Türkiyeli Müslümanların  Beyazıt Meydanı Vardı...
Recai Yurdan

Türkiyeli Müslümanların Beyazıt Meydanı Vardı...

Osmanlı döneminden günümüze kadar Beyazıt meydanı  bir çok estetik operasyon geçirmiş,  canlı ve işlek olma özelliğini korumuştur. Yeditepeli İstanbul’un dördüncü tepesinin yamacında Fatih Sultan Mehmet’in kurduğu İstanbul üniversitesiyle II. Beyazıt’ın inşa ettiği caminin arasında kalan bir yerdir.

Beyazıt meydanının ismi Osmanlı döneminde “Beyazıt meydanı ve kurban meydanı ” olarak geçerdi. Cumhuriyet döneminde ise Beyazıt meydanına 1960 ihtilalinin akabinde “ hürriyet meydanı” ismi verilmişti. Halk verilen bu ismi benimsemedi kısa süre sonra yeniden ismi Beyazıt meydanı oldu.

Beyazıt meydanı farklı kesimlerin toplanıp protestolarını, şenliklerini kıyamlarını gerçekleştirdiği,  devletin bir dönem idam sehpalarını kurduğu meydandır.

Beyazıt meydanı Patrona Halil kıyamının başlangıç yeri olması hasebiyle meydana sinen  ruh asırlarca süregelmiştir.  

1980’li yılların ortalarında Anadolu’dan İstanbul’a yerleşip  çocuklarını okutan ailelerin kız çocukları üniversiteyi kazandıkları zaman inançlarından dolayı üniversiteye başörtülü gitmek istediler. Laik ceberut rejim o genç kızlarımızı okullara alamayıp onlara yasaklar koydular. Bizlerde Türkiyeli Müslümanlar olarak Beyazıt meydanın ’da başörtüsü eylemleri gerçekleştirmeye başladık. O süreçte dünyanın neresinde bir mazlum insana zulüm yapılsa Beyazıt meydanında toplanır protestomuzu ortaya koyardık.

Beyazıt meydanında ABD, Rusya, İsrail bayrakları yakar  emperyalist ülkelere olan tepkimizi gösterirdik. O dönemin gençleri olarak çekinmeden en yüksek cesaretlerimizi mukavemetimizi göstererek bizleri yarmaya çalışan çevik kuvvete direniyor  coplar ve biber gazlarına asla taviz vermiyorduk.

O dönemin delikanlılarının çok iyi hatırlayacağı unutulmayacak sloganlarımız vardı.

“Müslümanlar kardeştir,

Allahu Ekber,

Muhammedin ordusu kafirlerin korkusu,

Burası Türkiye İsrail değil”

Ve daha niceleri…

Şehit Selami başta olmak üzere bir çok şehidimizin yolunun düştüğü bu meydan anılarla doludur. Şehit Selami cenaze namazının Beyazıt meydanında kılınmasını vasiyet edecek kadar önemsiyor ve sevgi besliyordu meydana. Doksanlı yılların ortalarında 28 Şubat süreciyle beraber imam hatiplerde kapatılmaya başlamıştı. Bizler bu zulme karşı devamlı Beyazıt meydanını mesken tutmuştuk. Bazı zamanlar Laleli’ye doğru yürüyor, bazen de Vezneciler’e yönelip Fatih’e yürüyorduk. Asla mücadelemizden taviz vermiyorduk,  mücadele ruhu bizleri diri tutuyordu.

Eylemlerimizde sadece tevhit bayrağı olurdu. Başka bayraklara müsade etmezdik. Tertip komitesinin dışında bir slogan atıldığında hep bir ağızdan “lailaheillallah” diyerek o sloganı bertaraf ederdik. Tevhidi düşüncede olan bütün gruplar vahdet, ümmet ve mukavemet çerçevesinde bir araya gelirdi. Bu süreç 2010 yılına kadar öyle böyle devam etti. Mavi Marmara şehidi Cevdet Kılıçlar’ın cenaze namazını kıldıktan sonra bir daha Beyazıt meydanı vahdeti göremedi. Beyazıt camiinin duvarlarında üniversitenin bahçe duvarlarında seslerimizi hissediyorum. Beyazıt meydanında  mahzun güvercinler bizim yerimizi almış bizim dönmemizi bekliyorlar.

İnşallah yeniden ümmetin arasındaki fitne fesat fücur kalkar, zalimlere karşı Zeynebi feryadı yeniden yükseltiriz. Ümmet vahdet ve mukavemet çerçevesinde yeniden şahlanırız.

Bu satırlar o günlere olan özlemimin bir nebzesinin dışa vurumudur.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Özdemir     2019-07-09 Allah razı olsun Recai abi.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atasoy Müftüoğlu yazdı: Anlam Ufuklarını Kaybetmek
Atasoy Müftüoğlu yazdı: Anlam Ufuklarını Kaybetmek
Ak Parti’li başkan makam aracını sattı, parasını öğrencilere harcadı
Ak Parti’li başkan makam aracını sattı, parasını öğrencilere harcadı