Şair ve Şiir Ortamında; Tebriz
Betül Perço

Şair ve Şiir Ortamında; Tebriz

Şair ve Şiir’leri,  bir ülkenin kültürel aynasıdır. Bir toplumun ince dilidir şairler. Yazdıkları şiirler bazen kitlelerin her türlü reflekslerini harekete geçirirken, bazen sevgililerin ruh halini ortaya koyar. Bazen insanların manevi duygularının ifadesi olurken bazen de sessizlerin çığlığı olmuştur.

Bazen duygulara bazen hayallere bazen yüreklere hitab eder. Bazen ipek gibi, bazen çekiç gibi kullanır kelimeleri. Yeri geldiğinde müjdeler yürekleri, bazen korkutur gözleri.

Şairlerin dili o kadar keskin ki parçalar bütün zorlukları. Sevgilerin anlatılmadığı zaman sevgililerin dili olur kelimeler şairin kaleminde. Duyguların anlatılmadığı zamanlar da, güzel açılmış sevgi tomurcuğuna dönüştürür şairler kelimeleri.

Şair ve şiir denildiğinde, sevgi ve duygu ortamı akla gelir nedense bende. İşte böyle ortamlardan birine tanık oldum İran’ın güzel şehirlerinden biri olan Tebriz’de.

Mevlana’nın sevgilisi Şems-i Tebrizi’nin kenti, Haydar Baba’nın şairi Şehriyar’ın memleketi Tebriz de. Şair ve Şiirli bir ortamda olmak insanı  farklı bir dünyaya alıp götürüyor doğrusu.

İran’da islam inkılabının yıldönümü münasebetiyle  her yıl farklı şehirlerde düzenlenmekte olan geleneksel “Fecr Şiir Festivali”nin bu yıl  Tebriz’de düzenleniyor olması Tebriz’i de tanımak için fırsat oldu. Ama asıl Azerbaycan, Türkiye ve İran gibi ülkelerden gelen şairlerle bir arada olmak onların yazdıkları duygu dolu şiirleri dinlemek  çok daha ilgi çekiciydi benim için.

12 yaşındaki şair Emir Hüseyin ve şair annesinin sahneye çıkarak birlikte kendi yazdıkları şiirleri okuması o güzel duyguları  heyecanla dinlemek beni farklı dünyalara götürürken, Türkiye’den gelen şairelerimizden Rukiye Aydın hanımefendin Allah Resülüne hitaben yazdığı  duygu dolu sesiyle okuması da bir hemşehrisi olarak beni daha bir  duygulandırdı.

Musa Dedei beyin Hz. Ali üzerine yazdığı şiirlerdeki vurgular, Azerbaycan’dan gelen şair‌ Kurban Cebrail’in  Hocalı katliamına dair yazdığı şiire seyircilerin de katılım göstermesi ne kadar güzeldi.

Şair ve Şiir’ler üzerine ortam demiştik yaa, işte bu ortamlardaki edebiyata bir de musiki eşlik edince  boşluk doldu diyebileceğiniz bir tablo oluşturdu.

İran’da geleneksel olarak yapılan bu şiir festivalinde, gençler, yetişkinler, mersiye şiirleri, bölgeler gibi farklı katagorilerin olması da ayrı bir zenginlikti. Şairlere ödüller, plaketler verilerek onurlandırılması da şairlerin heyecanlarının paylaşılması olarak görmek gerekir.

Ve tabi ki, şiirler, şairlerin duygularını inançlarını ifade tarzı. Bu duyguları, kelimelerden dökülerek dinlemek de ayrı bir güzellikti.

Tebriz’i şiir ve şairleriyle tanımak, Tebriz’in 2018 yılında İslam dünyasının turizm kültür başkenti olmasının da payı olduğunu söylemek gerekir.  Bu vesileyle gittiğimiz Tebriz’in zengin kültürüne  bir adım daha yaklaştık.

Şiiriyle, Şairiyle, Musikisyle Tebriz’in kültürünü tanımaya  çalıştık. Gördüklerimiz ve bildiklerimizi de başka yazılarda paylaşmaya çalışacağız.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...