Bayrama Doğru...
İbrahim Eser

Bayrama Doğru...

Ramazan ayı, Kur’an ayı olması hasebiyle birçok nitelikleri söz konusu.

Dolayısıyla Ramazanın en önemli, anlamlı, değerli, üstün özelliklerinden ve güzelliklerinden bir tanesi de hiç şüphesiz dua, niyaz ve yakarış ayı olmasıdır.

Bu vesileyle bugünkü yazımızın içeriği dua ve ibadet ağırlıklı olmasını istedik. Çünkü Rabbimiz duaya önem vermekte olup bizden de bu anlamda kendisine sığınma talep etme babında dua etmemiziistemektedir. Bizler de bu bağlamda kendisinden her türlü lütuf, inayet, ikram, ihsan, kerem, nusret ve himmet dediğimiz yardım talep ediyoruz. Biliyoruz ki Rabbimiz kendisine has, halis, muhlis ve halisane bir biçimde içten, samimi, canı gönülden ve dürüstçe yapılan duaları karşılıksız bırakmaz. Bu nedenle duanın gücünden yararlanmak biz Müslümanların vazgeçilmezlerindendir. Nitekim Rabbimiz bu anlamda namaz ve dua ile kendisinden yardım dilememizi beyan buyurmaktadır. Bizler de inşallah her daim namaz, dua ve sabırla Rabbimizden yardım talep ederek yaptığımız hayırlı işlerde ve çalışmalarda muvaffakiyetler dileriz.

Ey sonsuz rahmet ve merhamet sahibi Rabbimiz, Kur’an ile anlamını derinleştirip şerefini yücelttiğin Mübarek Ramazan ayının hürmetine bizim de şahsiyetimizi, ahlakımızı yücelt. Bizi Kur’an ahlakıyla ahlaklı eyle. Allah’ım, bize sarsılmaz tahkiki bir iman, güçlü bir irade, metanetli bir duruş, mukavemetli bir sabır ve tahammülü yüksek bir dayanma gücü lütfeyle. Allah’ım, bize öyle güçlü ve sağlam bir iman ve inanç, yüksek manevra kabiliyetli bir dirayet, meseleleri derinlemesine idrak edebilecek kıvrak bir zekâ ve sarsılmaz çelik bir iradeyle destekle ki, üstesinden gelemeyeceğimiz sorun ve sıkıntılar olmasın. Ey Allah’ım, ilim, irfan, hikmet ve marifetle bizi donat ki senin yolunda yıkılmaz bir kale gibi dimdik durabilelim. Allah’ım bizi Feraset, cesaret ve basiretle donanımlı bir hale dönüştür ki seni hakkıyla idrak edip bilinçli bir tarzda yoluna revan olalım.

Ramazana hüzünle elveda ederken sevinç, coşku, huzur ve mutluluk neşesi ve kaynağı olan Bayrama doğru yol almanın derin bahtiyarlığı içerisindeyiz. Çünkü Bayram hoş ve sevinçli günler, neşeyle yiyip içme ve eylenme günü anlamına gelmektedir.

Bayram bir arada beraber olmak, akraba, dostve komşularla buluşma, hatırlama ve hatırlanma günü, bir arada birlik olma günü… Bayrama az kaldı… Ramazan, oradan oraya koşuşturmalarla geçti geçiyor. Farkına bile varamadık. Oysa Ramazan durup beklemeyi, sohbeti, derinlemesine tefekkürü ve ibadet-ü taatı gerektiriyordu. Maalesef olmadı, bu Ramazan da gündelik hayatın tezgâhında tükendi, geçti, gitti, gidiyor. Dolayısıyla Ramazanın son on günü çok önemlidir. Çünkü bu son on gün içerisinde Kadir Gecesi var. Bin aydan daha hayırlı bir gece… Kur’an’ın nazil olduğu ve kadr-ü kıymetini yücelttiği gece…Bu son on günün günlerindeyiz artık. Son on güne ilişkin ciddi boyutta bir yoğunlaşma içerisinde olmamız gerektiğini düşünüyorum. Umarım Kadir Gecesi’ni bu son on günde yeterliseviyede değerlendirip iç âlemimizde arınır, yüceliriz. Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğu kesin değildir. Bu nedenle, son on gün, daha itinalı, içten, hasbi ve candan yaşanmalı. İnşallah bu son on gün oruç ve ibadetle tam bir teslimiyet bilinci içerisinde zihnen, ruhen, kalben ve bedenen nefsin arınması noktasında bizi salihlerden eyler Rabbimiz.

Bunun için insanın durup düşünmesine fırsat veren bir ibadet biçimi var; itikâf… Ne yazık ki modern hayatın koşuşturmaları arasında kendimizi unutarak tükettiğimiz gibi, bu itikâf ibadetini de unuttuk, bu kelimeyi ve deyimleri de… İtikâfa çekilmek, dünyadan el etek çekip ibadetle meşgul olmak demektir. Peki, dünyadan el etek çekip kendini ibadete vermek mümkün mü? Hele hele hayatı bir yarışa dönüştürdüğümüz şu günlerde. Çok zor bir iş… Ama Ramazanın son on gününde, kalbin arınması adına biraz gidişatı yavaşlatıp, hayatı, varlığı, değerleri, gerçek varlığı düşünmekte yarar var… İtikâf bağlanmak, bir işe devam etmek üzere yönelmektir. Yani Allah’a gönülden yönelmek, ibadetlerde devamlı olma, ahlaki ilkelere bağlı olmaktır.

Yöneliş ve yönelme olan itikâf, durmakla mümkün oluyor. Çünkü duruşu olmayanın yönelişi de olmaz. Dolayısıyla Ramazan duruş kazandırıyor. İtikâfla yöneliş de kazandırmış oluyor böylece. Lakin bu koşuşturmalar içerisinde ne duruşumuz ne de yönelişimiz tam... Böylece bayrama erişiyoruz. Efendim son on gününüz duruş kazandırsın, bakış kazandırsın, derinlik kazandırsın… Ve sağlıkla erişelim bayrama. Bu bayram soframızı biraz daha geniş kapsamlı kuralım, bütün dostlarımızı ağırlayacak kadar büyük. Dost meclisinde gönlümüz şenlensin.

Ha bu arada biliyorsunuz Ramazanın son Cuması Dünya Kudüs Günü. Kudüs ve Mescidi Aksa hala esaret altında ümmet ise duyarsız Fatihini bekliyor, özgürlüğüne kavuşmak için. Bu vesileyle Ramazan ayının son Cumasını Dünya Kudüs Günü ilan eden rahmetli İmam Humeyni’yi rahmetle, minnetle, hasretle ve hürmetle anıyor ve arıyoruz. Ramazanın sonunun bayram olduğu gibi, kulluk bilinci ve ibadet şuuruyla geçen ömrümüzün de Cennet olması temennisiyle şimdiden Bayramınızı tebrik ediyorum. Vesselam…

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Serdar Duman, Türkiye ve ABD arasındaki ‘güvenli bölge’ uzlaşısını yazdı:
Serdar Duman, Türkiye ve ABD arasındaki ‘güvenli bölge’ uzlaşısını yazdı:
İran İslam Devrimi Rehberi Seyyid Ali Hamanei'den 2019 Yılı Hacc Mesajı
İran İslam Devrimi Rehberi Seyyid Ali Hamanei'den 2019 Yılı Hacc Mesajı