Teşekkür Ederim, Sevgilim..
Eda Bildek

Teşekkür Ederim, Sevgilim..

Selam Ey Kalbimin Sahibi;

Kılavuzumsun. Hiçbir yere sığmayan varlığımın sığınağısın. Gönlümü göklere kanatlandıran miracımsın. Bu yüzden dudaklarımdan sana dökülen ilk cümle gönlümün çarpıntısı eşliğinde “Teşekkür ederim”  olmuştu. Üzerinden ne kadar zaman geçmiş olursa olsun sevgilim “Teşekkür ederim.”

Sana gözümün nuru, canımın ta kendisi, bütün güzelliklerin tek sahibi olan Güzelin varlığıma bahşettiği tüm güzellikleri emanet etmiştim. Onun zatından dilenerek adını hecelemiştim. Bir yağmur rahmetiyle ince ince döküldüğün gibi gecemden ömrüme öyle ince ince büyütmüştüm bir sızı gibi varlığını yüreğimde. Hep bir korku ile sevmenin sathında nasıl da devleşmiştin hücrelerimde. Her kelimenin sana, her cismin varlığına, her sesin senin tonuna dönüştüğü iklimlerle kendimde senden başka hiçbir şey bırakmamıştım hani. Şimdi kendimi bulamamanın incinmişliği ile seni hapsediyorum düşlerime.

Üzerinden kaç mevsim geçti bilirsin elbet. Bende bilmenin mahmurluğu içindeyim. Bulup bulup yitirmenin azabından kemaline erişmenin suskunluğundayım. Sesini unutur gibi olunca korkuya kapılan yüreğime şifa bulma telaşındayım. Kelimelerimi artık kendime dahi söylememenin yeminini bozmaya her meylettiğimde parmak uçlarımı kanatıyorum. Su arayan bir bedevinin kuyuyu bulduğu anki coşkusuna kapılmıştım oysa sevgin gönlüme sunulduğunda.  Şimdi ben neyin setrinde kuyusuz bir çöl vurgununa dönüşüyorum?!

Diyor ya şair “Ah efendim, bir bilsen halimi!”

Bir bilsen halimi sevgili…

Oysa tüm halim sana ayan olurdu. Hani ben seslenirdim de seher vaktinin eteklerinde sular seller gibi sana; sen derin uykulardan sesimle uyanıverirdin. Bize bir haller oldu sevgili, unutuverdik sevginin ince ellerini. Hem garip bir suskunluğun hüznündeyim hem de hafızamın hatırlatıyor olmasının mağlubuyum. Hiç hissetmemiş olsaydım elbet anmazdım.

Hiç hissetmemiş olsaydım elbet kapılıp giderdim tüm sevgilere…

Oysa ben gözlerinde demlenmiş gözlerimin kuytusundan bakıyorum kâinata.  Ve içimden seninle konuşmanın taşkınlığıyla saçılıyorum etrafa.  Bir daha durmazcasına.

Sessiz sessiz, ağır ağır, tane tane dökülüyorum sana.

En güzel, en deli, en koyu sevgim!

Bir tek sana dönen dilim, bir tek sana dönüşen şiirim…

Güzelliğine methiyeler dizişim mi göze getirdi bilmem…

Alnımda bir mühür gibi dudaklarından kalma bir tat. Seni Allah’a emanet ettim ben, elbet O’nda saklısın. Saklımdasın…

Teşekkür ederim, sevgilim…

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Serdar Duman Yazdı: Türkiye Sekülerleşiyor mu?
Serdar Duman Yazdı: Türkiye Sekülerleşiyor mu?
Gülbeyaz Karataş Soyalp Yazdı: Kudüs İzlenimleri...
Gülbeyaz Karataş Soyalp Yazdı: Kudüs İzlenimleri...