İbrahim Eser Tek Başına Bir Ümmet: Ebu Zer..
Tek Başına Bir Ümmet: Ebu Zer..
İbrahim Eser

Tek Başına Bir Ümmet: Ebu Zer..

Şanı yüce Rabbimiz hayat, hidayet ve hikmet referansımız, rehberimiz kitabımız Kuran’da özellikle iman eden, Salih amel işleyen, hakkı ve sabrı tavsiye eden Müslümanları müjdelemektedir. Dolayısıyla sorumluluk bilincine sahip takvalı, güzel ahlaklı, farkındalık bilincine sahip basiretli, ferasetli ve dirayetli olanları da… Ve böylelikle iyiliğin, erdemin ve adaletin yaygın ve hâkim olması için canla başla gayret, çaba ve çalışmalar sergileyen mücadele ve mücahede edenleri de övmekte olup örnek göstermektedir.

Bu bağlamda peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihler Allah’ın yüce övgüsüne mazhar olmuş güzel insanlardır. Dolayısıyla Allah’a ve Resul’üne itaat edenleri de bu anlamda dosdoğru, erdemli, dürüst, güzel ahlak sahibi arkadaş ve dostlar olarak nitelendirmektedir. İşte biz bu yazımızda peygamberin sadık dostu, yakın arkadaşı ve tek başına bir ümmet olduğuna canı gönülden inandığımız onurlu mücadelenin cesur sembol ismi Ebu Zer’i konuk etmek istedik.

Malumunuz üzere Ebu Zer’in İslamiyet’le müşerref olduktan sonra Müslümanca bir yaşam tarzı ortaya koymak suretiyle dolu dolu geçen bir ömrü söz konusu.

O iman zırhını kuşanmış, ahlaki donanımını gerçekleştirmiş, inanç, bilinç, sadakat ve samimiyetle yola koyulmuş bir muvahhit ve muttaki.

O sabır, azim, kararlı duruş ve güçlü iradeyle Allah Resul’ünün uyarılarını dikkate alarak Kuran’ın buyruklarını düstur edinmiş ilkeli bir mümin.

Yolumuzu aydınlatan yıldızlardan olan bu peygamberin sadık dostunun hayat hikâyesini aşağı yukarı hepimiz biliyoruz. Mekke yollarına düşmesi, Müslüman olma süreci, Mekke müşriklerine hakkı haykırması, gördüğü işkenceler, Ehli Suffa hayatı, Medine ve Şam yolunda verdiği onurlu mücadeleler ve çöle sürgüne gönderilmesinden alacağımız büyük dersler ve ibretler vardır.

O’nu farklı kılan nevi şahsına münhasır nitelikleri dolayısıyla dikkatleri üzerine çekmiştir. Çünkü O Allah Resul’ünün kendisine tavsiye ettiği prensipleri bayraklaştırarak, hedefe koyduğu ilkelerden ödün vermeden yola revan olmuş bir yiğit.

O altın ve gümüşü biriktirip Allah yolunda infak etmeyenleri elem verici bir azabın beklediğini beyan etmek suretiyle tebliğ, davet ve irşat vazifesini ifa etmiştir. O sizin, anne ve babanızın akrabalarınızın aleyhine bile olsa hakkı söyleyiniz, Allah için adil şahitler olarak adaleti gerçek anlamıyla 

yerine getiriniz ilahi emri gereğince mücadele etmeyi şiar edinmiş sadık ve Salih bir Müslüman ve mümin.

Keza hayat mücadelesi derinlemesine irdelendiğinde görülecektir ki, O Kuran’ın referansında peygamberi öğretileri dikkate alarak bir hayat tarzı ve yaşam felsefesi oluşturmuştur. Özellikle peygamberin Ey Ebu Zer Allah yolunda seni kınamalarından çekinme, acı da olsa hakkı söyle, söylemini hayatı boyunca hiç kimseden çekinmeden, korkmadan ve kimseye eyvallah etmeden hakkı haykırmıştır.

Gözü kara, fedakâr, vefakâr, cefakâr ve çilekeş olan bu yiğit sahabeden almamız gereken çok ibretlikler vardır.

Çünkü O cimrileşme, konforlaşma ve dünyevileşme dediğimiz dünyalık zevki sefadan, geçici haz ve lezzetlerden uzak Allah’ın rızasını kazanmaya dönük çalışmalara odaklanmıştır. O haksızlık karşısında susmanın zillet olduğunu ve dilsiz şeytan hükmüne girdiğini iliklerine kadar inanmış bir hassasiyete sahip.

Emevilerin baskı, dayatma, tahakküm ve zulmüne karşı koyduğu mücadele, yöneticilerin Beyt-ül Malı kendi malıymış gibi harcamalarına karşı çıkması neticesinde yöneticilerle aralarında ciddi boyuta varan tartışmalara sebebiyet vermiştir.

Halk fakru zaruret içerisinde iken altın ve gümüş biriktirmenin, insanlara yardımcı olmamanın, iyilik etmemenin, kardeşinin derdiyle dertlenmemenin verdiği ıstırap kendisini rahatsız etmiş olup kenz/stok ve zorbalığa karşı mücadele, israf ve haksız uygulamalara tabiri caizse isyan etmiştir.

Kurnaz Muaviye güya kendince Ebu Zer’in dürüst ve samimiyetini test etme adına kumpas kurma amaçlı bir kese dolusu altın gönderir ve ertesi gün geri ister. Lakin Ebu Zer altınları asla geri veremeyeceğini söyler. Çünkü Ebu zer altınları hemen ihtiyaç sahiplerine dağıtmıştır. Modern kapitalist bir anlayışın, düşünce ve yaşam tarzına sahip bir insanın ve mal biriktirme ihtirasına sahip günümüz Müslümanlarının bile bu örnek şahsiyeti anlaması, kavraması ve idrak etmesi güç.

Onun için almamız gereken dersler ve ibretler var dedim. Hele rahmetli Ali Şeriati’nin anlatımıyla anlatmaya kalktığınızda zihinlerde travma oluşturacak nitelikte gerçekliklerle dolu çarpıcı bir hayatı söz konusu olduğunu görürsünüz.

O son demlerini zulme ve haksızlığa rıza gösterme yerine münzevi bir hayatı tercih ederek Rabbine yürümüştür.

Zaten peygamberimiz de onun için O yalnız yaşar, yalnız yürür ve yalnız ölür hadisine mazhar olmuş güzide bir sahabe.

Adaletin tesisi için verdiği mücadele iyiliğin, merhamet ve cesaretin abidesi olduğunun göstergesidir.Takdire şayan bu güzel hayat ve mücadele insanı bizim için iyi bir örnek olur inşallah.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim  muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye kurtkoy escort