bodrum escort
SURİYE İÇİN YAPMADIKLARIMIZ
Orhan Göktaş

SURİYE İÇİN YAPMADIKLARIMIZ

Paylaşmak güzeldir.

Bölüşmek erdemdir.

Allah’ın (c.c.) iman ve namazdan sonraki emridir paylaşmak.

Zira bu emri bazılarımız gayet güzel anlamışız ki dünyanın neresinde yardıma muhtaç birisi varsa kurduğumuz yardım kuruluşları orada. Sadece bir yardım kuruluşu da değil onlarcası ile yardım taşıyoruz. Çünkü biliyoruz ki paylaşmak ne kadar güzelse hayırda yarışmak da o kadar güzeldir.

 

Paylaşmak, bölüşmek ne kadar güzel ise,

 Paylanıp, bölünmek de o kadar çirkindir.

Allah (c.c.) bölünüp parçalara ayrılmayı yasaklamıştır. Bölünüp parçalanırsanız gücünüz kaybolur demiştir.

Zira bu yasaklamayı bilmezden geliyoruz sanki. Hayırda yarışmak gerekçesiyle onlarca belki yüzlerce yardım kuruluşu kurmuşken, hayırdan kaçarcasına da yine onlarca belki yüzlerce parçaya bölünmüş birbirimizle uğraşıyoruz.

Oysa hep beraber uğraşmamız gereken o kadar mesele var ki.

 

 Suriye’de yangın var. O yangında zarar gören komşularımızın yardımına koşuyoruz. Misafirperverlik yapıyoruz, aşımızı, ekmeğimizi, battaniyemizi paylaşıyoruz.  Bunları  tamamen gönüllü olarak Allah’ın (c.c.) emri gereği yapıyoruz.

 

Yaptıklarımız güzel de ya yapmadıklarımız?

Suriye yanıyor, kardeşlerimiz ölüyor, evleri, camileri, okulları, tarlaları, fabrikaları, alt yapıları, üst yapıları yok ediliyor. Bir birlerine düşman ediliyorlar, toplumsal yapıları bozuluyor, etnik ve mezhebi fitne tohumları ekiliyor.

Birileri can derdindeyken birileri de et derdinde.

 

Biz ne yapıyoruz?

Bu yangın kendiliğinden mi çıktı, birilerimi çıkardı? Niye çıkardı? Söndürmek için çalışan var mı,  yoksa söndürmek için çalıştığını zannettiklerimiz mi çıkardı? Yangını yayıp büyütmeye çalışanlar kim? Biz bu yangını nasıl söndürürüz? En az zararla nasıl atlatılır bu yangın?

Bu ve benzeri soruların peşine düşmemiz gerekirken kundakçıların peşine takılıp gitmiyor muyuz?

Allahın ipine sımsıkı sarılıp tefrikaya düşmekten kaçınmak yerine, mezhebi ve siyasi rantçıların oyununa gelerek bir birimizi yıpratmıyor muyuz?

Elimize yangın söndürme aletleri almamız gerekirken, birileri tarafından körük mü tutuşturuluyor?

La’yı anlamadan illa denilemeyeceğini bildiğimiz halde la dememiz gerekenlerle beraber olup birbirimize zarar vermiyor muyuz?

Yüz akımız ümit kaynağımız olan, belki de İslam tarihinde bir numune olan, bizler için prototip sayılabilecek, farklı dinleri, mezhepleri ve farklı siyası anlayışları iç savaştayken barıştırıp ortak düşmana karşı birleştiren bir yapıyı Lübnan’daki Hizbullah hareketini bile hain ilan edenlerimiz var. Bu yangın da sebep sonuç ilişkisini çözmeden böyle aceleci davranmak, düşmanın yönlendirmeleriyle hareket etmek faydadan çok zarar vermeyecek mi?

 

Yangını çıkaran kimse, itfaiyeciliğe soyunanlarda onlar gibi görünüyor. Yangından sonra mal kaçıracaklar ile aynı safta olmamak için daha uyanık olmamız gerekiyor.

Malcolm X in dediği gibi Müslüman iyi nişancı olmalı kuklayı değil kuklacıyı hedef almalı.

 Vesselam

                                                                                                           

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye’de  Atasoy Müftüoğlu’nun “Umut Ve Sorumluluk” kitabı okundu, okunuyor…
Türkiye’de Atasoy Müftüoğlu’nun “Umut Ve Sorumluluk” kitabı okundu, okunuyor…
Atasoy Müftüoğlu yazdı: Anlam Ufuklarını Kaybetmek
Atasoy Müftüoğlu yazdı: Anlam Ufuklarını Kaybetmek