Sende Ali'nin yüreği yoksa, neye yarar Zülfikar…
Gül Altuntaş

Sende Ali'nin yüreği yoksa, neye yarar Zülfikar…

Önceleri Müslümanları cidden ayrıcalıklı ve üstün özellikli kullar sanır idim. Ve kendim de Müslüman olduğum için ( hiç çaba sarf etmeden ana-babadan miras, dolayısıyla da iyi bir mirasyedi olma adayı) kendimi şanslı sayar gururlanarak gerinirdim...

Zaman içinde hem başka insanları tanıma, hem okuyarak bazı şeyleri fark etme güdüm geliştikçe büyük bir şaşkınlık yaşadım. Tam üniversite çağlarım bu şaşkınlığın başlangıç dönemi...

Noluyor yahu? Bu soruyu, hem kendime soruyor hem-adam sanıp da, sadece dört ayaklılıktan kurtulmuş olduklarını gördüğüm bazılarına içten soruyordum... Derken iyice okumalarım, teknoloji ile medya takibim ve araştırmalarım ilerledikçe, artık şaşırmalarım yerini, gördüğüm konuları görmemezlikten gelmeye bıraktı..

Müslümana /Müslümanlığa yakışmayanı gördükçe kafamı kuma gömmeyi tercih ediyordum.. Bir nevi bana değmeyen yılan bin yaşasın modu.. Çünkü bilmiyordum ki yılan bu! Bir gün bana da değecek.! Üstelik kanser teşhisini öğrendiğim halde tedaviyi ertelemek gibi, nereye kadar böyle gidecek demeden! Sonra yavaş yavaş gördüğüm yanlışlıkları dillendirdikçe, --abey, vay babo, sen de kimsin ve ne haltsın? Sana mı düşmüş konuşmak,çekil git şuradan, değme kimsenin keyfine,bunca yıldır bunca insanlardan daha mı iyi bileceksin?-- Cümleleri duyduğum en hafif olanlarıydı...

Ve yine bir karamsarlık dönemine itildim.. Ama şu günlerde galiba kendimi bulmuş olmalıyım ki(?),ne o babeyler umurumda,ne de bunca yıldır bilen sandıklarım...

Görüyorum ki, insanlar beni boş ver konunun uzmanı olan insanları bile küçümsüyor, keyiflerini bozan/bozacak kimseleri takmıyorlar....

Demek ki asıl mesele yanlış ya da doğrular değil bunu görebilecek beyinlerin varlığı imiş.... Evet bunca yıldır insanlar yanlış biliyor olabilir.! Bunca yıl insanlar, otorite ya da başkaları tarafından susturulup, sindirilmiş olabilir.! Bunca yıldır doğru sandıklarımız, yanlış yazılmış olabilir.! Bunca yıldır doğru dediklerimiz yanlış yorumlanıp rivayet edilmiş olabilir.! Bunca yıldır, bunca insan/beyin gelip geçmişse;bunca da doğru olabilir.! Kimse mutlak doğru da değil, mutlak temiz de değil.!

Üstün özellikli sandığım Müslümanlar da aslında hiç bir halt değil.! Hatta; tembel, miskin, gammazcı, hasit, kibirli, riyakar kişiler olmaktan çıkıp topluluklar olmuşlar!Hala aptallar gibi, kendi beceriksizliklerini görmemek için atalarıyla övünen birer mirasyediler... Kötü huylarını kılıf bularak savunma mekanizması geliştirmiş, kafalarını kuma gömüp rahatlayan deve kuşu gibiler.... Ve maalesef azıcık bile olsa uyanıp, yanlışları sıralayıp , artık doğruları görelim diyenleri de hemen susturup yok etme derdindeler......

Sonra da üst akıl, dış güçler, bilmem büyük şeytan diyerek hep suçu başkalarında arıyorlar. Aslında şeytanın büyüğü birebir kendi içlerinde, -kendilerini bir halt sanma şeytanı- ! Ve buna sığınarak yan gel yat, tembellik şeytanı! O beğenmedikleri batı-gavurlar- ürettiklerini ve icat ettiklerini , çok değil , bir ay bu kibirli Müslümanlara satmasınlar, altı ay sonra yarısı biter.....

Aptal adam hala, Kanuni kaftanı giyerek ruhunu oyalıyor.! Oysa kafasını kaldırıp bir baksa, o kaftandan utanması gerek. İşçi olarak çalışıp ezildiği Almanya gümrüğünden çıkarken giydiği Kanuni kaftanı ile kendini bir halt sanacağına, işe yarar bir şey üret de bir halta yarayasın....

Farzet ki sana Ali'den miras kaldı Zülfikar, sende Ali'nin yüreği yoksa, neye yarar Zülfikar?! Kaftan giyerek sorun çözülecekse, tüm aile, ülke kaftan giyelim.!

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Nesibe Aşkar Yazdı: Bir Kuş Tüyü Eksik
Nesibe Aşkar Yazdı: Bir Kuş Tüyü Eksik
Yıldıray Oğur Filistin Cesur Kızı Ahed Tamimi'yi yazdı: Sarı Saçlarından Sen Suçlusun!
Yıldıray Oğur Filistin Cesur Kızı Ahed Tamimi'yi yazdı: Sarı Saçlarından Sen Suçlusun!