Irkçılık İnsanlığa Zulümdür
Gül Altuntaş

Irkçılık İnsanlığa Zulümdür

Daha doğuştan, çalışıp çabalamakla elde edemeyeceğimiz bir çok nimete sahibiz. Mesela, ırkımız, tenimiz, yaşadığımız coğrafya ve o coğrafyanın artıları, yaşadığımız dönem, anne-babamız, herhangi bir eksiklik ve hastalıkla doğmamış olmamız...............

Ve muhtemelen daha farkına varamadığımız binlerce özellik. Bu da gösteriyor ki; mülk O'nun... İstediğini kara, istediğini beyaz, istediğini tastamam , istediğini istediği şekilde yaratıyor ve yaratacak . Programı yazılımı yapan O, bu konuda kesin olarak çaresiziz..! Hatta donanım da O'nun elinde. O'nun mülkünün dışında tek zerre üretebilme yetki ve gücümüz yok.! O’nun mülkündekileri kullanmadan nefes bile alamazsın. Çünkü o nefesin içindeki her tür kimyasal karışım, o kimyasal karışımı sana faydalı şekilde kullanan sistemin de, O'nun eseri.. Sahibi O ,o sistemi beslemek için yediğin gıdalar da O'nun eseri, O, izin vermeyecek olsa, yediğin çileğin, üzümün, elmanın ekmeğin, fiske suyunu boğazından bir milim aşağı indiremezsin.! O'nun verdiği izin ve mühlet kadar eğlenip oyalanabiliyorsun bu dünyada.. O mühleti bitirdiği an, gözlerin havaya dikilecek, dostlarına , sevdiğin ailene, yavrularına ne bakabileceksin ne de sana bakmalarını görebileceksin.! Tıpkı bozulup tezgahta mühendisini bekleyen ve sadece teneke yığınından ibaret olan robot gibi kalakalacaksın!.......

O gezindiğin güzel bahçen, balkonundan manzara seyrettiğin evin, üstünde otururken çok rahat bulduğun koltukların, dokunmanla sıcak su veren musluk, bir düğmeyle odanı ısıtan kombin, üç öğün leziz leziz yediğin kebapların, içtiğin türlü lezzetteki şıralar.... Hepsi hepsi bitecek.! Hani tüm bunları da böbürlenerek senin, senin aklının ve çalışıp çabalamanın ürünü sanıyordun ya, işte o zaman ortaya çıkacak, senin katından bir nimet miydi, yoksa RABBİNİN sana bahşettiği kısa bir hülyadan mı ibaretti tüm bunlar? Hadi şimdi de o bağlarınız bahçeleriniz nerede dendiğinde vereceğin cevabı düşün? Sahi, üzerinde elbisen bile bulunmayan o hesap günü geldiğinde, hangi sahip olduğun şey seni ayrıcalıklı kılacak? O zaman bu siyahi dediğinle senin aranda hiç bir fark olmadığını anlayacaksın.......

Çünkü dünya denen bu oteldeki rezervasyonunu, sen yaptırmadın.( bak burada da müdahalen yok!) Senin müdahalen olmadan bir güç, kiminizi beş yıldızlı, kiminizi ucuz pansiyona, kiminizi orta halli bir otele yerleştirdi işte..... Bu geçici otel için, ne böbürlenmeye, ne yerinmeye yer yok.!... Vakit gelince öleceğiz, diriltileceğiz, toplanacağız, yaptıklarımız sunulacak, bilgilendirileceğiz, inkar da edemeyeceğiz, yargılanacağız, değerlendirilecek..!  

