Köylüyüm Ben Modern Hayatı Hiç Sevemedim…
Gül Altuntaş

Köylüyüm Ben Modern Hayatı Hiç Sevemedim…

Yok; bu gün masada yemeyeceğim, yer sofrası serdim, maşrapada ayran, bakır tepside bulgur pilavı yanında çorba, salata, olsa da olur olmasa da.

Alırım bir baş soğan, vururum yumruğumla, cam bardak, porselen tabak gereksizmiş meğer, yufka ekmek de ısladım, mis gibi is ve sac kokulu.

Dışarıda biraz yağmur, biraz güneş. İçerde bolca eski olsun istedim Riyasız, bol eskili kapıda kara lastiklerim de olsun. Biraz da tezek koksun, sonra derenin şırıltısı, kuşların cıvıltısı..

Mahmut emmi geçsin deli beygiri ile Evin önündeki ince cızcıdan.. Ardında, koca kafalı kangalı sonra çobanlar götürsün sürülerini...

En önde toklu olsun, boğazında çıngırak ile. Deli keçiler çitlere tırmansın,Fatma teyze seğirtsin çobana.

Oğlaklar da zıplasın, analarının arkasında. Biraz ot biçeyim, biraz yorgunluk. Biraz da dağları seyredeyim çapanın sapına yaslanarak. Sonra bir uçak geçsin tepeden,içindekileri hayal etmem artık! Kutu kutu apartmanları da düşlemem.! Musluktan akan, ama içemedikleri su da yok özlemimde.

Tarladaki eşmeden içeyim gene suyu,berrak ve duru. Varsın bulaşıkları da yıkayayım, olmasın makine. Kara kazan, isli çaydanlık, kulplu tava. Allı güllü olsun şalvarım, yazmam kırmızı.

Komşu oğlan yazsın muhtarın kızına sevdasını mektupla... Gizli gizli okusun kızcağız... Hasretle özlemle... Biraz ağız dalaşı etsin komşular, su kavgasıyla, ama hemen unutsunlar...

Kin değil, dostluk bölüşsünler. Düşmanlık değil, yardımlaşma, sevgi barış galip gelsin.! Jandarma, sadece yavuklusuna kaçan kızı bulmak için gelsin. Sonra oracıkta barıştırsın, dünürlere barış tatlısı ısmarlasın.

Askerden gelen İsmail için kesilsin kurban. Vakitsiz ötsün deli horoz, karatavuk toplasın sarı civcivlerini, gurk gurk deyip, yeri eşeleyerek......

Islak topraktan çıkan solucan gafil avlansın... Biraz mızmızlanayım, aşağı gecedeki tarlaya gitmemek için.

Anam sarsın azık bohçasındaki, tereyağlı keşkeki. Elime tutuştursun, bir çitil yayık ayranı. Giderken de domates isteyeyim Hatçe bacıdan, daha bizimkiler, olgunlaşmadı diyerek.......

Yoğursun anam ben gelmeden hamuru, kursun tahtayı, sacı. Huysuzluk edene kaptırsın oklavayı.... Bazlama tutuştursunlar, kirli suratlı çocukların ellerine. Semaver konsun sacın külüne.

Halı yastıklarla hazırlayayım tarladan dönenlere minderleri........ Ter kokan şapkasını assın ,vereyim nasırlı ellerine çay. Askerlik anısı konuşsunlar.

Elektrikler gitsin, sonra geri gelsin is kokulu lambayı söndüreyim püf diyerek.........,

Biraz kanaviçe işlerim belki de, komşu Şaziye den alarak örnek. Sonra uykum gelsin hemen, dertsiz, tasasız... Bol olsun rüyalarım, hepsi de mutluluğa dair yorumlansın. Gece üstün açık kalmış ondan desin ebem.

Ne bileyim hep hayallerdeki gibi mutluluk olsun işte DÜNYA!

Ben hiç sevmedim sevemedim modern hayatı............!

Sanki mutluluğun katili cellâdı.!

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Ramazan Deveci  Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....
Ramazan Deveci Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....