Sana Yazdım Başkaları Okudu..
Eda Bildek

Sana Yazdım Başkaları Okudu..

Kalbimin damağında kaldın be adam. Bütün yıkımların arasında öyle dimdik öyle mağrur kaldın. Ne vakit gitmeye kalksam gözlerine asılı kaldı yüreğim.  Harflerin doğurgan, cümlelerin haşin iklimlerinde adına rastlamak bir doğuş mudur sence? Hani sen her şeyi bilenin katından önce gönlüme sonra ellerime tel tel dökülmenin adıydın. Kendimi yoluna bir gül gibi savurmanın bahtından geliyorum sana. Senden giden yolların sana dönen tahtından geliyorum.  Senden sana geliyorum. Yokluğunu deviriyorum üzerime. Sevmenin ikbalinden yokluğun yarasında yutkunuyorum. Öyle bir adamı sevdim ki bir deniz bir içim çekiliyor.

Hep aynı yerde kalıyor insan. Bozuk bir saat gibi, her şartta hep aynı yerde sevilmek istediği yerde kalıyor. Ne garip gözlerinde okyanuslar gördüğü sevdiğinin yine gözlerinde boğuluyor. Sanmanın külfetini taşıyor sol göğsünde. Kırılgan bir çiçek gibi bakıyor sol yanına. Kan revan olmuş dört bir yanı oysa Nevbahar değil miydi diye soruveriyor.  Sanıyoruz ki nasıl sevdiysek doludizgin öyle sevildik. Öyle sevilmenin vaadinden ötesinde sorgusuz sualsiz yumuyor gözlerini âleme. Ve açıyor gözlerini kendi gönül âlemine.

Başka türlü yaşamayı bilmiyor bir kez sevmeyi, hakikatli sevmeyi bilen gönül. Hepimizin gözlerinde uzaklara dalıp gitmenin tesiri... Sözlerin hükmü eriyip tükeniyor gözlerin iklimlerinde. Artık kimseyi söze karıştırmamayı öğreniyor seven. Kimseyle paylaşmamayı öğreniyor gönül derdini.  Akıp giden zamanı bir nehir gibi avuçlayıp yudumluyor susadıkça. Çıplak ayaklarla kumsalın kalbini adımlıyor. Gecenin gönlüne uzanıp yıldızlara karşı biriktirdiği şarkıları dinliyor.

Sevmenin yorgunu olmanın güzelliğini taşıyor kadın etek uçlarında. O yürüdükçe sevdanın kalbini etek uçlarından adam saçılıyor kâinata. Parmak uçlarında tutuşan özlemin ateşi gül gül dökülüyor kadının dokunduğu her tene, her cisme, her yere. Kadının derdi devanın sahibine bir gül demeti olarak sunuluyor. Devanın kendisinden bir cennet ikbali olarak dökülüyor kadının saçlarından ayakuçlarına. Kadın hiç sevmemiş olsaydı, bir kez olsun sevmenin nazarından kendini görmeseydi hiç bilmeyecekti göğsünde bir elmas kolye gibi bir adamı taşımanın hatırasını. Ve yine bilmeyecekti gönlün salıncağında dört mevsime yekpare sevda çiçeği olmayı. Dahi bilmeyecekti akıp giden ömrün ellerinde akıp gitmeyecek bir cennet sonsuzluğuna erişmenin ne demek olduğunu.

Affetmeyi kin biriktirmekten üstün saymanın ne menem ve ne kutsal bir ayet olduğunu;

Söz tutmanın söz vermekten daha kıymetli olduğunu;

Koşulsuz sevmenin neftinde vefa çiçeğine dönüşmenin kıymetini hiç bilmeyecektim.

Kadın parmak uçlarından kelime kelime adamı doğurmasaydı ve teninde bir iz gibi onu taşımasaydı kendini hiç bilmeyecekti.

Şimdi sen adam, her sevenin nazarında yeniden sevilen adam sana yazdım başkaları okudu. Senin tefsirinken gönlüm şimdi bir kenarda unutulan kitabeye dönüştü. Ama her sevilenin Allah’ın nazarında kıymetini böyle böyle bildim. Unutulmanın saftında unutmamanın kıymetine dönüştüm. Şimdi sen akıp dur gönlümden ben seni işliyorum gönlümün kanıyla kâinata.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Ramazan Deveci  Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....
Ramazan Deveci Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....