Müslümanlar olarak sürekli kendimizi tüketiyoruz..
İbrahim Eser

Müslümanlar olarak sürekli kendimizi tüketiyoruz..

Müslümanlar olarak sürekli kendimizi tüketiyoruz farkında olarak ya da olmayarak. İnancımızın değerlerini, değer yargılarını farkında olmadan bilinçsizce tüketiyoruz.

İnancımızın değerlerini uygulamadan, pratik hayatta yaşamadan, örnek şahsiyetler olmadan her faaliyette dilimize pelesenk etmek suretiyle tüketiyoruz. Kur'an ayetlerini, peygamberin öğretilerini tüketmek ne garip değil mi? Yerli yersiz her zaman ve mekanda ayetlerden söz etmek suretiyle o ayetleri, hadisleri tüketiyoruz.

Kendi düşüncelerimize mesnet edinmek ve kendi emelimizi onlara söyletmek, o ayetlerin bize ne söylediğinden ve bizi nereye çağırdığından çok, bizim onları kendi düşüncemizi ve hareketimizi meşrulaştırıcı bir aracı olarak görüp tüketiyoruz. Verilen mesajı okuyup öğrenmek yerine, seçtiğimiz ayetlerden yola çıkarak nutuklar atmaya çalışıyor ve çabalıyoruz. Ama amelde bir şey yok ne yazık ki.

Her şeyi hafife alan bu zihniyet, ortaya konan yeni eserlerin, hayırlı hizmetlerin ve bereketli çalışmaların farklılıklarını görmeye mani oluyor, zamanla üretici melekeyi tüketiyoruz.

Tükenen sadece üretici meleke mi? Hayır, sahiden bizde var olanları da tüketiyoruz. Burada tükettiklerimizin listesini çıkaracak değilim, yalnız şunu biliyorum ki, bir köşede nisyana mahkum ettiklerimizi de sürekli dilimize pelesenk ettiklerimizi de tüketiyoruz.

Biri yeni neslin ve gelecek kuşakların zihin kodlarında yerini alamadığından tükeniyor. Ötekisi, üzerinde ayrıntılı düşünülmediğinden, estetik ve ilmi değeri idrak edilmediğinden, kolaycı ve sıradanlaştırıcı okumalardan tükeniyor. İster kabul edelim, ister etmeyelim, şurası çok açıktır ki, biz pek çok milli, manevi ve ahlaki değerlerimizi ve insanlığın ortak mirasını, yerine yenisini koyma çabasına girmeden tüketiyoruz.

İşin ilginç yanı da şudur: Tükettiğimizin farkında değiliz. Farkında olmadan tükettiğimiz birçok önemli değerimiz söz konusu. Peygamber varisi ilmiyle, ameliyle, eserleriyle, örnek ahlak ve çalışmalarıyla alimlerimizin ortaya koydukları düşünce, inanç ve irfani derinliklerini de tükettik maalesef.

Velhasıl bu bahiste daha çok şeyler söylenebilir, ama her söyleyiş bir bakıma tüketme faaliyetine yeni bir katkıdır. Ve dönüp dolaşıp üzerinde durduğumuz hazinenin farkına varmalı. İçimizdeki zenginliği keşfetmeli, kendimiz olmayı başarmalıyız. İçimizle dışımız bir olmalı, sevmeyi, idrak etmeyi,  takdir etmeyi ve anlamayı öğrenmeliyiz ki, yeni bir ruh ve yeni bir bakış açısıyla hakikatlere yelken açabilelim...

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Cihan Aktaş yazdı: Toplumsal cinsiyet ve aile
Cihan Aktaş yazdı: Toplumsal cinsiyet ve aile
Esenyurt’ta Vahdet Rüzgarı Esti..
Esenyurt’ta Vahdet Rüzgarı Esti..