Deizm Bizim Neyimiz Olur?
Mehmet Deveci

Deizm Bizim Neyimiz Olur?

Bazı sesler geliyor kulağıma. Dönüp bakmak istemiyorum ama canımı sıkıyor yine de.

Yazılara konu edilip, son dönemde popüler oldu, falan denilen bir konu var. Ben, yok öyle bir şey, milletin merakını uyandırmayın kardeşim, desem de bazılarının akıllı duracağı yok. İki çay alıp şu işi usulünce konuşalım istedim.

Deizm: Yaradancılık, Tanrıcılık anlamına geliyor. Yani bu arkadaşlar bir yaratıcıya inanıyorlar. İnanıyorlar dememe bakmayın ama. Gel hele gel, deyip yanına çağırdığında, deizmin o kadar da masum olmadığını görüyorsun.

Bu sadece ateizme giden bir durak, bir manevra cümlesi…  Adam direk ateizme kayamıyor da bunu bir basamak olarak kullanıyor anlayacağınız.

Peki, ne diyor bu deizm?

Evet, evrenin bir yaratıcı tarafından yaratılıp daha sonra bu yaratıcının insanı kendi başına bıraktığını söylüyorlar.  

Komik, değil mi?

“İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır!”(Kıyame 36)

He canım. Allah seni yarattı. Sen de keyfine göre yiyip içecek, gezip tozacaksın. Haksızlık yapacak, zulüm yapacak, vurup kaçacaksın. Yok öyle üç kuruşu beş köfte.

E ama yediğin haltların, çevirdiğin filmlerin bir hesabı olmasın mı?

Rabbimiz:

“Biz göğü, yeri ve aralarında olan varlıkları oyuncak olsun diye yaratmadık.”(Enbiya,16)  derken boşa mı der.

Üstelik bu arkadaşlar tüm dinleri reddedip sadece Tanrı’nın varlığına inandığını söylüyor ve Peygamber, kutsal kitap, cennet ve cehennem, melek ve şeytan gibi kavramların hiç birini kabul etmiyorlar.

Şaka değil, vallahi öyle! Efendimizi, Peygamberimizi yalanlıyorlar. Adını anınca gözlerimizin nemlendiği, elimizi kalbimize götürüp salâvat getirdiğimiz rehberimizi kabul etmiyor, ona inanmıyorlar.

Kerim olan kitabımız, bize hayat rehberi olan, içinde nasıl güzel yaşanırı tek tek anlatan Kuran’ı Kerim’e inanmıyorlar.

Bunları neden söyleme gereği duydum? Çünkü eminim “Ben deistim!” diyen birinin tüm bunlardan haberi yoktur. Yoksa bu memleketin çocuğu: Kitabını, Peygamberini tanımayan, kabul etmeyen bir düşünceyi değil kalbine, kapısının önüne dahi koymaz.

Bir de bunlar, mutlak bilgiye ulaşmanın yolunun vahiy ve peygamberlerden geçmediğini söylüyor. Ee, neyden geçiyor peki? Akıldan geçiyormuş. Be hey mübarek, Kur’an’ın her yerinde yüce kelamın“hiç akletmez misiniz?” deyip durduğunu görmez misiniz? Efendimiz, Peygamberimizin bize en güzel örnek olsun diye Allah tarafından gönderildiğini, O’nun yaşayan Kur’an olduğunu hiç mi okumadınız kitaplarda? Okumadınız ya. Okusanız, biraz anlamaya çalışsanız zaten kitap kapılarını size açacak, hidayet bineği kapınıza kadar gelip sizi göklerin salınan rüzgârlarına yoldaş edecekti.

Biliyor musunuz, 17. yüzyılda, Hıristiyanlık içindeki tartışmalardan sonra ortaya çıkmış bu Deizm.

Yani Hıristiyanlığın iç yüzünün ortaya çıkmasıyla insanlar Hıristiyanlıktan uzaklaşıp bir başka yanlış kapıda medet aramışlar. İsmet Öze’lin “Tam düşecekken tutunduğum tuğlayı kendime rabb bellemiyeceğim “sözü tam buraya uymaz mı?

Bizde de bunun tam tersi. Yani Hıristiyanlığı yakından tanıyan Deizm’e kayarken; İslam’ı tanımayan Deizm’e kayıyor. Kötü örneklere, yanlış anlatılara, yakışmayan yaşantılara bakıp Deizm’e kayıyor.

Bu yüzden güzel dinimizin kötü yaşayanları, ‘Size ne benim yaşantımdan!’, diyemez. Çünkü onun kötü örnek teşkil etmesi başkalarının sapıtmasına vesile oluyor.

Peki, Deizme göre Tanrı nedir? diye bir soru gelecek olursa bunun cevabı nedir?

Efendim bunlar evrensel yaratma gücüne Tanrı diyorlar. Tamam, bir güç var ama hâşâ O artık yok. Yarattı ve köşesine çekildi diyorlar yani. İşlerine öyle geliyor yani. Sen düşürdüğün elli kurşun peşinden gidip onu bulmadan geri gelmeyeceksin de hâşâ hâşâ Allah yarattığı dünyayı bırakıp çekilecek, aslında var olan ama olmayan bir güç olarak kalacak, öyle mi? Vallahi “haşa” demekten bi tuhaf oldum.

Ahmet Kaya’nın şarkısında geçtiği gibi: Nerden baksan tutarsızlık, nerden baksan ahmakça..

Aslında Deizm özünde dinsizliği ifade eder. Bir dine inanmadan Allah’a iman olur mu hiç? Gerçi ‘her yaşam tarzı bir din, her din bir yaşam tarzıdır’ ya. Ya bir dinimiz yok diyenlerin bile adı dinsizlik olan bir dinleri var. Nefislerini putlaştıranlar cemaati anlayacağınız.

Ben Deizm’in arttığına inanmıyorum ama neden bu kadar konuşuluyor diye sorarsanız aklıma üç şık geliyor:

-İslam’ı yanlış anlamaları- anlamamaları – anlamaya çalışmamaları.

-Müslümanım diyen kötü yaşayanların kötü örnek teşkil etmesi.

-Günaha kılıf arayan nefsin bulduğu bir mazeret. Yani adam nefsine uyacak bunu da mazeret yapıyor.

Peki, bize düşen nedir diye mırıldandığınızı duyar gibiyim:

İyi yaşayacağız güzel dinimizi. Güzel Müslümanlar olacağız. Örnek gösterilen insanlar olacağız. Çevresini temiz tutmaktan başlayıp, yüreğini temiz tutan, dünyaların güzelleşmesi için emek veren insanlar olacağız. İnandığımız dini iyi öğreneceğiz. Tüm delilleriyle anlamak, anlatmak için gerekli donanıma sahip olacağız.  E zaten bu saydıklarımı yaparken bir taraftan da ibadet yapmış, mutlu olmuş, mutlu etmiş de olacağız. Bir de sevindireceğiz. Kimi mi?

Tabii ki Rabbimizi… Bu emeklerimiz en çok da Rabbimizi sevindirecektir.

Başlıktaki Deizm bizim neyimiz olur? sorusuna gelince:

Vallahi hiçbir şeyimiz gene olamaz.

Vaktinizi aldım. Özür dilerim.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ali Bulaç Yazdı: Modern Psikolojiye Göre Rüya..
Ali Bulaç Yazdı: Modern Psikolojiye Göre Rüya..
İnsan olmak zor, ama anne insan olmak daha zor!
İnsan olmak zor, ama anne insan olmak daha zor!