Reklam Müslüman’ı Olduk...
Gül Altuntaş

Reklam Müslüman’ı Olduk...

Müslümanlar olarak İslam’ın ahlakına sahip olmadığımız için övünmeyi çok seviyoruz. Halbuki üstün özellik ve meziyet vasıflarımızın olduğu tamamen safsata. İçinde bulunduğumuz durum övünecek bir meziyetimizin olmadığının en açık göstergesi. Dil bilmiyoruz, bir başka ülkeye gitsek tamamen embesile bağlayarak, işaret diliyle belki anlaşabiliyoruz.

Çalışmayı sevmiyoruz ormana bırakılsak, kendi başımızın çaresine bakmaktan aciziz.. Ne su bulma, ne yiyecek avlama, ne güvenlik tedbirleri, ne de hayat kurtarıcı ilk yardım kurallarını biliyoruz. Karşımıza değil basit bir ayı, inanın çakal çıksa, korkudan, yüreğimiz düşmüş olarak yığılır kalırız... Üstelik müthiş bir şekilde hasetiz, öyle hasetiz ki kıskançlıkla birbirimizi yiyoruz.!

Hani ‘inanmışsan üstünsün’ cümlesi var ya, ona da güvenmeyin. Çünkü imanın gereği gibi yaşamıyoruz.  Çoğumuz maalesef münafıkların vasıflarına sahibiz.

Sabahtan beri, TLC kanalı izliyorum. Adamlar el birliği ile, kendileri gibi ahşap ustası olan arkadaşlarına, hep birlikte orman içinde, güzel, sağlam ve modern bir ahşap ev yapıp hediye ettiler.

1- Basit bir orman kulübesi yapımını bile o kadar güzel kurgulamış ve anlatmışlar ki, ‘ne nara, ne uçuşan kelle, ne de düşman unsuru katarak sahte kahraman üretme’ olmadığı halde, hiç sıkılmadan programın sonuna kadar izledim, izlettiriyorlar...

2-Adamlardaki, yardımlaşma, vefa, kadirşinaslık, sevgi, saygı doğallık davranışlarını görünce, ‘Müslüman biz miyiz onlar mı’ diye yarım saat muhasebe ettim....

3- Kullandıkları, bizim tabirimizle hızarcı ve talaş makineleri, ama uzay aletlerinden farksız ve harikalar yaratan teknolojilerini görünce, çok af edersiniz bize her şey müstahakız dedim... Adam çam çırası, ağaç kabuğu, talaşı, yaprağı, hatta nerdeyse tuvalet atığını bile geri dönüştürüp, insanoğlunun hizmetine sunacak şekilde harikalar üretmiş, bu harikalar için makineler geliştirmiş...

Doğanın bütünlüğünü bozmadan her tür teknolojiyi ve konforu insanının hizmetine sunuyor... Hani biz otomobil üreteceğiz ya... O hızar makinelerini üretebilirsek kendimizi uzaya çıkmış sayalım.

4-Asıl konum da bu son şık... Birbirlerine karşı o kadar sevgi dolu, özverili çalıştılar ki, santim haksızlık olmadan, kaytarmadan, haset etmeden... Eğer o ahşap ev bu ülkede, gene aynı 6 iş arkadaşı çalışarak üretip içlerinden birine hediye edecek olsalardı (bu cümleye ben de çok gülüyorum... Çünkü mümkün değil evet.) Muhtemelen diğerleri hasetten kudurur ve gece gider, gözünü bile kırpmadan o evi de hatta o ormanı da ateşe verirdi...

Neyse biz Müslüman’ız ve de üstünüz ya!! He gülüm he!! Kız çocukları çocuk yaşta evlendiren anlayış, Peygamberi utanmadan bir gecede bilmem kaç eşiyle yatırır, deve sidiğinde şifa arar ama bu şifalı sidik erkek devenin olmalı değil mi.  Uçan gavsının adı söylenince tüm yediğim haltlardan temizlenip cennete gireceğini sanan din anlayışı, yediği onca kul hakkını kaygı etmez ama, Mars'taki su ile alacağım abdestin sahihliğine dair bilgi edinmeye çalışır. (ki bakalım marsı keşfedenler seni mars a alacak mı ki, oradaki abdesti düşünüyon demez bir kul da çıkıp ta.????!)....................

Diyenler her ne ise artık ben onların olduğu dinden soğudum..... Ben Müslüman olmak istiyorum.! Önce Kur'an'ımız sonra vijdanımız yol gösterecektir inşallah.... Rabbim sen de güç kuvvet ver. kurtulalım artık bu aymazlıktan.!... Çağının en moderni olması gereken Müslümanlar, en gerici, en çarpık düşünce sahibi hale dönüştüler...

Oysa ki senin Peygamberin bir devrimciydi, zulme karşı, insanlık onurunu yok edenlere karşı,hurafelere karşı,akılsızlığa karşı... Müslümanlar; ''Müslüman'' diye bir etikete sığınarak reklamla göz boyuyor! Maalesef bir Müslüman olarak, kendim de dahil, Gerçek İslam’ı bilmeden yaşayarak... Çünkü işimize öyle geliyor! Kendimizi aldatmaktan memnunuz...

''Dağlara yem serpin de Müslüman ülkesinde hayvanlar aç kaldı demesinler'' diyen halife ile övünmekten ibaret kaldı yardımseverliğimiz, vicdanımız Müslümanlığımız.!

Sosyal medyadan birbirimizin Cumasını kutlayarak önemli bir vazifeyi yerine getirdik sanıyoruz.!

Harika Müslümanlar olarak huzurla uyuyabiliyoruz.! Sokakta donarak ölen insanlar da bu ülkede ama kulaklarımızı kapatarak uyuyoruz işte.. Gerçeklerden kopmuş halde, yarattığımız sahte dünyalarla avunuyoruz.. İzlediğimiz tv dizisi ile kahraman sayıyoruz kendimizi.!

Oysa zaten DÜNYA denen bir sahte bize yetmeliydi. Dua ediyoruz ,ama kabul olmadığından yakınıyoruz... Fili dua diye olması gereken hiç bir sebebi oluşturmadan, sonuç bekliyoruz. Kapı komşumuz aç ya da muhtaç iken, güya kilometrelerce uzaktaki zulme karşı gelmiş gibi paylaşımlarla rahatlatıyoruz ruhumuzu. Çünkü nefsimize hoş geliyor reklam.! Fakat aslında ve gerçeğimizde çok ama çok duyarsız hale geldik, getirildik.

Arkadaşımın sözüyle bitiriyorum: 
Bugün insanlar ikiye ayrıldı.
Mazlumlar ve zalimler.
Zalimler de ikiye ayrıldı:
Zulmü yapanlar ve sessiz kalanlar.
Sessiz kalanlar da ikiye ayrıldı:
Korkanlar ve menfaatçiler.
Kısaca artık karakter kalmadı....

Allaha Emanet Ve Teslim Olun İnşallah Müslümanlar...

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Nesibe Aşkar Yazdı: Bir Kuş Tüyü Eksik
Nesibe Aşkar Yazdı: Bir Kuş Tüyü Eksik
Yıldıray Oğur Filistin Cesur Kızı Ahed Tamimi'yi yazdı: Sarı Saçlarından Sen Suçlusun!
Yıldıray Oğur Filistin Cesur Kızı Ahed Tamimi'yi yazdı: Sarı Saçlarından Sen Suçlusun!