Mem u Zin Yada Limozin
Yakup Emrah

Mem u Zin Yada Limozin

Sürgünde Gelişen Modern Kürt Edebiyatı

Şunu belirtmek gerekir ki Kürtler uzun bir zaman Kürt Edebiyatından uzak yaşadılar. Cumhuriyetin kuruluşu ile beraber Türk Edebiyatı ve Tarihi üzerine yoğun çalışmalar yapılırken Kürt Edebiyatı bir sürgün pratiğiyle karşılaştı. Kürt dili yasaklanmakla kalınmadı gelişimi önüne ciddi setler çekildi. 1928 Harf devrimiyle beraber çok zengin olan Kürt Edebiyatı geleneği yavaş yavaş hareketliliğini kaybetmişti. Çünkü Kürtler; Melayé Cezeri, Fegéye Teyran, Ahmedé Xané gibi Kürt Edebiyatının yıldızlarını okuyamaz olmuştular. Aslında Klasik Kürt Edebiyatı yok olma durumuna gelirken modern Kürt Edebiyatı’nın olanağı ise güçleşmişti.

Kürt Edebiyatı Türkiye’de rahat bir ortam bulamadığı için sürgünde gelişti. 1933 yılında Şam’da yayın hayatına başlayan Hawar Dergisinin hemen hemen bütün kadrosu Türkiye Kürtlerindendi. Derginin sahibi ve genel yayın yönetmeni Celadet Ali Bedirxan, aynı zamanda yazar olan eşi Rewşen Bedirxan, Kardeşi Kamuran Bedirxan, modern Kürt şiir ve öykünün öncülerinden Qedri Can, Nureddin Zaza, Şair Cegerxwin ve Osman Sebri Türkiye Kürtlerindendir. Yine 1980 askeri darbesinden sonra İsveç’te oluşan edebiyat kuşağı (Stockholm Ekolü) ağırlıklı olarak Türkiye Kürtlerinden oluşur. (1)

Bu anlamda Kürt Edebiyatı bir mucize edebiyatıdır. Çünkü sürgünde gelişen ve eğitim ve öğretim kurumları, araştırma enstitüleri, okulları olmayan bir dilin şu zamanda yoğun ürünler vermesi mucizedir. Dahası O dönemde; hor görülen, ötekileştirilen, yasaklanan Kürtçenin ısrarla hikaye, roman, şiir, deneme vermesi ilginçtir. Ve 1980 Darbesi sonrası zorunlu göç eden Kürt aydınlarının siyasi faaliyetlerinin yanı sıra yürüttükleri Edebiyat çalışmaları bu sürgünün ürünüdür. Önemli temsilcileri ise; Mehmed Emin Bozarslan, Murad Ciwan, Mehmed Uzun, Mahmud Baksi, Fırat Ceweri’dir. Yine Kürt Edebiyatını dünyaya tanıtan şahıs şüphesiz Mehmed Uzun’dur. Sürgün Edebiyatının ana temaları ise; göç, sürgünlük psikolojisi, vatan hasreti, Kürt meselesi, Kürtlerin modernizmle ilişkisi, kentleşme ve bunların yarattığı psikolojik dünyaydı.

Yine Fırat Ceweri, yazdığı öykü ve romanların yanı sıra çıkardığı Nudem Dergisi ile sürgündeki edebiyatın can damarı geliştirici dinamiklerinden biri olmuştur.  Nudem Dergisi, Hawar Dergisinden sonra Kürtçe edebiyatta Kurmanci lehçesini 90'lı yıllardan önceki ikinci nefes borusudur. Mustafa Aydoğan edebiyat üzerinde yazdığı denemeler sözlük ve dilbilgisi çalışmaları, roman ve çevirileri ile Kürtçe'nin birikimini zenginleştirmiştir. Mahmut Baksi romanlarıyla Kürtçe'nin söz dağarcığına önemli katkıda bulunmuştur. Rojen Barnas şiir deneyimi genç şairleri etkilemiştir. Hesené Meté, meselesi anlatının kendisi olan İronik bir yazardır. Okuyucu büyü ile gerçek arasındaki salıncaklara davet eden, üslubuyla Sürgün edebiyatının en önemli kazanımlarından biridir. İhsan Colemergi, ilk romanı Cembeli’yi sürgünde İsveç'te yayımlatabilmiştir. Kendisi Sürgün olmamış ama bizzat edebiyatı Sürgün olmuştur.

Sürgün edebiyatı söz konusu olunca genellikle” Sürgün Yezidi Edebiyatı” göz ardı edilir. Sürgün Yezidi Edebiyatı, Türkiye'nin doğusundaki Serhat bölgesinden başlayarak başta Ermenistan olmak üzere Gürcistan, Azerbaycan ve Rusya'ya göç eden Yezidi Kürtlerin edebiyatıdır. Stalin döneminde birçok Yezidi yazar SSCB'nin değişik yerlerine sürülmelerine rağmen edebiyat ile olan bağlarını koparmamıştır. (2)

Evet Modern Kürt edebiyatı vardır. Tarihe ve ölmüş kelamlara ruh üflemektedir. Köklerini güçlü bir gelenekten almaktadır. Ama sosyolojik anlamda bir sorun vardır ki; Kürtler bu edebiyata dahil olamamaktadır. Kürtler; Toplumsal olarak Edebi alanda büyük bir yıkımın içindedir ki; Mehmed Uzun’un kitaplarını kendileri için Türkçeye çevirmektedirler ve Kürtçe okuyamamaktadırlar. Bu anlamda Kürt toplumuna sirayet eden Bir Kürt Edebiyatından bahsetmek bir hayli zor olacaktır. Bu Bağlamda Kendi coğrafyasında kendi dili ile yazılmamış edebiyat bir trajedidir. Kendine yabancılaşmaktır. Yok oluşun zeminidir.

Fırat Ceweri, Can Yücel’e: Türkiye’de Türkler Kürt Edebiyatını tanıyorlar mı? Sorusuna karşılık şu ironik cevabı alır. “Evet güya tanıyorlar, ama hala Mem u Zin’e Limozin diyorlar?

Aslında sadece Türkler değil, Kürtler’de Kürt Edebiyatına Limozin demektedirler.

 Kaynak;

1.       Gerçeği Görmemenin Sonucu: Fırat Ceweri, Notus Öykü

2.       Lal Laleş: Türkiye’de Kürtçe Edebiyatı

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...