istanbul escort

instagram buy followers

kaçak iddaa kaçak bahis güvenilir bahis siteleri iddaa siteleri en iyi bahis siteleri illegal bahis en iyi canlı bahis siteleri casino siteleri canlı bahis siteleri ensobet üyelik bonus veren siteler

Ramazan Ayı Ve Oruç
Hazım Koral

Ramazan Ayı Ve Oruç

 “11 ayın sultanı” olarak betimlenen Ramazan ayının müteâl anlamda kendine özgü bir takım özellik ve hususiyetleri vardır. Rabbimiz bu ayı oruç tutmamız için belirlemiş ve Bakara Sûresi’nin 183, 184, 185 ve 187’nci ayetlerinde oruçla ilgili bilinmesi gereken kuralları da beyan etmiştir. Ayrıca oruç ibadeti ile ilgili detay hususlar fıkıh kitaplarında da mevcuttur.

“Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekilerin üzerine farz kılındığı gibi, sizin de üzerinize farz kılındı. Umulur ki sakınırsınız.” (Bakara:183)

Ayetin son cümlesinde ifade edilen, “Umulur ki sakınırsınız” buyruğu oruç tutmanın hikmeti ve hangi amaca mebni olduğu da izhar edilmiş olmaktadır. “Sakınma” kelimesinin dinî literatürdeki karşılığı “teberra” olarak ifade edilmektedir. Teberra sözcüğü; beri olmak, soyutlanmak, uzaklaşmak, sakınmak, korunmak ve arınmak anlamlarını da ihtiva etmektedir. Kısacası oruç günahlardan sakınmak ve ilâhî sorumlulukları kuşanmaktır. Bir başka ifadeyle, oruç tutmak kişinin kendisini bir takım davranış kalıpları içerisinde disipline etmesidir. Bu aynı zamanda, kişinin Ramazan ayı boyunca kendisini nefs tezkiyesine ilişkin rehabilitasyona tabi tutması demektir. İnsan böylesi bir muhasebe ve otokontrol mekanizması ile duyarlılık, hassasiyet ve bilinç sahibi olmaktadır. Ramazan ayı kulluk bilincinin en yüksek olduğu dönemdir. Diğer zamanlarda günahkâr bir hayat yaşayanlar bile bu ayda kendilerine çeki düzen verip mülayim ve mütedeyyin bir kişiliğe bürünmektedirler. Bu nedenle sıradan bir Müslüman oruç tutarak her türlü günaha ve Rabbimiz’in kerih gördüğü her türlü kötülüğe karşı teyakkuz hâlinde olmayı alışkanlık hâline getirir. Ramazan ayı boyunca oruç tutmak, insanı erdemli kılacak davranışlara karşı bağışıklık kazanmayı ve bu konuda hassasiyet sahibi olmayı geliştiren ruhsal ve fiziksel anlamda eğitici ve öğretici bir ameliyedir. Örneğin, “Tok açın hâlinden anlamaz” özlü sözün gereği olarak nefsimizi açlıkla terbiye edip, açlar ile hemhâl olmak, onların mide kazıntılarına ayn-i ile vaki tanıklık etmek ihtiyaç sahipleriyle dayanışma kapılarını açmaya vesiledir. Zira şu bir yadsınamaz hakikât ki, pratik eğitimin etkin gücü oruç ibadetiyle kendisini gösterir. Oruç insanı sürekli devinim hâlinde tutar ve insanda sinerji etki yapar. İnsan oruç tutup aç kalmakla ruhsal güç elde eder... Zaaflar oruç ile giderilir. İnsan zaaf sahibidir..

“İnsan nisyan ile malüldür” (insan unutma zaafına sahiptir) metaforundan yola çıkarak ifade edecek olursak, insan yani bir Müslüman dünya hengâmesi ve meşgalesi ile iştigal ederken İslâmî prensip, edep, erkân ve adaba ilişkin davranışlarda nakıs hâller ve bir takım ihmâlkârlıklar kendisinde zuhur edebilir. Ramazan ayı ve oruç bu zaafların giderilmesi ile birlikte zekât, humus, sadaka ve infaka ilişkin sorumlulukların yeniden kuşanılması için bizlere sunulan ilâhî bir fırsat, müteâl bir opsiyondur.

Ayrıca Ramazan ve oruç ile dinin bizden istediği müşahhas kimliğin, “Ey iman edenler! İmân ediniz!” (Nisâ:136) muvacehesinde yeniden kuşanılması demektir. Orucun bir yönüyle imân tazelemek olduğunu biliyor muyduk? Bu yüzdendir ki, birçokları Ramazan ayı geldiğinde, dinimizin kebâhir günah olarak addettiği içki, kumar ve fahşa gibi günahları terk eder. Bu kişiler de bilmektedir ki, oruç tutmak sadece aç kalmak değildir. Oruç her türlü günahtan sakınmayı zorunlu kılar...

Önemine binaen tekrar ifade edecek olursak, oruç sadece gün boyu aç kalmaktan ibaret değildir. Sakınmamız ve sakındırmamız gereken organlarımız sadece midemiz değil, kalbimiz, gönlümüz, aklımız, ruhumuz, ellerimiz, gözlerimiz ve dilimiz de oruç tutmalı...

Oruçlu iken, eğer incitici sözler duyup buna mukabil sabrederek tepki vermiyorsak, hırçın tavır sergilemiyorsak emin olun gönül almış olarak biz kazanmış olacağız.

Gücümüz yettiği halde sabredip acı ve kederimizi sadece Rabbimiz’e bırakıyorsak gönül ve kalp orucumuz mübarek olsun..

