Düşman Olarak Nefs Ve Şeytan Yetmeliydi.
Gül Altuntaş

Düşman Olarak Nefs Ve Şeytan Yetmeliydi.

Ne korkunç bir yükle yüklü insanoğlu, yükü ne ağır bir hamaldır insan!
''Büyük resmi göremiyoruz görse idik, hani insanın önünde bir sürü kader sapağı olurmuş. Çeşit çeşit seçenek... Ve biz şartlarımız dahilinde kendi sapağımızı seçer ve o bizim kaderimiz olurmuş ya'' derdi nenem......!

Allah tüm seçenekleri ve de hangisini seçeceğimizi ezelden biliyordu.. Her seçenek de kendi içinde milyonlarca kola ayrılacak bile olsa.... Çünkü O'nun ilmi buna güç yetirecek kadar çok..

Fakat, bizim için en iyi olacak seçeneği, en rasyonelini bize sunup, bizi ona yakınlaştıran, kader planında ortaya çıkmasını, kaza olarak görünürlüğünü sağlayan yine ALLAH’ın ilmi. İşte bu yüzden hayr gördüklerinizde şer, şer gördüklerinizde hayr olabilir.! Sabr denilen şey de tam bu noktada gerekli.

Her sorun, her mesele sahibi için zordur elbet. Her dönemin kendine göre zorlukları vardır, her çağın düğümleri, her yaşın, her şahsiyetin, her cinsiyetin zorlukları.. Düşünsek; 3-4-10-18......40 her yaşımız başlı başına mücadele doluydu. Sanıyorduk ki, bu yaşı atlatırsak, bu sınavdan 100 alırsak, falan okulu bitirirsek, filanca işe girersek, belki falanca ile izdivaç yaparsak, sorunlarımız bitecek.

Oysa her aştığımız tepe, biraz ilerideki başka bir tepenin habercisiydi... Oysa karşılaştığımız her tepeyi, her sorunu en büyük sandık..... Bazen biyoloji sınavı, bazen arkadaşla küsmek, bazen almak istediğin elbiseye takılıp kalmak... Her geceyi en karanlık, her gündüzü en uzak sandık.

Her özlemi, en sonsuz; her hasreti en en dipte.....
Her sevgiyi en yakında, en sonsuzlukta.........

Ama hepsi ayrı ayrı en limitmiş kendince.. Yaşadıkça yaşadığın anda hissettiğin imiş asıl olan..... Yaşamakmış işte asıl mesele, ama insanca olanından..... Ne geliş bileti, ne gidiş bileti belli. Rezervasyonumuz yapılmış, misyonumuz yüklenmiş, bizden beklenen vizyon elimize tutuşturulmuş. Ve herkesin mecburi istikameti de belli.

Farkında mısınız? herkes aşkı anlatmış, ama kimse ayrılığı anlatmaya cesaret edememiş. Belki de kimsenin dili varmamış. Neden acaba? Acısının büyüklüğünden mi, ayrılanların ketumluğundan mı, ayrılığın neyinden korktular da sır olarak sakladılar...?...

Kim bilir, ne kadar ağırdı ki; taşımaz, taşıyamaz dünya sandılar.

Bir cuma günü kendini ateist diye tanımlayan birinden şu cümleyi duyduğumda, yüreğim zaten yerinden sökülmüştü.... ''Kimi seviyorlar ki? İnandıkları Allah'ı bile sevdiklerini sanmıyorum. Haklıyım. Yoksa bu kadar günahı neden işlesinler? Evet, insan sevdiğini incitmekten imtina eder. ''Evet sevdiğimizi incitmekten imtina etmeliydik.. Oysa hoyratça yaşadık,''

Kendini tanırsan yüz savaştan ellisini kazanırsın.  Hem kendini hem de düşmanını tanırsan yüz savaştan yüzünü de kazanırsın. Hem kendini hem de düşmanını tanımazsan yüz savaştan yüzünü de kaybedersin. Ne kendinizi ne de düşmanı biliyorsanız, sizin için gireceğiniz her savaşta yenilgi kaçınılmazdır.

''Zaten bize düşman şeytan ve nefs varken,yetinmedik; bir de birbirimizi düşman kıldık.”

İstikametimizin hayr olması dileği ile.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İmam Musa Sadr’ın Mübarek Ramazan Ayı  Mesajı Yıl 1971...
İmam Musa Sadr’ın Mübarek Ramazan Ayı Mesajı Yıl 1971...
Serdar Duman Yazdı: Gün, Amerika’ya karşı bağımsızlık için direnme günüdür.
Serdar Duman Yazdı: Gün, Amerika’ya karşı bağımsızlık için direnme günüdür.