Hasta Ve Hasta Yakınları Yol Gözlüyor
Recai Yurdan

Hasta Ve Hasta Yakınları Yol Gözlüyor

 “Kuran’da öyle bir şey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir.”  İsra -82

Hz Muhammed (sav) şöyle buyuruyor: “İki nimet vardır ki insanların çoğu bundan aldanmıştır. Bunlar, sıhhat ve boş vakit.”

Hazan mevsimiyle beraber yaprakların döküldüğü gibi insanların belli bir yaştan sonra gerileme devrine girmesi hakikattir. Sadece yaşlılarımız değil çoğu zaman gençlerimizde hastalıklara duçar oluyor. Bu hakikati yakından yaşayan insanlardanım. On yıla yakın hastane koridorlarında, acillerde ve servis katlarında günlerim ve gecelerim geçti.

Çıraklık dönemimi 1998’e kadar babamla sürdürdüm. Babamın vefatından sonra 2000’li yılların başında kalfalık dönemimi kardeşimle geçirdim. O da hakka yürüdükten sonra ustalık dönemimi oğlumla yaşadım.

Bu tecrübelerimden sonra hastanelerde çok şeylere şahit oldum. Hayatın acı gerçeklerini o mahallelerde daha iyi bir şekilde anlamış oldum. Bizler hastaları ziyaret ediyoruz. Bunu daha sıklıkla yapmamız lazım. Eğer aynı şehirde isek telefonla aramak yerine ziyarete gitmemiz, onların teveccühünde yanlarında olmamız lazım. Bu davranış hastaların moralini kat kat arttırıyor.

Hasta duası ana baba duasından sonra kabul olacak duaların içindedir diye inanıyoruz. Son dönemde seküler hayatın keşmekeşi içerisinde gözetlemem odur ki hastalarımızı ziyaret edip maddi ve manevi yardımdan uzak sadece kendi hayatımızla iç içe yaşam sürdürüyoruz. Yalnızlaşarak kapıyı içerden kilitleyip hayatı akıp gideni dışarıda bırakıyoruz. Ama şunu unutmayalım ki hastalıklar bizi ve sevdiklerimizi her an için bulabilir.

Bu gerçeği unutmadan Müslüman duyarlılığı ile hastalara karşı ilgimizi, alakamızı arttıralım. Özellikle kan ihtiyaçlarında yardımcı olmak için öncü olalım. Hastaları ziyaret ettiğimizde “bir şeye ihtiyacın var mı ” sorusunu yöneltmek yerine usule uygun şekilde sormadan kendilerine maddi destekte bulunalım. Orta halli bir insanın bu imtihan doğrultusunda giderleri artış göstermektedir. Hasta ziyaretlerinde gerektiğinde el temasında bulunmadan temasımızı gözümüzle ve sesimizle yaparak enfeksiyon riski taşıyan hastalar konusunda hassasiyet gösterelim. Ziyaretlerimizi mümkün olduğu kadar kısa tutalım.

Hastalar zayıf ve naiftirler çabuk alınırlar. Özellikle hastalarla, hasta yakınları ile ilgilenirken hassas davranmalı sözlerimizi seçerek konuşmalıyız. Hastalar ruhen ve bedenen kırgındırlar.

İnsan eti ağırdır ve onu temizlemek paklamak meşakkatlidir. Bunu yaparken hastayı incitmeden  davranılmalıdır.

Diyeceğim odur ki hastaneye hasta ziyaretlerine gittiğimizde attığımız her adımın hastaya ulaşana kadar bizleri Allah’a yaklaştıran sevaplara dönüştüğünü aklımızdan çıkarmayalım.

 “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” Kanuni’nin hastalık anında söylediği önemli bir sözüdür.

Rabbimiz bize öyle bir sabır ve tevekkül ver ki hasta olduğumuzda sana isyan etmeyelim. Hz Eyyüb’ün sabır öğretisinden ders çıkarıp hastalık imtihanlarında başarılı olalım.

Rabbimiz hastalarımıza bakarken sabrı bize ihsan et, şükrü bize ihsan et. İsmi deva zikri şifa olan Allah’ım sen merhametini üstümüzden eksik etme ve hastalarımıza şifalar ihsan eyle….

Amin.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Serdar Duman Yazdı: Türkiye Sekülerleşiyor mu?
Serdar Duman Yazdı: Türkiye Sekülerleşiyor mu?
Gülbeyaz Karataş Soyalp Yazdı: Kudüs İzlenimleri...
Gülbeyaz Karataş Soyalp Yazdı: Kudüs İzlenimleri...