Cennet ya da cehennem = mutlak adalet. İşte bu yüzden Rabbimizin katında ırkın bir önemi yoktur, ırkçılık haramdır. Irkçı isek; bizden olmayana her şey reva dürtüsüyle hareket ediyor olmamız ihtimal dahilinde. Onun için ırkçılık kötüdür. Bu dürtüden kurtulup,herkesi sevemezseniz , zalimliğinizi de. Rabbim bireysel ibadetlerde sen ve kendi arasında sınır çizmiş. Hiç kimseyi kendine ibadet yapmıyor diye hemen cezalandırmıyor, Sünnetullah dediğimiz tüm kanunlar herkese eşit işliyor. Yani hani modern tabirle, determinizm eşit şartlar altında, aynı sebepler aynı sonucu doğurur, kuralı, ve tüm fizik kuralları herkese geçerli, ayrımcılık ve torpil yok.! çalışırsan, yeryüzüne serpilmiş rızka erişirsin! Ama toplumsal konularda , tavsiye , yasak ve cezalar belirlemiş.Yani İslam toplum düzenini hedeflemiş. Zinaya ceza, haksiz yere öldürmeye ceza, mala gaspa, hırsızlığa , dedikoduya , iftiraya, haksızlığa, ölçü tartı hilesine, birbirimizin hukukunu çiğneme konularına( mihr, nikah,miras) adalete hukuka, sıkı sıkı tembihlerde bulunup,toplumsal adaleti sağlayıcı ,ve caydırıcı kurallar ve cezalarla hedef belirlemiş.! İlk başta bize adaletsiz gibi görünen konular aslında, caydırıcılık babında, tam bir toplumsal adalet hedeflenmiş.....

İşte bu yüzden de, toplumsal adaleti en çok zedeleyici kavramlardan biri olan IRKÇILIK kötü sayılmış. İnsanı insandan üstün kılan ne ana-babalarınız ne deriniz, üstünlük takvanızdır demiş.. Mesela şeytan ve Ademe secde örneği ile, başta ırkçılığı, sonra kibri lanetlediğini bildirmiş. Çünkü ırkçılık toplum huzurunu bozan en büyük etmen. Sınıflara ayrılan insanoğlu, ırkçılıkla köleliği başlatmış, kardeşlik duygusu bitmiş. Irkçılık bitince, kölelikte bitecek. Irkçılık bitince, adaletsizlik de bitecek. Irkçılık bitince mülkiyet kavramı düzene girecek( mal edinme herkesçe eşittir, yeryüzü de öyle denmiş) Irkçılık bittiğinde toplumsal huzur ve refahın adil bir düzenin var olduğu salık verilmiş. Irkçılık bitince kim bilir savaşalar, da son bulacaktır. Belki sadece ölümlü birer fani olduğumuzu, üç günlük dünya uğruna öldürmememizi de farkedeceğizdir.! Savaş esiri olmayacak,insan insanı katletmeyecektir...... Irkçılıkla varlık nedenine anlam veremeyen insan, hikmeti kayıp etmiş olur. Öbür alemden kopmuş, ALLAH inancı, ahiret bilinci kalmamış olur zaman içinde... Toplumda özgürlük , refah ve adalet istemek havada kalır.!

''Fitne Kur'ânî bir kavram altının cevherini cürufundan ayırma işlemine "el-fetnu" deniliyor Arapça'da. Zaten imtihana da bunun için "fitne" denilmiş. İşte ırkçılık fitneye sebep oluyor.! Kişilerin birbirine olan güven duygusunu zedeliyor. Seni aşağı görene güvenir misin?.Ya da senden aşağı bulduğununa, seni kıskandığı duygusuyla sana zarar vereceğini düşünerek, kendini ne kadar güvende sayarsın?

''Kul zulmeder, Allah adalet eder. Kulun zulmü "parçada" gerçekleşir, Allah'ın adaleti "bütünde" tecelli eder. Bütündeki adalet, parçadaki zulmün vebalini zalimin boynundan kaldırmaz. Çünkü başta zalimler, hiçbir insan bütünü görmez. Görmediği için de, onu zulmüne mazeret gösteremez. Bütünü gören, sadece el-Basîr olan Allah'tır.

'' Nasuh tövbesiyle IRKÇILIĞA son vermemiz gerek.! Zaten hakkıyla düşünürsek, neyin üstünlüğündeyiz ki? Hepimiz Adem'den Adem topraktan diyorsak!. Eğer bir kısmımız bir kısmımızdan üstün özellikli yaratılacak olsaydık , her halde Yüce ALLAH buna muktedirdi.! Seni ADEMDEN seni ...dan yarattım sen üstünsün derdi!.

''O gün , ne servet ne de evlat fayda vermez.Sadece ALLAHIN karşısına arınmış bir kalple gelen kurtulur.''(Şuara 88-89)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...