünya işlerine dalmamak gerekti.....(?)

Büyük zatların gönlünü hoş tutmak evdeki yavrucakların açlığından daha önemliydi. Kadın zaten dünyanın fitnesi olduğundan, burnunu uzatmamak gerekti. Gülmesine fırsat verilmemeliydi ki, azmasın.

Koca bir ömrü aynen bu şekilde tamamladı. Ne eşine ne çocuklarına hayrı dokunmadan.. Eşi hakkını helal etmeden gönderdi onu ahret yurduna. Her bir çocuğu bir yerde heba oldu, kalan çocukları adeta dini imanı kendi sefaletlerine bir numaralı müsebbip sanarak büyüdüler... O'nun yarım yamalak, cahil aklıyla telkin ettiği dinden uzaklaşarak.... Keşke vardığı yerde , umduğuna nail olabilmiş olsa.!(?)...

Sanırsam rabbimin istediği dindarlık bu değil ! Olmamızı istediği dindarlık bu değil.! Ülkemde kadınlar günü kutlayıp sahte mesajlar atılacağına, kadınlarımın sefaletine çözüm bulunsun. Cehalete çözüm bulunsun. Cahilin dindarlığı da zarar.

Bu yazdıklarım kurgu değil, tamamen kendi çevremden, mahallemden, köyümden canlı örnekler.

Öte mahallenin kadınlarının nasıl heba olduğunu zaten bilmiyorum. Sırf kendi mahalleme baksam bile yeter kadınlarımızın nasıl dramlar yaşadığını, nasıl çocuklarımızın heba olduğunu görmek, sonra o çocukların, yeni öğütülecek kadınlar, kadınını heba edecek adamlar olacağını düşünmek.

Bitmeyen kısır döngüde heba olan hayatlar olduğunu bilmek. Sahte kadınlar günü kutlayacağınıza cehalete çözüm bulmaya, karanlığa bir mum yakmaya çalışmak olsun hedefimiz.

KADINLAR GÜNÜ, kutlanmasın! bu coğrafyada -kadın olduğumuz için- kutlanmamıza yüreğiniz el veriyor mu? Kandırmayın bizi, zaten biz de , oldum olası hiç inanmıyoruz bu sahteliğe..

O yüzden boşuna çaba sarf etmeyin, klavyenize dokunup parmaklarınızı yormayın. Kandırmayın kadınları ! Zaten kandıramıyorsunuz da...

Yavrularına, okul harçlığı veremeyen bir annenin; içkili kocasından bir tok dayak yiyen; izbe barlarda, meze olan; işini kaybetmemek adına, patronunun tacizine ses çıkaramayan; tüm ömrü temizliğe giderek heba olan; fabrikadaki gece vardiyasından dönerken, tecavüze uğramamak için, yüreği ağzında sokakta yürüyen; ömrünü çocuk yaştan beri, tarlalarda işçilikle sürdüren; ve daha nice ömrü çalınmış kadınların kadınlar günü kimlerin umurunda sizce?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ensarullah’tan Suudi Arabistan’a Tutuklu Hamas Üyelerine Karşılık Suudi Subayları Serbest Bırakma Telifi
Ensarullah’tan Suudi Arabistan’a Tutuklu Hamas Üyelerine Karşılık Suudi Subayları Serbest Bırakma Telifi
Kudüs Gönüllüleri’nden Corona Virüs Mağdurlarına Yardım Eli…
Kudüs Gönüllüleri’nden Corona Virüs Mağdurlarına Yardım Eli…

istanbulbotoks.com esenyurt escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort kayaşehir escort avcılar escort istanbul escort ümraniye escort pendik escort