Gösteriş İçin Mi Allah İçin Mi?
Gül Altuntaş

Gösteriş İçin Mi Allah İçin Mi?

Galiba ülkece genel özelliğimiz, insanları görüntüleri ile yargılamak, anlamaya çalışmadan-ona biçtiğimiz rol-ü beklemek, içinde bulunduğu koşulları dikkate alamamak.

Empati yoksunluğu.!.. Bu da birbirimizden kopmanın sebebi... Güven duygumuzun zayıflaması, komşuluk köylülük, hemşehrilik gibi güzel hasletlerimizi bitiriyor... Zaten günün koşulları, hayat şartları insanı kalabalıklar içinde yalnız bir -sosyal varlık-etmişken, bu ön yargılar da iyice tuz biber oluyor......

Bari şu Ramazanda bu ön yargıları yıkma adına durumları fırsata çevirelim... Mesela gördüğüm, insanlar birbirini davet edip iftar veriyor ama, --sen benim sırtımı kaşı, ben de senin-- mantığı ile! Yani bu gün ben, hali vakti yerinde, kendi ayarımda komşumu çağırıp; en mükemmel, yemek takımlarıyla, en mükemmel peçete, kaşık bıçakla masa donatma, çorba, tatlı, ana menü, ara sıcak gibi medeniyet ölçüsü sayılan yada gösteriş eşiğimi zorlayan argümanlarla oyalanarak iftar veriyorsam, birkaç gün sonra da o beni aynı, ruh hali ile, iftar sofasında ağırlayacaksa bu iftarda samimiyet ve ALLAH RIZASI aramamalı.!

Yetiyorsa yüreğiniz ve de gerçekten bir garibin karnını doyurarak, sırf Rabbim istedi diye, iyilik yapmaksa niyetiniz; apartmanın kapıcısını, bodrum katta oturan gariban kiracıyı, yalnız yaşayan bir ihtiyarı, sokakta ki bir kimsesiz yavruyu, derdini anlatamayan bir öğrenciyi, hastasının yanında kalan uzak ilden gelmiş bir refakatçiyi, memleketine aylardır gidemeyen bir sıvacıyı, ya da zar zor geçinen bir asgari ücretliyi, varsa gayri müslim bir komşunuzu, sizin mezhebinizden olmayan bir tanıdığınızı davet edin iftar sofranıza.

Çocuğunun yaramazlığını, belki pis bulduğunuz kokusunu, üst başının hırpaniliğini dikkate almadan. Sadece Lillah rızası için. Ve sosyetik komşunuza göstereceğiniz aynı özeni göstererek........ Siz politikacı abi ve ablalarım; siz de gerçekten yardım konusunda samimi iseniz, oy potansiyeli olan bir bölgeyi değil, sokak çocuklarının olduğu bir semti seçin, önce o yavrucukları paklayıp, üst başlarını donatın sonra da onlara verin iftarı ya da çook uzak diyarlara gönderilen ve önünde gazetecilerin olduğu yardım tırlarını değil de, bizzat kendi ülkenizde bulunan aç ve muhtaçlarımızı önce bir görün...

Emin olun Rabbimiz kalplerdeki olanı en ince ayrıntısına kadar bilendir. Ayrıca cennet de çöplük değil. Çöpe atacaklarımızdan verdiklerimiz infak sayılır mı bilemem.!

“Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmayıp insanlara gösteriş için malını infak eden kimse gibi, sadakalarınızı, başa kakma ve eziyet etmekle boşa çıkarmayın. Zira böylesinin örneği, üstünde biraz toprak bulunan ve üzerine bir sağanağın inip kendisini bütün yalçınlığı ile ortada bıraktığı bir kaya gibidir. Kazandıklarından hiç bir şey elde edemezler. Allah küfre sapan kimselere hidayet etmez” (Bakara-264)

Özellikle ilim tahsil eden öğrenci evlerini unutmayın bence... Evde pişmiş bir tas çorba kim bilir nasıl sevindirir onları.... Dışarıda kol kola görseniz de evlerde perişan olabilirler... Komşusu olanlar bir yoklayın çevrenizdeki memleketten uzak öğrencileri. Siz iyi insanlar onlara yardımcı olun da kurda kuşa yem olmasınlar.! Şu an, Afrika'da temiz bir tas su ve haşlanmış bir kaç patates size ziyafet geliyor olabilirdi, ona göre...! Sahip olduklarınızı kendinizden bilmeyiniz.!. Emanetin farkına varınız ve de kıymetini biliniz. O sahip olduklarınızdaki başka payları sahiplerine ulaştırınız işte....

Kimsenin umurunda değil! ORUÇ ne anlatmaya çalışıyor, oruçtaki maksat ve hikmet ne? Rabbim neden aç kalmamızı istiyor.? Varsa yoksa fırsattan istifade durumu.! İftar veren reklam peşinde, ne kadar çok muhtaca yoksula ulaşırım derdi değil de, ne kadar çok kalbur üstü şahıslarla muhatap olurum da, tanınırlığımı artırır kredimi yükseltirim diye. Herkes böyle değil elbet. İhlaslı insanlar her zaman var ve olmaya devam edecek.

Velhasıl her şeyimiz naylon, fason, merdiven altı. Ne zaman nasıl toparlanır özümüze döneriz bilmiyorum..

Bilge arkadaşın dediği doğru galiba ''Türkiye' de insanların yaklaşık % 2,5 kadarı ancak gerçek mü'mince yaşar. % 70 kadarı Müslüman gibi taklitçe yaşar. Geri kalanı da bildiği gibi yaşar!”

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...