Tanrı-Krallar, Modern Zaman ve Hz. İbrahim..
Yakup Emrah

Tanrı-Krallar, Modern Zaman ve Hz. İbrahim..

Antikçağda ki Ortadoğu inanışları ve dinsel pratikleri incelendiğinde Tanrı-Kral kavramı görülmekle beraber, yönetim tarzı şiddete ve egemen sınıfın hizmetine dayalı bir inanış biçimi görülmektedir. Örneğin Sümerlerde ki “Ziggurat” düşünüş biçiminin kurumsallaşmış halidir. Sadece Zigguratlar bile dönemin düşünce ve sosyolojik kimliği için yeterlidir. En üst kat Tanrılar Panteonudur. Orta kat din adamlarının ve ideolojik argüman üretenlerin, en alt kat ise ezilen sınıfın, kölelerin alanıdır. Aslında bu durum bugünde böyledir. Modern Zigguratlarda (meclislerde, saraylarda, bürokratik alanlarda) din farketmeksizin en üst kat Tanrı- Kralındır. Bugün biraz anlamsal dünyası değişmiş olsa da hala aynıdır. Yönetici kendini Allah’ın Yeryüzünde ki gölgesi hissediyorsa, bütün politik eylemlerini Allah’a dayandırıyorsa, Hristiyan ve Yahudi dünyası Evangelizm ve Siyonizmle Tanrı adına savaş verip ve Tanrıyı kıyamete zorluyorsa Sümer Zigguratlarının tarihin tozlu sayfalarına karışmadığını bilmemiz gerekecektir.

Bu dinsel düşünüş biçimi Babil, Mısır ve Hitit uygarlıklarında da yoğun bir şekilde görüldü. Ama bu köleci din anlayışının doruk noktası; Sümerlerin politik gücünün yıkılmasından sonra ortaya çıkan Hamburabi (Nemrutlar) çağıdır. Bu çağ köleliğin hukuksal olarak tanımlanması yönüyle Modern zamana benzemektedir. Hamburabi Kanunları dediğimiz Antikçağ Hukuku; toplumların Tanrı-Krala hizmetinin dinselleştiği vakıadır ve dolayısıyla köleliğin zorunlu ve şiddetli yaşandığı zamandır.

Bu dönemde oluşan radikal karşı duruşun ve düşünce kavgası verenlerin içinde en belirgin sima Hz. İbrahim’dir. Bu noktada Peygamberi duruştanda bahsetmek gerekecektir: Peygamberlik; sadece mistik, soyut, aşkın bir kimlik değil; Toplumsal gelişmeye bağlı, sistem karşıtlığı zemininde devrimci bir çıkıştır. Dönemin hikmet ve felsefe geleneğinin yeni simalarıdır. Eylemsel ve kitlesel rolü vardır. Ortadoğu’da çıkan peygamberlerin hepsi aslında siyasal önderliklerdir ve yeni siyasi dilin temsilcileridir. Örneğin Roma ve Sasani Emperyal güçleri arasında çıkan Muhammed Nebi, aslında yeni dünyanın siyasi birikiminin ve Hikmet-Felsefe-Düşünce geleneğinin yeni simasıdır. Bu üzerinde düşünülmesi gerekilen bir durumdur ki Batı yeni dünyanın siyasal ve düşünsel çıkışını kendi ile başlatmaktadır.

Hz. İbrahim’in Antikçağ İmparatorlukları içinde çıkışı ve eylemselliği birkaç açıdan büyük bir devrime neden olmuştur. Birincisi; Çok Tanrılı din anlayışının yıkımının başlaması demektir ki çok tanrılı din anlayışı aslında çok sınıflı toplumun olması anlamına gelmektedir. Çünkü Tanrılar arasında ki hiyerarşi toplumlar arasında hiyerarşiyide belirlemektedir. Bu yönüyle Hz. İbrahim çok tanrılı dine karşı mücadele verirken temelde Tanrı-Kral ve Toplumsal ayrışmaya karşıda mücadele vermektedir. İkincisi; Sadece Sümer, Babil, Hitit ve Mısır teolojisine karşı durmakla kalmayıp aslında yönetim mekanizmasına, saraylarına, egemen sınıfa yarayan hukukada karşı duruştur. Üçüncüsü ise Hz. İbrahim ezilen sınıfın sesidir. Bu durum sadece Hz. İbrahim’e has bir durum olmayıp bütün Peygamber ve Peygamberi misyonu eylemselleştiren önderlerin durumudur. Onlar ki; köleleştirilen sınıfların umudu ve özgürlük dünyasıdır. Hz. Muhammed’in Mekke çıkışı incelendiğinde bu durum yoğunlukla görülür.

Yine Hz. İbrahim’in Put kırma eylemi basit bir hikaye anlatımı olarak görülmemelidir. Nemrut Panteonunda devrilen putlar aslında Mezopotamya ve çevresinde ki bütün egemenlerin teolojik ve mitolojik çıkışlarının devrilmesi demekti. Bir bakımdan zigguratların altında yaşayan ezilen sınıfların zigguratları yıkma başlangıcıydı.

İbrahimi gelenek; Yusuf’un Mısır’ın zindanlarında devrimci bir yükseliş, Musa’nın özgürlük ve adalet sesi, İsa’nın Roma ve Yahudi sermayesi altında inleyen toplumlara karşı nefesi, Nebi Muhammed’in eşsiz mücadelesi, Ali’nin yalnızlığı, Hüseynin kanı, Ehlibeytin asırlar boyu mücadelesi ile günümüze kadar gelmiştir. Nebi İbrahim sembol bir devrimci-kurtarıcıdır. Bugün ki Modern Tanrı-Kral, Modern Ziggurat, Egemen sınıfın Hukuku gibi birçok kuruma karşı tek kurtuluş yolu İbrahim-i Gelenektir. Ama bugünün Aydınları ve Mollaları bunu anlayacaklar mı, orası kuşkuludur.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...