Dilimizi kötü sözlerden ve malayani lakırdılardan koruyup temiz tutuyorsak; bizlere lütfedilen maddî-manevî nimetlere şükrederek küfran-ı nimete düşmüyorsak, doğruyu ve maruf olanı tavsiye edip münker olandan sakındırıyorsak, içimizde biriktirdiğimiz hüzünlü duygularımızı yalnızca Allah Teâlâ’ya arzediyorsak dil orucumuz mübarek olsun..

Namahreme karşı gözlerimizi haramdan sakınıyorsak, Allah Teâlâ’nın yaratmış olduğu tabiat âlemine ve diğer canlılara hikmetle, hayranlıkla bakıyorsak, hayata ve kozmik âleme güzel bakıp güzel görüyorsak; gördüklerimize hüsn-ü zan ile yaklaşıyorsak, kimsenin malına mülküne hasetle bakmıyorsak göz orucumuz mübarek olsun..

Kulaklarımızı gıybete ve gayri ahlâkî sözlere kapatıp Kûr’ân’ın emir ve yasaklarına açmışsak, doğru tavsiyeleri kulak ardı etmiyorsak, hasılı kulaklarımız ve duyargalarımız sadece hak kelâmına açıksa kulak orucumuz mübarek olsun..

Güzel ve pozitif düşünerek bedenimizi Hak yolunda yoruyor ve meşgûl ediyorsak, kötü ve münker işlerden kaçınıyorsak ve en önemlisi kul hakkına dikkat ediyorsak bedenimizin, aklımızın ve ruhumuzun orucu mübarek olsun..

Ramazan boyu ihtiyaç sahiplerine karşı daha bir hassasiyet ve yufka yüreklilik içerisinde isek, paylaşım ruhumuz pekişmişse, lüks ve israftan uzak bir hayat yaşıyorsak, mülteci durumunda olan insanlara yardım elimizi uzatmışsak, iftar sofralarımızı komşu ve akrabalarımıza açmaşsak dayanışma orucumuz mübarek olsun...

Ramazan ayı ve orucun en önemli özelliklerinden biri de Müslümanı devrimci - muvahhid kılmasıdır. Öyleki Müslüman oruçlu olarak aç kalmakla açlığın kader olmadığını anlar ve öğrenir. Müslüman aç kalmakla açları düşünürken bunun nedenlerini araştırır ve haksız kazanç sahiplerini, emek sömürücülerini, vahşi kapitalizmi, burjuva sermayedarlarının ense ve göbeklerindeki şişiklerin fakirin kursağında olması gerektiğini düşünür. Ve şu ayetler ona devrimci bir muvahhid olmayı ve gelir dağılımındaki adalet anlayışını hatırlatır: “O servetler, Allah’a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. Mülk sadece zenginleriniz arasında dolaşan bir meta olmasın.” (Haşr:7) “Servetleriniz üzerinde yoksulların hakkı vardır.” (Zariyât:19) Yoksulluğun kaldırıldığı, hayat koşullarının ve refahın makûl bir seviyeye ulaştığı yaşanabilir bir dünya herkes için gereklidir ve bu İslâm’ın temel hedeflerindendir. Ayetlerden de anlaşıldığı gibi sınıfsal farklılığın ortadan kaldırılmasını emreden yegâne din İslâm’dır.

Kısaca ifade edecek olursak, Allah-u Teâlâ bu nûrlu ve kutlu ayın her türlü hayr, feyz, bereket, rahmet, ecr ve sevabından azami derecede istifade etmeyi cümle ümmete nasib ve müyesser eylesin!

İkramat ve ihsanat-ı ilâhiyenin “Kevser misâl” ab-ı hayat olarak aktığı bu mübarek günlerde Yüce Rabbimizden dua ve niyazımız o ki: Bu Mübarek Ramazan ayı Âlem-i İslâm’ın uyanmasına, dargınların barışmasına, ümmet ve kardeşlik bilincinin pekişmesine, mezhebî ve meşrebî taassuptan arınmaya, her türlü ihtilafların çözülmesine, kardeşlik ve uhuvvet bilincinin pekişmesine, ulusal küfrî sınırlar kaldırılarak evrensel İslâm Birliği’nin siyasî, ekonomik ve askerî olarak bütün kurumlarıyla tesis edilmesine vesile olsun..

Başta Filistin, Suriye, Yemen, Arakan, Keşmir ve Doğu Türkistan olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde zulme uğrayan, acılar çeken ve bazı coğrafyada ise etnik ve iç çatışma musibetine maruz kalan mü’min ve Müslüman kardeşlerimizin, yaralarının sarıldığı, acılarının dindiği, hasılı tüm mazlumların kurtulduğu, direniş hattının - Allah taraftarlarının zaferler kazandığı, insanlık âleminin güven ve huzura kavuştuğu, tüm mü’minlerin hayır üzre muratlarına erdiği, mutlu ve bahtiyar olduğu günlere tez elden kavuşalım İnşAllah..

Rabbimiz oruçlarımızı, hayır ve hasenatlarımızı, hasılı tüm ibadetlerimizi hakkıyla eda etmeyi nasip etsin..

Ramazan-ı Şerifimiz cümle ümmete kutlu olsun ve bereketler getirsin..

Amin..

“Muhakkak ki; benim namazım, kurbanım, (orucum), ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (En’âm:162) 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Serdar Duman Yazdı: Gün, Amerika’ya karşı bağımsızlık için direnme günüdür.
Serdar Duman Yazdı: Gün, Amerika’ya karşı bağımsızlık için direnme günüdür.
İstanbul'da onlarca ANNE uyuşturucu satıcılarına karşı sokağa döküldü: Yeter Artık..
İstanbul'da onlarca ANNE uyuşturucu satıcılarına karşı sokağa döküldü: Yeter Artık..