Evliliğini Şhowa Dönüştürenlere Sözüm
Eda Bildek

Evliliğini Şhowa Dönüştürenlere Sözüm

Şuurlu olmaktan ne anlıyoruz? Peki, ya şuurlu kadın olmaktan? Belki de birileri bana kızacak ama ben bunu dijital buhran yaşayan inançlı kadınlarımız için bilhassa kendi iç hesaplaşmam için yazıyorum. Toplumumuzda evliliğin kutsal cümlelerle allanıp pullanıp gösterişli düğün organizasyonları ile ele güne gösterildikten sonraki sürecinde çift olmanın ne demek olduğu konusunda ciddi bir düşünme süreci yaşıyor muyuz diye merak ediyordum epeydir. Üzülerek söylemek istiyorum ki hayır evliliği de çift olmayı da yanlış bir şekilde tarif eden ve toplumda inşa eden bir algıyla yaşıyoruz.

Geçmiş zamanlara baktığımızda evlenecek kişilerin bilinçlendirilmeden yaşın geldi evlen güdülemesi ile bir araya getirildiğini hatta çoğunlukla aile ve çevreden hatrı sayılı bir büyüğün siz uygunsunuz demesi ile oluşturulduğunu çok rahat gözlemleyebiliriz.  Bu durum yanlış mı elbette hayır.  Fakat bir şart ile gerçekten karşı karşıya getirilmiş iki kişi gönül rahatlığı ile birbirini istiyorlarsa. Çünkü nikâhın en büyük şartı rızadır. İki kişinin rızası yoksa büyüklerin rızası o nikâhı geçerli kılmaz. Ama bugün daha büyük bir felaket söz konusu; evliliği, eş olmayı hatta ebeveynliğini dijital platformda Show haline dönüştüren bir algı sistemi mevcut.  Her şey gibi evliliği de manasından, hikmetinden maalesef uzaklaştırdık.

Hepimiz muhakkak sosyal medya iletişim sayfalarında eşimizde dostumuzda yahut farklı çevrelerde gözlemlemişizdir. Çift olarak açılan sayfaların üzerinden tanıdık tanımadık herkese ifşa edilen hayatlarını. Şimdi bunda ne var diyeceksiniz? Elbette zararı ziyanı yok.  Hatta keşke mutlu aile fotoğrafları özü itibari ile de derinleşerek çoğalsa. Toplumumuz için en büyük temennim budur. Netice de birbirini anlayan, saygı duyan, ortak bir noktaya bakan ve metadan uzak yokluğu varlığa dönüştürecek sevgi bağı olan çiftlerle sağlıklı çocuklar hayat bulacak ve toplum sağlıkla güzellikle inşa olacaktır. Fakat benim itirazım gösterişe evliliğini de alet eden şuursuz bilince.

Eskiden eşlerinin ardından yürüyen yahut yan yana adımlasalar da sokağı ciddiyetlerini muhafaza eden bir bilinç vardı. Bu bilinç sokakta dul, eşi şehit düşen kadın yahut evliliğinde türlü nedenlerle mutsuz olup da yine de yürütmek zorunda olan kadınlara karşı bir saygıydı. Eşleri ile çok samimi, samimi bir görüntü onları üzer, içerlenirlerse diye kaygı duyarlardı. Şimdi görüyorum ki eşlerini yarış atı gibi allayıp pullayıp her yerde pozlar yakalamaya çalışıp, belki de normal hayatlarında hitap etmedikleri kadar sevgi sözcükleri ile sosyal medyada paylaşan hanım kardeşlerimizi görüyorum.

Dönüp hiç baktınız mı ortaya sergilediğiniz duruma? Sizce bu şuur hali midir? Bilmelisiniz ki; şuurlu olma hali insandaki özel bir kemaliyet noktasıdır.  Bir tür farkında oluş halidir; kim olduğunu, ne hissettiğini, ne düşündüğünün ve şuanda ne noktada nerede olduğunun farkında olduğunu bilme halidir. Sizce sosyal medyada olduğunuzun ve sergilediğiniz görüntünün sizin evliliğiniz olduğunun bilincinde misiniz? Örnek olayım derken belki de kaç imrenen kadının yarasına tuz bastığınızın farkında mısınız?

Evlilik yıldönümleriniz, sevgililer günü diye tanımlayıp aslında size özel olmayan kaç günü gözler önünde yaşadınız? Eşinizin yoldaşınız olduğunu kaç paylaşımda unutuverdiniz? Eşinizin size aldığı bir hediyeyi, hiçbir madde ile ölçüştüremeyeceğiniz içten bir sarılışını, öpüşünü yahut onunla geçirdiğiniz o değerli anı kaç bin kişi için yaşadınız?

Evet, eşinizi sevin. Ona kıymet ve değer verin. Onu takdir edin. Ama yüzüğü parmağınıza takar takmaz hiç görmemiş edaları ile anlamsız pozlar vermeyin. Özellikle örtülü hanım kardeşlerim eşinizde olsa aşırı yakınlaşmış fotoğraflarınızı sosyal medyada ilan ederken kaç nefsi harekete geçirdiğinizi unutmayın. Dahası kutsal aile çatınıza kaç kem gözü çektiğinizi de unutmayın. Ama bunların hepsinden önemlisini başkalarına göstermek için değil; bir olabilmek için sizden nesiller inşa olması için bir çınara dönüşecek evliliğin mukaddes koruyuculuğunu yapmak için özel anlarınızı muhafaza edin. Dört duvar arasındayken nazınızı, ilginizi, sevginizi ölçüsüzce gösterin ki dışa dönük olmasın gözleriniz. Lakin içteki mahrem birlikteliğinizi dışarıya bu kadar taşımayınız. Neredeyse yatak odanızdaki örtülerinize kadar gören bir millet olmasın karşınızda. Büyüklerimizin korumak için canından oldukları mahremiyetimizi dijital güçlerle kemiklerimize kadar sızıp çekip alan ve ifşa eden zihniyetlere kör kalmayınız.

Hamileliğinizi ayan beyan göze sokmayınız. Bunu anne olamayan olmak için çaba sarf eden hanımları düşünerek yapınız. Eşlerinizle yakınlığınızı sokaklara sosyal medyalara dökmeyiniz bunu yineleyerek söylüyorum eşini kaybeden, şehit veren hanım kardeşleriniz için yapın. Bunu mutsuz olduğu evliliği şartlarından dolayı devam ettiren hanımlar için yapın. Kendimiz için yaşayalım evet, mutluluk için çaba sarf edelim evet; eşimize yoldaş, çocuklarımıza anne olalım ve bunu canı gönülden yapalım ama bunları yaparken kendimizi kaybetmeyelim.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...