Sensiz Olmaz Kardeşim...
Gül Altuntaş

Sensiz Olmaz Kardeşim...

Derin bir nefes alın ve kapatın gözlerinizi... Muazzam bir yerdesiniz. Her yer adeta cennetten birer parça. Şırıl şırıl akan dereler, çeşit çeşit bitkiler, türlü türlü uysal ve munis hayvanlar. Her yerden ayrı bir seda fısıldıyor doğa. Akan derelerin cığıltı sesi ile kuşların cıvıltısı öyle güzel bir ahenk oluşturmuş ki, size özel musiki terennüm edip konser veriyorlar. Her ağaçta ayrı bir çeşit meyve, her nebatta ayrı bir sebze olgunlaşmış halde siz bekliyor, Hava ne sıcak ne soğuk, tam kıvamında, esen hafif rüzgar taa içinizi okşuyor.. Gözünüzün alabildiği her yer size tahsis edilmiş. Bağlar, bahçeler, asmalıklar,  madenler, vadiler,  dereler , tepeler, düzlük ovalar.....

Sınırsız enerji kaynağınız var, sınırsız satın alma gücünüz var. Çeşit çeşit bineklerin arabaların var... Kısaca mükemmel bir yere düşmüşsünüz, cennet değil ama, cennetin yeryüzündeki yansıması diyelim..
Yalnız bu mükemmel yerin bir kusuru var.! Ve ömrünüzü de maalesef bu yalnızlıkla tamamlayacaksınız. Burada sadece ve sadece siz olacaksınız, sizden başka ,  hem cinsiniz ne karşı cins, insan adlı hiçbir varlık olmayacak.! Seveceğiniz , ya da nefret edeceğiniz hiç kimse.! Gözlerine bakmaya doymadığınız yariniz, şefkatinden emin olduğunuz anneniz, yanında huzur ve güven duyduğunuz babanız, kardeşleriniz , komşunuz.... Hiç kimse olmayacak işte. Hatta hatta sevmedikleriniz, nefret ettikleriniz de olmayacak.... Ceberrut müdür,  mıymıntı sekreter, cimri patron, belki sürekli kafanızı şişiren eşiniz, belki kaynananız, belki ha bire borç para isteyen arkadaşınız, kıskandığınız rakibiniz, fikirlerini beğenmediğiniz karşı partililer, diğer cemaattekiler, öteki mezhepdekiler, diğer dindekiler, siz rahatsız eden komşu, tipini beğenmediğiniz adam......... Hiç kimse yok işte. O cennette tek başınıza, bir nefesinize, konuşacak tek ruh yok.!

Öte yandan da, başka bir teklif daha var size. İyisiyle kötüsüyle, beğendiğiniz ya da beğenmediğinizle, sevdiğiniz sevmediğinizle içinde sizden başka nefesin olduğu , sizin gibi can taşıyan ruh taşıyan, belki konuşup dert anlatacağınız, belki de sinirlenip kavga edeceğiniz birisi ile yaşayabileceğiniz basit bir mağara, yada ağaç kovuğu..... Tercihiniz hangisi olurdu demeyeceğim! Her ne kadar mükemmel bir hayat gibi görünse de, biliyoruz ki; Adem cennette tek kalamadı da Havva aradı. Kendi gibi düşünen, konuşan, nefes alan, derdini anlayan, derdini anlayacağı, yüzüne bakacağı, yağmurda birlikte ıslanacağı, rüzgarda birlikte ıslık çalacağı, birlikte yürüyeceği, birlikte koşacağı, sustuğunda bağıranı, konuştuğunda dinlemeyeni, küseceği, küstüğünde barışacağı,trip yapanı, başının etini yiyeni, dırdırıyla başını ağrıtacağı birini aradı... Çünkü birlikte olunca güzeldir hayat herkese... Birlikte oluşturulacak cennet zevklidir, hazır olandan öte...,

Birbirimize bu tahammülsüzlük niye be kardeşim?

Hayat birbirimizle güzeldir be kardeşim.! Sen olmasaydın , benim ne önemim olurdu ki? Ben olmasaydım sen nasıl çekerdin bu ıssızlığı.? Neden bu kadar tahammülsüzüz birbirimize? Neden bu kadar hoyratça harcıyoruz birbirimizi?

Hangi parti, hangi sendika , hangi düşünce, hangi ideoloji insandan daha kıymetli? Esasen bu saydıklarımızın da hepsi bizim mutluluğumuz, bizim refahımız için araç olmayacak mıydı be güzel kardeşim. Değer mi bunlar uğruna birbirimizi ötekileştirmeyi, yakmayı yıkmayı, kırmayı? Araç olması gerekenleri neden amaç yaptık ki?

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...