Gül Altuntaş İslam Olalım Artık....
İslam Olalım Artık....
Gül Altuntaş

İslam Olalım Artık....

Sadece insanlar değil, bazı dönemler toplumlar da hasta olabilir. Ve bu hasta toplumun uygulamaları bireylerin yaşam hakkını gasp edebilir.. Mesela bir dönem Hindistan'da kadınlar, ölen eşleriyle yakılıyor ve bu uygulamaya-sati- deniliyormuş... Dul kalan kadın pis, büyücü ve uğursuz kabul ediliyormuş...

Ve bu çaresiz kadınlar maalesef toplumun uyguladığı haksız hukuksuz adetleriyle diri diri yanmayı kabul etmek zorunda kalıyormuş... Hatta bu uygulamaları 1829 da bir yargıç tarafından kayıt altına alınmış.. Bu zorbalıktan kaçmak isteyenler olmuş mu olmuş.. Ama toplumun ağır baskısıyla tekrar yakalanıp, işkencelere mağruz kalmış. Hatta hatta, sapıkça berdel usulünün uygulandığı bu ülkede, 4 yaşında bir çocuğun ölen eşiyle yakıldığı bile mevcutmuş...

Diyeceğim o ki; her adet, her toplumun benimsediği uygulama doğru olmadığı gibi, çoğunluğun tarafı da mutlak doğru olmayabilir.... İşte akıl nimeti kişi için bulunmaz bir hazinedir... Fakat gel görelim ki, topluma yanlışı anlatıp doğruyu kabullendirmek de kolay değil elbet...

Doğruluğun, güzelliğin, iyinin mücadelesini vermek gerekli... Kim bilir kaç kadın, bu diri diri yakılma törenine, ne acılar çekerek, karşı geldi ki, şu an kadınlar, eşleriyle yakılmıyor.! Belki de 100 yıllık mücadele, son vakıadan bu güne....

Hemen aklıma; Efendimizin: “Sizden herhangi biriniz bir kötülük gördüğünde onu eliyle değiştirsin. Eğer buna güç yetiremezse diliyle değiştirsin. Buna da güç yetiremezse kalbiyle (buğz etsin). Bu ise imanın en zayıf mertebesidir.” sözü geldi. Şüphesiz iyiliği emretmek ve kötülüğü yasaklamak mümin ile münafık arasında bir farktır. Demek ki bulunduğunuz tarafı akıl nimetimizle iyi belirlemeliyiz.

Rasulullah Sallallahu Aleyhi Ve Sellem buyurdu ki: “Amellerin Allah’a en sevimli olanı Allah’a iman etmek, sonra sılayı rahim, sonra da iyiliği emredip, gösterip, örnek olup yapmak; kötülükten alıkoymaktır.''

Emr-İ Bi'l-Ma'ruf Nehy-İ Ani'l-Münker...

Ey İman Edenler İman Edin" [Nisa 136]

Bakınız ne kadar güzel derlemiş fark eden, feraset sahibi bir kardeşimiz

-Yani, ey pazarlıklı iman edenler, yüzdelikli iman edenler, yarım yamalak iman edenler, pazarlıksız, yüzde yüz, adam gibi iman edin...

-Ey, Allah'la biraz Müslüman biraz başka şey, olmak için pazarlık edenler!

-Ey, göklerin hakimiyetini Allah'a, yeryüzünün hakimiyetini tağutlara, partisine, patronuna, servetine, kariyerine, güzelliğine, gençliğine... verenler!

-Ey, Allah'ıma da inanırım, falcıma ve burcuma da diyenler!

-Ey, Allah rızası için yaptığını söyleyip, karşılığının tümünü Kullardan bekleyenler!

-Ey, Allah yolunda çektiği eziyet ve belaların faturasını Allah'a
çıkarıp, Rabbına şantaj yapanlar!

-Ey, ölünceye kadar isyan içinde yaşayip sonunda verecegi sus payi (iskat) ile kurtulacagini sananlar!

-Ey, Allah rızası için yaptığını söyleyip, afişe adı yazılmayınca
yan çizenler!

-Ey, cahili hayatı terkedip İslami hayatı benimseyince, kendisi gibi nefislerini değiştirememiş Müslümanlardan el bebek-gül bebek muamelesi görmek isteyip de göremeyince imanını donduranlar.

-Ey, sözde Müslümanların zılgıtını yeyince, Allah'a, biz seninle böyle anlaşmıştık dercesine eski tanrısına rücu edenler!

-Ey, mücadelesinde başarıya ulaşamayınca Allah'a kahredemedigi için davasına kahredenler! Davasını yarı yolda bırakanlar.....

-Ey, ahmaklığı yüzünden İslamın terbiyesinden geçmemiş Müslümanlara kendisini teslim ettiği için kündeye gelip sırtı yere değince, Allah'tan tazminat isteyenler!

-Ey, bir dakika Allah için itaat etmediğine bir ömür isyan edip önderlerinden mucizevi zaferler, deha ve mükemmellik isteyenler!

-Ey, kulluğunu ifa etmek için rüyasında bir ak sakallı nur yüzlü piri faninin elinden bade nuş etmeyi gözleyenler!***

Bu tavırlarınız; kendi tembelliğinizin bencilliğinizin, vurdumduymazlığınızın, peşin bekleyişinizin, yorulmadan, çalışmadan elde etmek isteyişinizin, egonuzun, kibrinizin, ''bana değmeyen yılan bin yaşasın'' deyişinizin kapı komşuna bile hal hatır sormadan, ümmet şuurundan dem vuruşunuzun, kolayca kahraman olma isteyişinizin sonucudur. Ve kim bilir belki de bu yüzdendir, yıllardır yerde sürünüşümüz.!(?)

İman etmek kayıtsız şartsız Allah'a teslim olmaktır, Kendin için istediğini insanlık için de istemek, kendin için istemediğini insanlık için de istememektir.

Toplumuna, yani insanlığa faydalı olasın diye değil midir cemaatle ibadeti, bireysel ibadetten üstün tutmak.... 

Rabbi kendisine teslim ol! dediğinde, ne demişti İbrahim?
"Teslim oldum alemlerin Rabbine" [Bakara 131]

Alemlere faydamız olmayacaksa ne kıymetimiz var ?!.!

Düşünün bir kere, eğer bir kadın,Hindistan'daki bu yanlış uygulamaya karşı gelip , yanlışlığı haykırmasaydı, belki de şu an dünyanın en kalabalık ülkelerinden birinde kadınlar ölen eşleriyle diri diri yakılıyor olurdu.!

Toplum hasta olmuşsa İbrahim sen olmalısın. Üzüm üzüme baka baka kararmasın artık.! Yüzüm yüzüne baka baka, doğruya, güzele, temize, iyiye gidelim.

İslam olalım artık.!

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim  muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye kurtkoy escort