Bu Zalimlik Niye Ey İnsan?
Gül Altuntaş

Bu Zalimlik Niye Ey İnsan?

İnsan hep bu kadar zalimdi de benim mi haberim yoktu? Ben mi yeni büyüdüm yoksa? Yeryüzündeki bu kadar zulüm nereye sığar ey Allah’ım? Yürek dayanmaz diyoruz, ertesi gün unutuyoruz. Ne dayanamayıp patlayan yürek, ne de söyleyecek dil varmış meğer insanda!

Dağlar taşlar çatlıyor insanoğlunun yaptığına da, bir nebze ar etmiyor sanki insanlık! İnsanın birbirine yaptığı zulmü vahşi hayvanlar yapmıyor.

Küçücük bedenler can veriyor işkencede, vahşet yetersiz kalıyor tarifte.. Kimi yerde savaş, kimi yerde başka bir yamyamlık, kimi yerde tecavüz, kimi yerde siyaset, kimi yerde şu, kimi yerde bu zulüm belası...

Rabbim yeryüzündeki mazlumlarını topluyor da yanına, biz zalimler mi kaldık yoksa dünyada? Kan ve gözyaşı sel olup aksa da oluk oluk, izliyoruz duyarsızca.. İnsanoğlu olduğumuz için mi bu duyarsızlık! İnsanlık baba da kaldı da oğluna-kızına intikal etmedi mi acep? Allah’ım, kötülük kanser misali tüm uzvu sarmış. İyilik iddiasında olanların da gücü yetmiyor kötülüğü bertaraf etmeye, çaresiziz Rabbim!

Bir şeyler ters gidiyor Allah’ım...! Aştı kulların çizgiyi, ar damarları yırtıldı, vicdanlar köreldi, merhamet terk etti sanki yeryüzünü. Ne iftiradan sakınır olduk ne bühtandan... Ne aç yatan komşu umurumuzda, ne yetim....! Ne işçinin alın terini, ne terazinin kefesini görür olduk! Binalarımızın yüksekliği, bineklerimizin modeli, cüzdanların kabarıklığı oldu geçer akçe.!

Doğru-yanlış demeden söze değil söyleyene bakar olduk, tarafgirliğimiz kapattı gözlerimizi.. İnsanın insana değil, Müslüman’ın Müslüman’a tahammülü kalmadı. Haya duygumuz yırtıldı, yavrucaklara el uzatır oldu sapkınlar, ''Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim. Sizin en hayırlınız ahlakı en güzel olanınızdır” diyen Nebiye yüzümüz kalmadı. Kendisine itiraz edenler olunca ellerini açarak: “Ey Rabb’im! Sana sonsuz hamd ediyorum ki, beni, yapacağım hatalardan do­layı ikaz edecek bir ümmete halife etmişsin” diyen Halife Ömer sadece tarih kitaplarımızda kaldı. Hatayı söylemek şöyle dursun, söyleme imasında bulunanlar suçlu sayıldı. Lüks ve İsraf günlük işimiz, halimiz oldu. Helal kazanç, alın teri nerdeyse ahmakların işi sayılacak...

Topraksa tüm bu vahşete sebep, zaten olacak ya her birimize iki metre kare , ezelden tapulu.! Neden vahşilikte bu kadar hoyrat oldu bu insanoğlu.? Ya zulmeden, ya zulme uğrayan ya da sessiz kalansa tarafımız, bilesiniz hiç kimse karda değil.! Mazlum burada ölüyorsa vebal, zalime kar mı kalacak? Ey insan:''fe eyne tezhebun?'' Zaten gidiş kıyameteyse ne aceleniz.

''Ey ahir zaman ne zorsun, dost belli değil , düşman belli değil'' demiş ya...... Dile gelse de ahir zaman, ''dostu da düşmanı da sen kazandın'' diye. ''Senin zulmün ete kemiğe büründü, işte böyle göründü'' diye. Hiç bir tadı yok dünyanın, kendi ellerimizle, elbirliği ile getirdik bu hale... Zulmeden üç beş kişi iken, sessiz kalanlar yığınlar olarak....

Bizler cesaret verdik sessizliğimizle zalime, zalimlere. Çünkü güce tapar olmuştuk işte. Rabbin vahyi değil, gücün gülümsemesi oldu hedef. Şimdi de çıkamıyoruz maalesef işin içinden. Ahtapot gibi sardı zulmet dünyayı.!

RABBİM HAYREYLEYE İNŞALLAH.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...