Kork O Mahkemeden ki ! Hâkimin Kendisi Şahittir.
Gül Altuntaş

Kork O Mahkemeden ki ! Hâkimin Kendisi Şahittir.

Öyle bir mahkeme ki; zaman aşımı yok... Torpil yok, ceza indirimi yok.... Seçim affı yok... Her taraftan kameralarla kaydedilmiş ... İnkar asla yok.... Bizim oymaktan, sizin klandan hiç mi hiç yok... Paranız geçmiyor, koltuğunuz yok, takım elbiseniz yok, pahalı saatiniz, hava atıp üstünlük taslayacağınız mücevheriniz , lüks çantanız, yok.

Gözlerinizdeki korkuyu saklayacağınız güneş gözlüğünüz yok. Çırılçıplaksınız ama bunun bile farkına varan yok. En müşkil telaşedesiniz emredeceğiniz birileri hiç yok... Avukatınız yok.. Mahkeme bitince; gideceğiniz bir gölgelik yok, içeceğiniz bir bardak soğuk su yok... Sizi teselli edecek bir can yok... Saray yok , ev yok, yazlık yok, kışlık yok, bir çadır bile yok. Yok işte bir gölgelik yok. ... Artık arkadaş yok, yaren yok...

Herkes ama herkes müthiş ve dehşet bir belirsizlikle beklemede. Herkes sadece ve sadece kul.... Sultan hiç biriniz değilsiniz, hiç birinizin payesi yok, titri yok, kademesi, derecesi yok... Herkes kendi telaşesinde......

Herkes kendi korkusunda, herkes kendi hesabının ağırlığında.... Ana evladını göremiyor, evlat babayı... Müthiş bir kalabalık iğne atsan yere düşmeyecek. herkesin huzurunda sayılacak bir bir yaptıkların, herkesten saklamış oldukların...

Koskoca dünya tarumar olmuş, yıkılmaz denilen dağlar yıkılıp un ufak, kurumaz denen ummanlar çöl olmuş.... Firavunlar, nemrutlar, sultanlar köle olmuş... Güneş tepelerden bir mızrak boyu bile kalmadan üstümüze düşmüş, kafalar içinde beyinler kaynıyor adeta, yaptıklarının korkusuyla.. Her yer kavruluyor, her can korku ve dehşet içinde beklemede... Sinirler tavan yapmış sabırlar bitmiş.... İnlemeler, ahlar, feryadı figanlar almış başını gidiyor ama duyan yok... Bebeler ağlaşıyor, kuzular meleşiyor, börtü böcek dile gelmiş sizden hakkını istiyor... Dilleriniz susmuş, dimağınız kurumuş, siz konuşmuyorsunuz artık, sizin yerinize el ve ayaklarınız dile gelmiş.... ''Beni falanca yere götürdün de, günaha battım'' diyor ayaklarınız... Oysa ne kadar da çok zevk almıştı o falanca yerde.... Göz kapaklarınız; ''ben harama bakmamak içindim. Ama sen mazluma eziyeti görmemek için kapattın. Haramı görünce, kapatmadın baktın da baktın harama, ben de davacıyım şimdi senden,beni uygun yer ve zamanda kullanmadın'' diyecek.. Kulaklar fırlayacak yerinden,'' duymamıştın mazlumun sesini, ama hiç de geri kalmamıştın çengi çalgıda, tıkamıştın mazlumun çığlığına ama, zevklerin en hasını da benimle duymuştun, ver şimdi benim de hakkımı yanmak istemiyorum seninle..!'' Dil başlayacak ondan sonra belki de....''Tatmıştın lezzetlerin hepsini, en hasını, söylemiştin kelimelerin en ağdalısını,fısıldamıştın, haykırmıştın, kahkaha atmıştın, neşelenmiştin, yalanlar savurmuştun, yalakalık yapmıştın’’ diye...

Hani nerde? Ne kadarı helaldi? ne kadarı ile HAKKI dillendirmiştin? İşte şimdi ben de istiyorum hakkımı!'' .....

Ah ömrüm ah , ne kadar da hoyratça kullanmışım seni , ne kadar da kullanmışım kendimi diye düşünürken , nefsimiz bile fırlamak, kaçıp kurtulmak isteyecek...........

AMA NAFİLE işte.. Yok, çare yok artık orada....Tüm azık buradan alınacaktı, tüm bilet buradan kesilecekti... Tüm arzuhal burada verilecekti..... Burada idi bütün maharet , bir de sende.!Akıl verilmişti, vijdan kodlanmıştı, merhamet yüklenmişti kullanasın da , yolunu şaşırmayasın diye.....

Kitap inmişti sana özel, rehber tutulmuştu. Eşrefi mahluk sayılmıştın. Rabbin muhatap almıştı seni... Anlatmıştı sana bu günün gerçeğini, söz almıştı kalu-belada ya... Demişti işte , HEPİNİZİ aynı çamurdan yarattım hepiniz aynı babanın evlatlarısınız ve hepinizin birbiri üzerinde hakkı var. ÜSTÜNLÜK ANCAK TAKVA iledir.. Boynuzsuz koç boynuzlu koçtan hakkını alacak diye. (İbrâhim 42 ) Sakın, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor. ... Ancak, Allah onları (cezalandırmayı), korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteler.........

ALLAHA teslim olunuz, tevekkül olunuz, emanet olunuz.!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...