Metin Yüksel Yasin Börü Ve Şehadet Ayı
Recai Yurdan

Metin Yüksel Yasin Börü Ve Şehadet Ayı

 “Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz hissedemezsiniz.” (Bakara 154) 

Şubat ayı şehadet ayıdır. Bu ayın şehadet kavramıyla anılır olmasının sebebi  bize şehadet kavramını yaşayarak öğreten önderlerimizin bu ayda şehit edilmiş olmasıdır. Zulme boyun eğmeyen önderlerimiz bize nasıl dik durulması gerektiğini Müslümanların izzet ve şerefini koruyarak göstermişlerdir. 

Malik El Şahbaz, Hasan El-Benna,  İskilipli Atıp Hoca, Metin Yüksel, Seyyid Kutub, Abdülaziz Rantisi, Şeyh Ahmet Yasin, Şeyh Şamil ve Ömer Muhtar  bu bereketli ayda şehit olanlardan sadece birkaçı. Yüce Allah’ın buyurduğu gibi bizlerin şehitliğin tarifini yapamayacağı bir hakikattir. Ancak bizler şehitlerin şehadetlerine şahitlik eder ve o kutlu ölümü öldüren insanların yaşamlarını dillendirir hatıratlarını anar ve onların yollarını sürdürmeyi kendimizi bir namzet olarak görürüz.

Şehadet; bir çağrıdır nesillere ve çağlara…

Şubat ayında şehidlerimiz, Türkiye coğrafyasında 23 Şubat ‘da ırkçılar tarafından Cuma namazı çıkışı şehit edilen  Metin Yüksel ile anılmaya başlanmıştır.

Abbas Musavi, Seyyid Kutub, Şamil Baseyev  Ali Şeriati, Halit İstanbulli, Malcom X, Murtaza Mutahari, Hasan el Benna, İskilipli Atıf Hoca, Şeyh Sait, Bilal Yaldızcı, Mustafa Sevim, Sedat Yedigün, Susa cami şehitleri, Başbağlar şehitleri, İbrahim Kızmaz Hoca, Orhan Korkmaz Hoca, Aytaç Baran ve burada isimlerini sayamadığım tüm şühedayı gündeme getirmeli, onların hayatlarını kitaplaştırılmalı ve gelecek nesillerimize ulaştırmalıyız.

16 Yaşında Bir Yiğit: Yasin Börü

Babasının “400 yıl geçse de bu acı taze kalacak” dediği yavrumuz Yasin’imiz 16 yaşında kurban eti dağıtırken şehid edildi…

Hatıra…

1982 yılında askeri postalların her yerde olduğu dönemler. Katıldığım ilk şehitler günü programına rahmetli babam, kardeşlerim Şehit Selami ve rahmetli Zekai ile beraber dört kişi olarak gitmiştik. İstanbul Fatih ilçesinin İskender paşa mevkiinde bir evde toplanmıştık. O eve gittiğimiz zaman ev sahibi keşke iki kişi olarak ayrılıp gelseydiniz deyip hemen bizi içeriye almıştı. Kuranı kerim tilavetinden sonra İslam’ın ilk şehidi Hz. Sümeyye’den başlayarak Hz. Hamza’yla devam edip o güne kadar yolumuzu aydınlatan şehitlerimizi anmıştık. Program da buluna 25 kişi ikişerli gruplar olarak evden ayrıldı. Evin uzağında biz birimizle buluşup evimize gitmiştik. O günlerden bugünlere gelene kadar dünyanın değişik coğrafyalarında, zindanlarda, evlerde, toplantı salonlarında anma programları engellemeleri kısıtlamalara rağmen sürdürüldü.

Bugün resmi okullarda dahil Şubat ayında şehitler anılıyor. Bizler İstanbul’da sadece bir salonda program yapabiliyorduk. O dönemde solandaki heyecanı o coşkuyu o günlerin gençleri bugünlerin ak saçlıları hatırlayacaktır. Genç olduğumuz dönemlerde evlerimizde arabalarımızda şehitlere ithafen yazılan marşları dinler, posterlerini duvarlara asar ve gündemimizden hiç düşürmezdik. Bu davranış bizi dinamik tutardı. Şimdi geçmişten günümüze baktığımızda emaneti çocuklarımıza tam olarak aktaramadığımızı söyleyebiliriz. Metin Yüksel’i tanımayan gençlerimizle karşılaşınca eksikliklerimizin farkına varıyorum.

Şehit Mustafa Sevim ve İmam Hatip Nesli

Sizlere Mustafa sevimden bahsetmek istiyorum. Şehit Mustafa Sevim sanayi mahallesinde yaşıyordu. Sağ- sol kıskacındaki mahallede gençlerin bilinçlenmesi için çalışmalar yürütüyordu. Mahallede imam Hatip’in yapılması için mücadele edip belediye ile resmi makamlara baskı yapıp kurulmasına sebep olan insanlardan biriydi. İnşaatın harç  malzemeleri için esnafları dolaşıp yardımlar topluyor, inşaatta çalışıyordu. Yine bir gün okuldan çıkarken  şehit edildi.

Şehit Mustafa Sevim bütün imam hatiplerde en iyi şekilde anlatılmalıdır. Anma programlarıyla kalmayıp, şehitlerimizin kabirleriniz ve bize emanetleri ailelerini ziyaret etmeliyiz. Bizler şehitlerimizin şehadet günlerini ve doğum günlerini bilmeliyiz ve doğum günlerinde ve şehit olduklarını günlerde topluca sosyal medyalarımızda paylaşımlar yapmalıyız. Bu vesileyle şehitlerin bereketi her yere ulaşır. Eğer biz bu eylemleri ve söylemleri yapmasak biz bize anarsak gençlerimize inemezsek şehitlerimiz bir şey kaybetmez bizlerin nesilleri kaybeder. Çünkü şehitlerimiz isimleri gök kubbede altın harflerle yazılmıştır.

Bu vesileyle şehitlerin efendisi Hz. Hüseyin’den bugüne kadar gelmiş geçmiş tüm şehitlerimiz rahmet ve minnete yad ediyor şubat ayı şehadet ayının coşkulu geçmesini ediyorum.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İslam devrimin 40. Yıldönümü İstanbul’da Bir Sempozyum İle Anıldı..
İslam devrimin 40. Yıldönümü İstanbul’da Bir Sempozyum İle Anıldı..
Fatma Gültekin Yazdı: Abbas Musavi Ve Bir Şehid Aile
Fatma Gültekin Yazdı: Abbas Musavi Ve Bir Şehid Aile