İçimizi Yakan Derin Bir Acıdır Yemen...
Zeynep Ataselim

İçimizi Yakan Derin Bir Acıdır Yemen...

Dünya gündeminde yaşanan zulümler emperyalist vahşetin hesaplarına gün geçmiyor ki yenisi eklenmesin.

Yemen mücadelesi işbirlikçi emperyalistlere karşı verilen erdemli bir mücadeledir. Katliamlara seyirci kalmamak da erdemli bir davranıştır.

Rahmetli Necmettin Erbakan’ın "Siyonizm bir timsah gibi, üst çenesi Amerika'dır. Alt çenesi Avrupa Birliği'dir. Kuyruğu İsrail'dir. Gövdesi bir takım Müslüman ülkelerin yöneticileri, medyacıları, işadamları, işbirlikçileridir" sözündeki gibi emperyalistlerin İslam beldelerinde vücut bulması, onursuzca kendilerini feda eden İslam ülkeleri sayesindedir.

İslami camianın Yemen hususundaki sorumluluklarını ifade etmeye gerek yok, önemli olan bu hususun dillendirilmemesi sayesinde kendi nefislerine dokunacak adaletsizlik karşısında erdemli bi duruş sergileyemeyeceklerdir.

Sessizlik zulmü önlemez hatta pekiştirir. Tuhaf olan kısım ise geçmişte eleştirdikleri küresel emperyalizmin adaletsizliğinden adalet umulmasıdır. Yıllarca bastırılmaya çalışılan çevrelerin imkanlar dahilinde zulümlere sessiz kalması da manidardır.

 “Sadece içinizden zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan bir azaptan sakının ve bilin ki Allah, azabı çetin olandır.”  (Enfal Suresi 25) ayeti İslam dünyasının geneli açısından işaret edilmektedir. Erdemli bir duruş gösterilmesi bir yana sorunların daha da çetrefilli olmasında İslami camiaların rolü çok fazladır.

İslam dünyasının ciddi bir dönüşümden geçirildiği bu dönemde kendimize özgü bir duruş sergileyemezsek dönüşüm karşısında sadece seyirci kalmakla yetiniriz.

Suud, İslam aleminde Yemen mücadelesi için bir algı oluşturmakta, mezhepçiliği körüklemekte, tekfirci grupların elinin güçlenmesi için de planlar yapmaktadır. Tekfirci gruplar ve Suud için Şii ve Sünniler önemsizdir.

Suud, Amerika emperyalizmi ve Batı emperyalizmi ile birlikte dünyayı değiştirme iddiasıyla siyonizmin varlığını sürdürecek koşulları sağlamaktadır. Suud gibi arap devletleri halk desteğinden ziyade suç örgütleri ve küresel güçlerle işbirliği ile varlığını devam ettirme düşüncesinde olmaktadır, bu kapsamda İslam toplumlarında fitnenin artması için mücadele göstermektedir. El kaide ve İşid vahşeti Amerikanın operasyonlarının meşrulaştırılması olarak planlanmış olamaz mı?

Yemendeki mazlumların öfkesi nefislerine uyup görmeyenlerin egemenlik masallarının sonunu getirecektir. Suud ve arap yönetimler ansızın gücünü kaybeder ya da ansızın devrilirler, hatta İsrail'in ve Amerika'nın bi anda yok olmasını uzak görmemeliyiz.

Bizler, İnsanlığımızdan utanmayacağımız, kalbimizi titreten bi adalet anlayışı ile tüm mazlumların sesi olmalıyız. Hakikat uğruna gerçekleşen her devrim hesaplarla değil inancın tüm boyutları ile gerçekleşir.

İslami camiaların oluşturduğu etki insanlığı umutsuzluğa sürüklemekte ve zulme karşı mücadele eden direnişçilere karşı duyarsızlaştırmaktadır. İslami camiaların birçoğu tutarsız fikirleri ve sonuçsuz eylemleri ile Müslümanları oyalamaktadırlar. Hatta tutarsız fikirlerinde kendileri de tutarsızdırlar. Ahlaki zafiyetler, iftira, tekfir etme ve büyüklenme de ortaya çıkan kötü hasletlerdir.

Yemen, içimizin yandığı, utancımızı yüzümüze vuran direnişi ile tüm dünyaya sessiz ve derinden bir ders vermektedir. Direnişin erdemli mücadelesi bize siyonizmin, emperyalizmin ve suudun son demlerinde olduğunun müjdesini vermektedir.

Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir. (Şuara-227)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...