Biz Kime Neye Teslim Olduk..
Gül Altuntaş

Biz Kime Neye Teslim Olduk..

 “Artık büyük müfessirler yoktu, sadece çok sayıda hafız vardı. Yaratıcı yorumlar yerine sonu gelmez ezberlemeler, tahlil ve terkip yerine sonu gelmez tekrarlamalar.”... Aliya İzzetbegoviç

Haham ile rahip beraber boks maçı izlemeye giderler. Boksörlerden biri ringe çıkıp istavroz yapar. Haham rahibe sorar: "Bu ne işareti ne işe yarar" Rahip cevap verir: "Döğüşmeyi bilmiyorsa hiçbir işe yaramaz"...

Kıssadan hisse. Fiili eyleminiz yoksa, oturduğunuz yerden dua ile doymayı, kazanmayı beklemeyin..

Müslüman amcam camiye gelip giderken çocuğun başını okşuyor. Peygamberimiz demiş ki "Bir yetimin başını okşayana, cennette, bilmem kaç birim sevap var." Amenna!... Da, çocuğun ayağında ayakkabısı delik, üstünde pantolonu yamalı bey amca.

Her gidiş gelişte çocuğun kafasına dokunup, çocuğu ürkütecegine; çocuğa bir ayakkabı alsan, daha makbul olmaz mı? Peygamberini daha çok sevindirmiş olmaz mısın? Motamot yaşayacağız derken, bir söz bu kadar mı basit anlaşılır.

Cenneti gerçekten bu kadar ucuzmu sanıyoruz? Hani biz Yahudileri ayıplıyorduk ,şekille Allah'ı kandırmaya çalışıyorlar diye !İbadetin özü ve maksadı işlerine gelmeyince kıvratıyorlar diye....!

Eskiden ölü olunca, cenaze sahibi, gücüne göre bir halıyı tabutun üzerine atar, o halı da camiye kalırdı. Hatta halı ne kadar kaliteli olursa o kadar da büyük Sevap olduğuna inanılırdı (?) . Yılda bir kere de köyün kadınları toplanır, imece usulü o halıları yıkardı.... Halılar o kadar çoktu ki, neredeyse cami tabanı 7 kat halı kaplıydı.. Oysa köyümüzde çula muhtaç, çocuklu bir kaç aile vardı... Onları gören bile yoktu......

Şimdi de bakıyorum, en gösterişli tepelerimizde, en gösterişli mimari ile, en pahalı avizelerle donatılmış camilerimiz var maşallah .... Sokaklarımızda da kimsesiz sabahlayanlarımız, bodrum katlarda kirasını ödeyemeyenlermiz......!! Sonra biz bu gösterişli camilerimizde büyük sevaba nail olacağız öyle mi?! Sahi biz farkında olmadan, haşa Allah'ı bu lüks mekana geliyor mu sanıyoruz yoksa?!

Soru : Devletin telefonunu unutarak özel işinde kullandın. Başka zamanda da kendi telinden devletin işini yaptın... Bu eylem birbirini karşılar ve nötrler mi ?

Sonuç: devletin telefonunu özel işinde kullandığın günahın ayrı bir yerde seni beklerken, belki kendi telefonundan devletin işini yapmış olmanın sevabı da ayrıca bir yerde bekler.....Yani günahlar ayrı yazılıp bekler, sevaplar da ayrı.. Birbirine -mahsup- edilmez.!Denmiş.!

Basit bir tapuyla, santim toprağını komşuya vermeyen senden daha mı aciz haşa Rabbim? Basit bir tapuyla senin hakkını koruyan devletten daha mı aciz Rabbin..

Toplu iğne ucundan daha küçük DNA dan milyon bilgiyi çıkaran kuldan daha mı aciz? ki , Hakları ayıklamasın.!? Elbet ki hayır.

ADİLİ MUTLAK OLAN RABBİMDİR.!Kamuya ait olandan, götürenler, hediye edenler, kendine ait olmadığı halde ona buna ikram edenler ve bu ikramı kabul edenler bir kez daha düşünmeli..

Mahşerde davanın hesabının ağırlığı küçümsenmemeli. Bu dünyada da o haram kısım kendilerinden, mallarından ayıklanmalı.!

Hani, dağlara buğday serpecektik ki, müslüman ülkesinde vahşi hayvanlar açlıktan öldü denmesin diye ! Oysa vahşi hayvanlar şurda dursun, insanların açlıktan öldüğü bir dünyada, umursamaz olarak yaşıyoruz maalesef....

Ölenler kendi partimizden, kendi mezhebimizden, kendi ırkımızdan değilse çokta etkilenmiyoruz.... Oysa biz vahşi hayvanları bile kaygı eden bir dinin mensuplarıydık....

Başını sımsıkı örtüp, ama açık halinden daha fazla ilgi çekecek kadar makyajla sokaklarda gezen hemcinslerime ne demeli?

Evde çol çocuğuna ve ailesine , iyi davranmadığı halde, dışarda merhamet abidesi kesilenleri netmeli?

Mesela büyük bir gösterişle kurban kesip, dolabına yığanları, nerdeyse bir düğün alayı ve nümayiş ile Hacca gidip, kapı komşusuyla helalleşmeyenleri,  bir kova zemzem uğruna, daha hava alanında kavga edenleri....

En güzel sesle Kur'an okuyup gönülleri yumuşatırken, kendi kardeşiyle ömür boyu küs kalanları, reklam için yardım tırlarına koli koli yardım verip, işçisinin alın terini gasp edenleri, İslam müsamaha dinidir diye vaaz ederken, kendini çeken kameranın önünden geçerek kameranın görüntüsünü engelleyen amcaya bir ton, yüzünü ekşitip kızanları.....

Gösteriş ve israftan kaçınma konulu vaaz edip, parmağındaki çok pahalı platin yüzükle, jeepinin direksiyonunu çevirenleri.

Camide efendimizin Hz. Aişe ile olan şakalaşmasını arkadaşlarına anlatırken, kendi eşine, tek bir güzel sözü hatırlanmayanları....

Neden bu dini bu kadar şekle bürüyerek özünden uzaklaştırdık? Buna kim ve nasıl, ne zaman da sebep oldu?

Toplumumuzda, birbirimizle olan hukukumuzda işimize yaratmadığımız bu mükemmel dini, bireysel hayatımızda, tek başımıza yaşayarak , kime ve neye faydamız dokunuyor?

Bireysel ibadetlerimizle robotlaşarak , ümmet ruhunu kaybettiğimizin farkında mıyız? Biz vahşi hayvanlara acıyıp, onlara yem serpmek isterken, vahşi hayvanlar bile bizim hallerimize acıyor olmasın?

Vahşi hayvanlar; birbirimize olan kinimizi,hasetimizi, kibrimizi, merhametsizliğimizi, aç bıraktığımız çocukları, vurdum duymazlığımızı, görüp de ar ediyor olmasın?! Bu gidişle galiba birbirimizin inancını kemiriyoruz! Zannımca bu hallerimiz pek de islam değil...

Biz teslim olmuş ama, nefsimize teslim olmuş, islama teslim olmuş değil görünüyoruz.....

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...